Ana Sayfa Yazarlar Tünay SÜER – Obama iyi ki…

Tünay SÜER – Obama iyi ki…

293
0

Hürriyet gazetesinden Verda Özer, Erdoğan’ın ABD gezisinde “Gelin PYD’den vazgeçin. Onlar yerine biz, desteklediğimiz Arap ve Türkmen gruplarla birlikte IŞİD’e karşı karada savaşalım.” teklifi götürdüğünü, ancak ABD’nin bu teklifi reddettiğini yazdı.

Bu haber doğruysa yani Erdoğan böyle bir teklifi yapmış ise yazıklar olsun.

Demek ki 14 senedir iktidarda olmakla ve kendisini usta ilan etmekle gerçek siyasetçi olunamıyormuş…

Yahu adamların derdi IŞİD filan değil, BOP projesini hayata geçirmek.

Yani IŞİD onlar için sadece bir değersiz figür.

IŞİD’i kendileri yaratmadılar mı?

IŞİD’e Türkiye’den yardımı sağlamadılar mı?

Amerika Türkiye ile kedinin ciğerle oynaması gibi oynuyor.

Amerika’nın stratejik hedefi “kendisine bağlı” güya bağımsız bir Kürt devleti kurmak ve bu sayede Ak Denize ulaşmak, Ortadoğu’da varlığını sürdürebilmektir.

Erdoğan bunu halen anlayamamışsa ki anlamadığına inanmıyorum bile bile o teklifi nasıl yapar?

Bence Obama’nın PYD ve YPG için bizim kara gücümüz demesinden sonra değil Amerika’ya gitmek araya mesafe koyulması gerekti. 

Basından takip ettik.

Erdoğan’ı hiçbir ABD yetkilisi karşılamadı.

Obama zar zor, lütfen 45 dakikalık bir randevu verdi ve konuşmaların sonunda basına verdiği demeçte kısaca şöyle dedi:

“Ben basın özgürlüğüne güçlü bir biçimde inanan biriyim. Dini özgürlüklere güçlü bir biçimde inanan biriyim. Hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye güçlü bir biçimde inanan biriyim.  Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın demokratik bir süreçle üst üste seçildiğine şüphe yok. Ama basına karşı benimsedikleri yaklaşımın,  Türkiye‘yi çok rahatsız edici bir yola sürükleyebileceğine inanıyorum. Ve onlara tavsiyede bulunmaya devam edeceğiz. Bunu  Cumhurbaşkanı Erdoğan‘a söyledim.”

Sözlerinde gerçek payı elbette var lakin Barack Obama’nın söylediği iddia edilen bu sözler zaten dışta itibarını büyük ölçüde kaybeden ülkemiz için bir utanç kaynağı olmuştur.

Türkiye ABD ‘nin sömürgesi değildir.

Karşısındaki de bir koloni valisi değil Türkiye Cumhuriyetini temsilen oraya gitmiş bir cumhurbaşkanıdır.

Erdoğan ertesi günü Obama’nın yaptığı bu açıklama için aralarında böyle bir konunun geçmediğini “gıyabımda yaptığı bu açıklamaya çok üzüldüm” dedi.

Onun üzülmesi bu utancı silemez…

Türkiye İstiklal Savaşı zaferiyle, Mustafa Kemal Atatürk’ün dünya çapında mazlum ülkelere örnek teşkil eden antiemperyalist duruşu ve devrimleriyle saygın bir ülke olmuştu.

Krallar, şahlar, cumhurbaşkanları, bir zaman düşman olanlar onun dehası karşısında büyük hayranlıkla Türkiye’ye onu ziyarete gelmişlerdi.

Bugün Türkiye’ye baktığımızda yanlış politikalarla “ki bu politikaların mimarları dışişleri bakanlığında Davutoğlu ve Abdullah Gül’dür” sayelerinde alev topuna dönmüş, neredeyse bir iç savaşa doğru yol alan, itibarı yok olan bir ülke konumundadır.

Erdoğan’ın en büyük hatalarından birisi PYD bizim kara gücümüzdür diyen Obama’ya İncirlik’i kapatma ile yanıt vermemesidir.

O İncirlik ki vatanımız içinde düşmanın karargâhıdır.

