Ana Sayfa Yazarlar Günlük Olaylar Strateji Değildir. Strateji Uzun Vadelidir

Günlük Olaylar Strateji Değildir. Strateji Uzun Vadelidir

323
0

Sevgili okurlarım,

Bu yazımda dilimizde günlük olaylarla karıştırılan strateji kelimesinin ve kavramının gerçekte ne anlama geldiğini ele almak istiyorum. Gerçi bir akademik makale gibi gözükecek ama bundan ders alınması gerektiğini hissettiğim için olayın köküne inmek istiyorum bir strateji hocası ve 9 yıldır yayımlanan Strategic Management Review isimli akademik, hakem heyetli derginin Genel Yayın Müdürü olarak. Yazım biraz ders notu niteliği taşırsa bağışlayın. Bugün biraz daha fazla akademik olma zorunluluğu hissettim.

Strateji kelimesinin kökeni yunanca “strategos”‘dan gelir. Çok önceleri ordu yöneten bir generalin görevi’ni tanımlamak için kullanıldı. Daha sonraları “generallık sanatı”-yani “general olmanın gerektirdiği ruhsal ve davranımsal nitelikleri” belirleyen bir deyim haline geldi. Milattan önce 450 yıllarında, Perikles döneminde “sevk ve idare niteliği-yani yönetim, liderlik, hitabet kabiliyeti ve güç” anlamına gelirken, sonraları gene değişime uğradı ve Büyük İskender’in dünyayı zaptetmek için yaptığı savaşlardan sonra da “emrindeki gücü rakipleri yenerek dünya çapında-küresel-bir yönetim kurmak için kullanmabilmek yeteneği” anlamında kullanılmaya başlandı. Daha sonra bu askeri deyim diplomatik amaçlarla da kullanılır oldu. En son olarak da iş hayatında ve  sporda kullanılan bir kavram haline geldi.

Bugünkü çağdaş anlamıyla; “uzun dönemli ve yaşamsal önem taşıyan konularda belirli hedeflere yönelmek için mevcut varlık ve güçlerin seferber edilerek, eşgüdüm içinde biribirlerini tamamlayan bir biçimde kullanılması ve bunu yaparken içteki zafiyetin olumsuz yanlarını ortadan kaldırarak ve başkalarında olmayan güçlü yanlarını kullanarak ve mevcut dış fırsatlardan yararlanarak, dıştan gelebilecek tehditlerini etkisizleştirilmesi” demektir. Strateji sadece bilinen ve beklenenlerle değil, beklenilmeyen ve bilinmeyen gelişmelere de karşı hazırlıklı olmak ve her durumda amaca ulaşmayı gerekli kılar. Strateji Türkçe’deki güzel deyimimiz olan”Olmadık Olmaz” sözünü daima akılda tutmayı ve olmadıklara karşı da hazırlıklı olmayı zorunlu kılar.

Strateji belirlenmiş bir amaca ulaşmayı gerektirir. Hedefi iyi belirlenmemiş  çözüm önerileri, açılımlar,süreçler, adı ne konursa konulsun, strateji değildir. Strateji kendinizde olan güçlü ve zayıf yanlarınızı, dışardan ve çevreden gelebilecek tehdit algıları ve size çıkar sağlayacak fırsatları tartarak planlanır, hedef ona göre seçilir. O halde gelecekteki belirli bir noktaya yöneliş ve belirli bir zaman unsuru taşır. Strateji bu amaca ulaşmak için gerekli olan ve önceden belirlenmiş eylemleri, çabaları ve bunların da planlanmasını, uygulanmasını, gerekirse değiştirilerek ve değişen koşullara göre zamanın ve olanakların sınırlayıcı çerçeveleri içinde yeniden değerlendirilmesini, denetlenmesini ve hataların önlenerek ve dersler alınarak yeni alternatifler geliştirilerek yeniden uygulanmasını gerekli kılar. Bu eylemler, çabalar ve planlanan hareket biçimleri stratejinin uygulamadaki politikalarını ve taktiklerini belirlerler. Yani hazırlanan planlar, politikalar ve uygulanan taktikler stratejilerin başarılı olmasını sağlarlar. Sonuçta hedeflenen noktaya varılır.

Dünyaca ünlü işletmecilik stratejisi uzmanı Kanadalı Profesör Dr. Henry Mintzberg Stratejiyi beş P elemanı ile tanımlar. Bunlar:

1-Plan (Hangi amaca, nasıl, ne zaman ve ve hangi olanakları kullanarak hangi yöntemlere başvurarak saptamak),

2-Ploy (Manevra-rakibe yanlış mesaj yollamak-bir anlamda takiyye yapmak),

3-Pattern (Biribirini izleyen ve tamamlayan eylemler),

4-Position (Konuşlanmak-çevrede belirli bir yere yerleşmek, bu gerçek olduğu kadar imaj yaratarak sanal olarak konuşlanmak için de kullanılır),

5-Perspective (Perspektif, Bakış açısı-Bu bakış açısı üst yönetiçin ve yöneticilerin dünyayı nasıl gördüğüne bağlıdır-daha doğrusu çevresinde oluşan olay ve gelişen güçleri nasıl yorumladığını anlatır. Tabi bu bakışın gerçekçi olması veya hayalci olması da stratejinin başarısına veya sonuçsuz kalmasına etki eder).

Önemli olan bu beş elemanın biribirleri ile tutarlı, gerçekçi ve uygulanabilir olmasıdır.