Fidel Castro

Castro: “At bakalım şuraya bir yumruk !..” diyerek yanağını gösterir.

Muhammed Ali : “Seni Amerika yıkamadı, ben nasıl yıkayım…”

*

Devrim yaptı…

Tam 49 yıl yönetti…

Devlet başkanlığı görevini bıraktığını açıklarken arkasında 51milyar dolarlık

milli gelire sahip bir ülke bıraktı.

*

Devrimin öncülerinden ve Castro’nun yoldaşı Che Guevara için bizim bademgillerden

Meclis Başkanı İsmail efendi “Katil” ve “Eşkıya” diye bahsetmişti.

Oysa ki;

 “Katil” ve “Eşkıya” denilen Che Guevara  “Atatürk’ün” kitaplarını okuyordu.

Ayrıca;

Che Guevara, 1967 yılında Bolivya’da yakalanıp öldürüldüğünde sırt çantasından;

“Atatürk’ün Büyük NUTUK’u” çıkmıştır…

*

NUTUK’ un Küba Devrimi’ndeki yeri aslında çok daha önceki yıllara dayanmaktadır.

Sosyalist Küba Cumhurbaşkanı Fidel Castro, 12 Mayıs 1961 tarihinde Havana’da

Görevli Türk diplomatı Bilal Şimşir’den “Atatürk’ün Büyük Nutuk Kitabını” ister.

*

Fidel Castro’nun 70. Yaş günü anısına düzenlenen, Uluslararası Edebiyat Yarışması‘nda ödül almak üzere Küba’ya giden ve 12 Aralık 1996’de Castro ile ödül töreni sonrası görüşme imkanı bulan Dursun ÖZDEN;

“Türkiye’de solcu, ilerici ve devrimci gençler, Che Guevara ve sizi çok seviyor ve

Sizleri mutlak önder olarak kabul ediyorlar…” der.

Castro;

“Övgün için teşekkür ederim. Atatürk’ün ülkesinden genç bir Türk Şairi Dursun Özden’i konuk etmekten çok mutluyum. Ama söyledikleriniz yanlış… Devrimci Kemal Atatürk varken, Türk gençleri neden kendilerine başka önder arıyorlar… Atatürk, 1919’da Anadolu’dan düşmanları kovmak için Bandırma Gemisi’yle Samsun’a çıktı. Ve anti-emperyalist bir savaş verdi ve zafere erişti. Biz, Atatürk’ün bu devrimci savaşından etkilendik-esinlendik ve tam 40 yıl sonra, 1959’da Granma Gemisi’yle Havana’ya çıktık. Ülkemizden emperyalistleri ve işbirlikçisi Faşist Batista rejimini yıkmak için. Biz de zafere eriştik. Bizim ve tüm mazlum halkların esin kaynağıdır Devrimci Kemal Atatürk… Sağdan sola doğru yazılan Arap harfli ALFABE’ yi bırakıp, soldan sağa doğru yazılan Latin harfli ABECE’ye geçilen Harf Devrimi başta olmak üzere, bir dizi Çağdaş ve Aydınlanmacı Cumhuriyet Devrimlerini bu kadar kısa sürede biz asla başaramazdık. Atatürk sosyalist olsa da aynı şeyleri yapardı. Kendinize başka esin kaynağı aramayın… Büyük bir deha ve komutan olan Kemal Atatürk’ün kıymetini bilin ve kendinize başka önder, yol ve yordam aramayınız…” demiş.

*

Mart 1997’ de Habitat toplantısı için İstanbul’a geldi Fidel Castro…

“Asıl Devrimci Mustafa Kemal ATATÜRK’ür. Ben bir devrim yaptım, ama O’nun yaptıklarını asla başaramazdım. Sakın kendinize başka esin kaynağı aramayın…” der.

Ve, yaptığı bu konuşmasıyla toplantıya damgasını vurur.

*

Küba !..

Dünyanın diğer ucu…

Bize 10300 km. uzakta…

Küba halkı,  ATATÜRK’ü örnek alıp izinden gidiyor.

