Ana Sayfa Yazarlar Ali ERALP – “Son Sözü Genel Başkanlar Değil, Kurultaylar Söyler…”

Ali ERALP – “Son Sözü Genel Başkanlar Değil, Kurultaylar Söyler…”

394
0

MHP karışık…

MHP’de iki kesim birbirlerine karşı kıyasıya mücadele veriyor…

Genel Merkeze muhalif olanlar yeni bir kurultay istiyor… 548 üst kurul delegesi “Olağanüstü Büyük Kongre” talebinde bulunmuş… Ama bu isteğe Genel Başkan ve onu destekleyenler şiddetle karşı çıkıyor, izin vermiyorlar…

Aslında bu istekte yasa dışı bir şey yok… Delegeler, “Ülkücü iradenin tecellisini, yani ortaya çıkmasını” talep ediyorlar…

Ama Genel merkez böyle bir iradenin ortaya çıkmasına razı değil…

Belli ki çok korkuyor…

Belli ki AKP de MHP de yönetiminin el değiştirmesinden çok korkuyorlar…

Onun için her ikisi de böyle bir oluşumun gerçekleşmesini istemiyorlar… Engellemeye çalışıyorlar…

Kim bilir, belki de AKP, “Ezeli ve ebedi” dostluğun bozulacağından, tekerine taş konulacağından, MHP’nin “Koltuk değnekliği” görevini terk edeceğinden kuşku duyuyor…

Hani bugüne değin MHP de AKP’ye az “YEDEK LASTİKLİK” yapmadı yani…

Çatısı altında çok miktarda yurtseveri barındırmasına karşın, 1999’dan bu yana Genel Başkanın emperyalizmin hizmetinde görev icra ettiğini artık bilmeyen kalmadı…

İktidar partisinin nerede ayağı burkulsa, nerede düşecek gibi olsa, o, hemen koşup, kolundan tutarak, ayağa kaldırıyor.

İktidarın devamı için Bahçeli’nin yaptığı hizmetleri burada sıralamaya kalksak sayfalar yetmez…

Birbirlerine az koltuk çıkmadılar. Hani derler ya “Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş… İktidarına uygun muhalefet…”

Ara sıra, TBMM’nin Salı toplantılarında birbirlerine sert sözler söyleseler de, birbirlerine ip atsalar da bugüne değin, “Kardeş kardeş geçinip idare ettiler…”

Hatta bir keresinde, RTE hastalandığında, Devlet Bey, “Sağlığına kavuşmasını diliyorum, tek başına iktidar olmuş bir partide çatlama ülkeye büyük zarar verir… Cumhurbaşkanlığı Tayyip Bey’in hakkıdır…” demişti… Mübarek, muhalefet değil de sanki yandaş…!!!

Son zamanlarda yine onun dayanışma duyguları kabardı ve hükümete desteğini ilan edip, (hangi anlama geliyorsa) şu sözleri söyledi:

“Zaman aleyhimize işliyor, hükümete filli desteğimiz hukuki bir boyut alabilir. Türk milleti bağımsız yaşama iradesine asla leke sürdürmeyecektir. Hiç bir çılgın bizi yolumuzdan döndüremeyecektir!!!” (CNN Türk).

Sonunda, bu uygulamalar karşısında partide açıktan kalkışmalar, isyanlar oldu… Yandaş davranışlar, iktidarla yardımlaşmalar bardağı taşırdı. Muhalefet açıkça ortaya çıktı ve merkeze cephe aldı… “Olağanüstü Büyük Kongre” hazırlıklarına başladı…

Bir yandan da mahkemeler toplantı ile ilgili çeşitli kararlar alıyordu. Gemerek ve Tosya yerel mahkemeleri yürütmeyi durdurma kararı vermişti…

Genel Başkan adayı Sinan Oğan, “Bu mahkemelerin kararlarının aynı kalemden çıktığını, ikisinin de aynı hatayı yaptığını, her ikisinin de TMK 75/3 dediğini ve TMK’da böyle bir maddenin olmadığını” ileri sürdü…

Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi ve Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi ise Gemerek ve Tosya yerel mahkemelerinin kararlarını iptal etti. Bu iptalin gereğini yerine getirmek isteyen dört genel başkan adayı, 15 Mayıs Pazar günü Kurultay için harekete geçti. Ama AKP’nin kolluk güçleri tarafından engellendiler…

Öyle anlaşılıyor ki MHP’nin Genel Başkanı ve yöneticileri AKP ile yine karşılıklı dayanışma ve yardımlaşma içerisine girdiler…

Ama bu kez MHP’ye AKP destek vermekte, koltuk değnekliği yapmakta…

Ne var ki MHP Genel Merkezine muhalefet edenler, kurultayı toplamakta kararlı… Diyorlar ki: “Son sözü genel başkanlar değil, kurultaylar söyler…”

Doğru… “Son sözü genel başkanlar değil, kurultaylar söylemeli…”

Zorbalıkla, faşist yöntemlerle bir yere varılmaz…

Kendine güveniyorsan, yaptıklarına, yapacaklarına güveniyorsan çıkarsın partililerin karşısına görüşlerini, uygulamalarını savunursun, yeniden seçilirsin… Sana oy vermezlerse de koltuğunu bırakırsın…

Başkanlık kimseye gökten zembille inmemiştir… Kimse anasından lider doğmamış, lider olarak ölmeyecektir…

Örgütler ve öncü kişiler ancak mücadele içerisinde gelişip güçlenirler, deneyim kazanırlar. Teori ve pratiğin o şaşmaz mihenk taşında çözüm üretenler, başarıya ulaşanlar yani kısaca hak edenler lider olur, etmeyenler çekip gider.

Bunun başka bir yolu ve açıklaması yoktur…

(alieralp37@gmail.com)