PKK’yı, PYD ‘yi besleyen bir güçtür.

Nitekim Türkiye şehit haberleriyle sarsılırken İncirlikten kalkan ABD bombardıman uçakları

Türk Karakoluna 750 metre uzaklıktaki Menbiç’i yerle bir ettiler.

Adına ister Kürt Koridoru ister Amerikan koridoru densin ABD’nin amacına ulaşmasına sadece 98 Kilometre kalmıştır.

Yazılarını büyük bir beğeni ile okuduğum Rafet Ballı bugünkü Aydınlık Gazetesindeki köşesinde konuyu çok güzel anlatmış.

Türkiye’nin kırmızıçizgilerine ne oldu?

Fırat barajını açmaktan başka ne yapabildiniz?

İkinci hata olarak bize dost elini uzatan Rusya’nın uçağını vurmamızdı.

Uçak vurulduğunda emri ben verdim diye gerinen Erdoğan bunun altından nasıl kalkacak açıkçası merak etmekteyim.

Amerika’ya PYD için kafa tutarken, lideri olan Salih Müslim denilen adamı Türkiye’de

ağırladığını unutan Erdoğan’a Obama iyi ki hatırlatmamış.(Bu da ayrı bir konu)

***

Bir zamanlar suikast yapılacak denilerek gündeme oturan Bülent Arınç AKP de işi bittikten sonra yine gündem yaratmayı başarıyor.

O konuşuyor Erdoğan hemen yanıtlıyor.

Mesela Dolmabahçe mutabakatından Erdoğan’ın haberi var dediğinde hemen cevap geldi kendisine. Dürüst bir hareket değildir. Kaldı ki o zat, benimle çalıştığı zaman içerisinde bunları konuşmamıştır “demişti.

Evet, Arınç neden o zaman konuşmadı?

Arınç şimdi de ;

“Teröristle mücadelede güvenlik güçlerimizin başarısı sayısal, oransal bir başarıdır ve her türlü takdirin üstündedir. Fakat bir devletin terörle mücadelesinden beklenen sonuç, verilen kayıplardaki oransal fark değil; siyasi, toplumsal ve en önemlisi kalıcı bir sonuçtur diyor.

Ve çözüm sürecinin tekrar acilen başlatılması gerektiğine dikkat çekerek hükümete ve TBMM’ye çağrı yapıyor.

Peki, Bülent Bey, bu çözüm nasıl olacak onu da söyle de bilelim.

Şimdiye kadar Erdoğan’ın her söylediğine eyvallah yaptın şimdi neden konuşuyorsun? Kumpas olduğu apaçık meydandayken askeri sırlarımızın olduğu Kozmik odaya girilmesine neden sesin çıkmadı?

Subay elinde senin adresin yazılı kâğıdı yutmuş ta filan falan…

Bu kadar dürüsttün onlarca aydının, komutanın Silivri’ye ve diğer ceza evlerine kapatılmalarına neden sessiz kaldın?

Bence senin amacın ne vatan ne de millet.

Açılım masasına tekrar dönmeyi söylüyorsan bunun altında bir şeylerin olduğunu

düşünüyorum.

Hüseyin Çelik te şimdi bayrak açanlardan.

“Galiba bize nazar değdi. Türk ve İslam dünyasındaki parıltımızı da büyük çapta kaybettik” diyor.

Yalnız İslam dünyasında mı Çelik Bey?

Türkiye’nin bu güne gelmesinde sizlerin suçu yokmudur?

Elbirliği ile güzelim ülkemizin içine ettiniz.

Şimdi kabahati başkalarına atmakla kurtulacağınızı sanıyorsanız aldanıyorsunuz.

Gün gelecek yargı önünde hesap vereceksiniz.

Not: Kardeş Azerbaycan’dan gelen haberler iç açıcı değil.

Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını geri almak istemesi Ermeni zulmü karşısında normaldir.

Putin ateş kesilmesini değil, Ermenilerin işgal ettikleri topraklardan çıkmasını istemelidir.

Dağlıca katliamlarını unutmadık…

Azerbaycan şehitlerimize Allahtan rahmet ailelerine sabırlar diliyorum.