Ya sen ?..

ATATÜRK’ün kurduğu ülkede yaşayıp, ATATÜRK’ü tanımıyorsun…

Cumhuriyettin sana altın tepside sunduğu hakları kullanıp, Cumhuriyeti yok sayıyorsun…

İnsan olup ATATÜRK’ün izinden aydınlık yolda ilerlemek yerine,

Koyun olup Bademin izinden karanlığa gidiyorsun ya !..

Uçurum yakındır bilesin.

*

“Bir katilin, bir hırsızın başbakan olduğu bir cumhuriyette, dürüst kişilerin yerinin ya mezar, ya cezaevi olduğunu anlayabilmek zor bir şey olmasa gerek.”

Fidel CASTRO

 

Esenle kalın…

T.C.Erkan YELER / 30 Kasım 2016

Saat Kaç?..

Son söz:  “Saat kaç ?..”

Kasım ayından itibaren hastalık normal seyrinden çıkarak yeniden şiddetlenmişti…

Bu sefer memleketi derin bir acı kapladı…

8 Kasım günü ATATÜRK’ ün sağlık durumu bütün kurtuluş umutlarını söndürecek bir şekil almış, artık ATATÜRK komaya girmişti…

Gece yarısı gözlerini açarak yavaşça:

“Saat kaç?..” diye sordu…

Bu onun son sözü olmuştu…

(Zora Gazetesinin (Bulgaristan) manşetindeki gibi) “açık kıvılcımlı gözlerini hayata kapadı” ve bir daha da konuşmadı.

10 Kasım 1938 Perşembe günü saat 9’u 5 geçe Ulu Önder ATATÜRK hayata veda etti.

 

Hükümet bu acı haberi bir bildiri ile millete duyurdu…

 

“Reisicumhur Atatürk’ün umumi hallerindeki vehamet dün gece saat 24’de neşredilen

tebliğden sonra her an artarak bugün 10 Kasım 1938 Perşembe saat 9’u 5 geçe büyük

şefimiz derin koma içinde terki hayat etmiştir.” 

*

Gazeteler :

 

Cumhuriyet: “ATATÜRK’ümüzü kaybettik”,

Son Posta : “Türk milleti Ulu Şefini, İnsanlık büyük evladını kaybetti.”

Akşam : “Halkın sonsuz matemi”

Ulus:Kurtarıcını ve en büyük evladını kaybettin Türk milleti sen sağ ol !!!”

İNGİLTERE :

Daily Mail: “Atatürk Türk kadınlarını özgür kıldı”

Daily Sketch: “Muhteşem ulus yapan adam”

London Times: “O’nun idaresi altında Türkiye, Avrupa’nın kıymetli bir üyesi oldu.”

Daily Telegraph: “Atatürk’ün inkılapları neslimizin fevkalade olayıdır.”

Daily Express: “Atatürk, Türkiye’yi hesaba katılması icap eden, kuvvetli bir memleket haline

getirdi.”

 

ABD :

Chicago Tribune: “Dünya sahnesinden tarihin en dikkat çekici adamlarından biri geçti.”

The New York Times: Devleşen bir devlet yarattı”

The Washington Post : “Türkiye’yi çağdaşlaştırdı”

 

YUNANİSTAN :

Elefteron Vima: “Modern Türkiye’nin kurucusu. O’nun adı dünya tarihinin kahramaları arasında, silinmez bir şekilde kalacaktır. Zira şahsiyeti kendi memleketinin hudutlarını aşmıştır.”

Messager Di Athens: “Çok, pek çok devrimler görüldü. Fakat hiçbiri Atatürk’ün cesaret ettiği ve muvaffak olduğu şeyi yapamadı.”

Akropolis: “Kılıcının şecaati, Atatürk’ün tek fazileti, tek şan ve şerefi değildir. O’nun barış zamanında yaptıkları, iradesinin kuvvetini ve fikirlerinin parlaklığını daha ziyade ispat etmiştir.”

