Ana Sayfa Yazarlar ABD’de Siyaset ve Hiddet Yönetimi Üzerine

ABD’de Siyaset ve Hiddet Yönetimi Üzerine

398
0
Bundan onceki secimlerin birinde Amerikan Cumhuriyetçi partinin Cumhurbaşkanı adayı senatör John McCain’in kontrol edemediği hiddetinin ve kızgınlığının seçimleri kaybetmesinde önemli bir rol oynadığı ileri sürülüyor. Özellikle liberal internet sitelerinde ve Youtube’da yayımlanan McCain’in hiddetini ve kızgınlık belirtilerini, kontrol edemediği ani davranışlarını gösteren videoların seçmenler üzerinde olumsuz etki yaptığını ve ona olan güvenin düşmesine neden olduğunu iddia ediyorlar. İletişim uzmanları, denetlenemeyen hırsın ve  hiddetin siyasi adayların aleyhine kullanılabileceğini belirterek Demokrat iletişim uzmanlarının başarılı çalışmalarından örnekler veriyorlar.
Bazı iletişim uzmanları ile diğer bilim dallarından araştırmacılar,özellikle ruhbilim ve toplum bilim uzmanları savaş gazisi, madalyalı bu eski pilotun sinirlerine hakim olamaması yüzünden çok seçmeni kendinden uzaklaştırdığı konusunda görüş bildiriyorlar.
“Kızgıınlığın ve hiddetin siyasi bir araç olarak kullanılmasının faydalı olup olmadığı konusunda” yapılan yorumlarda, “siyasilerin kontrol edilemez aşabiyetinin ülkelerin milli menfaatlerine zarar verebileceği” şeklinde görüşler belirtiliyor. Bazı siyasilerin hiddet kontrolü eğitiminden geçmesinin önemi üzerinde duran uzmanlar, hiddetini kontrol edemeyen siyasilerin gerek iç politika rakipleri tarafından, gerekse de ülkenin düşmanları tarafından kolayca tahrik edilebileceklerini ve sonuçta hem kendilerine, hem partilerine hem de ülkelerine zarar verebilecek şiddetler sergileyip, aniden ortaya çıkan ve kontrol edilmez hale gelen bir kızgınlıkla davranabileceklerini, sonuçlarını ve etkilerini hesaplamadan karar alabileceklerini belirtiyorlar.
John Mc Cain olayı
Cumhuriyetçi senatörün ani kızgınlığının değişik nedenleri olduğu üzerindeki iddilar arasında; “ kendisini herkesten üstün görmesi, insanları sevmemesi, sözleri ile yaşamının farklı olması, herşeyi herkesten iyi bildiğini sanması ve bazılarına göre de kendi yeteneksizliğini ve bilgisizliğini saldırarak örtmeye çalışması” gibi nedenler olduğu ileri sürülüyor. On seçimler sırasındaki rakipleri ile yapılan Televizyon tartışmalarında sergilediği tavrın ve ses düzeyi ile mimiklerinin televizyon izleyicilerinden göreceli olarak daha az puan aldığını hatırlatan bazı medya mensupları,  özellikle askerlerin cumhurbaşkanı olması durumunda McCain’in kontrol edilmez kızgınlığının ve hırsının ülkenin ulusal çıkarlarına zarar verebilecek bir boyuta ulaşabileceği konusunda endişelerini dile getiriyorlar.
Obama’nin kurduğu tuzaklar
MCain’in hiddet kontrolü konusundaki aczini çok iyi kullanan Demokratların ve özellikle Demokrat Başkan adayı Obama’nin ince bir politika izleyerek McCain’İ kızdırmaya ve onun “kafasının tasını attırmaya” çalıştığı ve zaman zaman onu tuzağa düşürdüklerini belirten bazı yayınlarda, zaman içinde MCain’in “güvenilmez, değişken, tutarsız, asabi, sinirli, kızgın, olumsuz ve kişisel zafiyeti taşıyan aday” gibi nitelemelerin kamu oyunun zihninde yer etmeye başladığı, hatta kendi partisi içinde dahi bazı muhalifler yaratmaya neden olabildiği, zamanında Cumhuriyetçi olan bazı taraftarların giderek Demokrat parti kampına yöneldikleri ve Obama’ya oy verdikeri ileri sürülüyor.
Gençler “kızgın lider” istemiyor
Son seçimlerde gençler arasında büyük sempati toplayan Obama’nin iletişim ekibinin başarılı taktiklerinden birisinin de özellikle Demokrat Obama’yı “güvenilir,dengeli, uzlaşmacı ve bilgili” aday, McCain’i işe; “sınırlı, hırsına hakim olamayan, bir sözü diğerine uymayan, daima kendini haklı gören, halkı azarlayan bir aday” olduğu yolundaki seçim propogandalarının başarılı olduğu belirtiliyor.
Ve sonuc
ABD seçimlerinin diğer ülkeler için ne gibi dersler içerdiği konusunda değişik görüşler ortaya atılabilir. Uzmanlar, ulusların kendi kültürlerinin, seçmenlerin eğitim düzeyinin olduğu kadar, toplumların rüşvet, irtikap, iltimaş gibi konulardaki hassasiyetinin ve ülkelerin ekonomik  ve egitim düzeyinin, ülkedeki sosyal ve siyasal yapıların ve geleneklerin de rol oynayacağını belirtiyorlar.