 

ROMANYA:

Universal: “Atatürk, zamanımızın en büyük devlet adamlarından biridir.”

Romanya Gazetesi: “Büyük saygı hisleriyle Atatürk’ün hatırasını anıyoruz.”

 

RUSYA:

İzvestia: “İsmi yeni Türkiye’nin bütün milli kurtuluş hareketine bağlı olan Kemal Atatürk’ün ölümü, Türk Milleti için büyük bir kayıptır. Türkiye’nin bütün samimi dostları ile yüksek adamın ve devrimizin dikkat çekici şahsiyetinin ölümünden, derin bir surette elem duymaktayız.”

 

FRANSA:

Figaro: “Excelsoir: “Atatürk çok büyük bir şahsiyet, çok büyük bir komutan, politik bir dehadır.”

Atatürk, zaferlerinden tevazuyla bahsediyor, her şeyi çok derin görüyordu.” Ordre: “Kemal Atatürk, Türk devrimlerinin dehasıydı.”

 

BULGARİSTAN:

 Zora: Kemal Atatürk, açık kıvılcımlı gözlerini hayata kapadı. Politik sahneden tükenmez bir enerji, kuvvetli bir sima çekiliyor.”

 

MACARİSTAN:

Pesti Naplo: “Bütün kainat büyük bir yasa katılıyor.”

 

ALMANYA:

Fulkise Becbahter: “Atatürk, azimli bir hareketle milletini tahammül edilmez bir akıbetten kurtaran ve bütün dünyanın hayran kaldığı bir kalkınma yapan ilk devlet başkanı olmuştur.”

 

İTALYA:

Gazeta Del Pololo: “Atatürk’ün ölümü ile dünya büyük bir liderini kaybetmiştir. “

 

YUGOSLAVYA:

Vrene: “Atatürk, bir defa cisminin toprağa düşeceğini, fakat cumhuriyetin ebedi olduğunu söylemiştir. Yugoslavya hükümeti, bu sözlerindeki hakikate inanmaktadır. “

 

*

“Benim üzüntüm, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkan kalmamış olmasıdır.”

 

Franklin ROOSEVELT /10 Kasım 1938

*

“Mustafa Kemal; bir millet, bütün vasıtalarından mahrum edilse dahi, kendini kurtaracak vasıtaları yaratabileceğini ispat eden adamdır.”

“Türkiye Büyük Meclisi’ne ve Türk halkına, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkanı Atatürk’ün ölümü üzerine en derin üzüntülerimi bildiriyorum. Büyük bir asker, dahi devlet adamı ve tarihi bir şahsiyet kayboldu. Yeni Türkiye Cumhuriyeti ile nesilden nesile devam edecek büyük bir anıt oluşturdu.”

 

Adolf Hitler

*

 “Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve O’nun tüm askerleri burada olsalardı, teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum.”

 

Briand, Fransa Başbakanı, 1921

*

“Asker-devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerinden biri idi.”

 

General Mc ARTHUR

*

Dünya liderleri ATATÜRK hakkında övgü ve hayranlıkla bahsediyor…

Bizim Badem 10 kasım mesajı yayınlıyor…

İçinde ATATÜRK geçmiyor.

 

*

Sene 1938, 10 Kasım…

İstanbul Üniversitesi’nde saat 9’u 5 geçenin meşum haberi duyulmuş…

Bir alman profesör var, Hukuk Fakültesinde, o da duymuş, şaşırmış.

Derse girsin mi, girmesin mi bir türlü karar veremiyor.

O sırada aklına rektöre müracaat etmek gelir.

Kalkar, yanına gider. Aralarında şu konuşma geçer:

“Efendim, mütereddidim1. Acaba ne yapsam?..”

“Sizde böyle büyük bir adam ölünce ne yaparlarsa, onu yapın.”

İşte o zaman Alman profesör kollarını iki yana sarkıtarak:

“Bizde bu kadar büyük bir adam ölmedi ki…” der.

*

Minnettarız ATAM…

 

Esenle Kalın…

T.C. Erkan YELER / 10 Kasım …