Ana Sayfa Yazarlar Tünay SÜER – Sen Tarikat Lideri misin, Yoksa…

Tünay SÜER – Sen Tarikat Lideri misin, Yoksa…

409
0

Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi internet sitesinden yapılan açıklama da;

“02 Nisan 2016 Cumartesi günü saat 16.00 sularında, Mardin ili Nusaybin İlçesi’nde devam eden operasyonlar esnasında, teröristlerce tuzaklanan el yapımı patlayıcıların patlatılması neticesinde beş kahraman silah arkadaşımız ve bir kahraman emniyet mensubumuz şehit olmuştur.

Dört kahraman emniyet mensubumuz ise hafif yaralı olarak kurtarılmış olup, hastaneye sevk edilmişlerdir. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, şehitlerimizin değerli ailelerine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Teşkilatımızın mensupları ile Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır, yaralanan emniyet mensuplarımıza ise acil şifalar diliyoruz.”

Kusura bakma sayın genelkurmay başkanım ama biz sizden başsağlığı, şifalar dilemenizi değil, zaferler bekliyoruz.

***

Olanlara inanamıyorum ve inanmak istemiyorum…

Bu nedir ya?

Dünü, bu günü karıştırıyor oldum artık.

Bir gün önce Diyarbakır Otogarı yakınlarında bomba yüklü bir araçla alçakça yapılan saldırı ile 7 polisimiz hayatını kaybetmiş; 13’ü polis 27 de yaralımız olmuştu.

Üzerinden henüz 24 saat geçti mi geçmedi mi anlayamadım bu sefer de Nusaybin’den

“Bir binaya yapılan operasyon sırasında meydana gelen patlamada” deniliyor.

Bu nasıl bir operasyondur.

Bölgedeki binaların tuzaklarla, bombalarla döşenmiş olduğunu ne zaman anlayacağız?

Askerimiz, polisimiz tedbir almadan mı o evlere giriyorlar?

Bu tuzaklar nasıl fark edilmiyor?

AKP Hükümeti ve Genelkurmay Başkanı derhal istifa etmelidirler.

Yeter artık yeter…

Ne Türkiye ne de askeri operasyonlar yönetilemiyor.

Çekin gidin de sizlerden kurtulalım…

                                                                             ***

Davutoğlu, “Moral ve motivasyonumuz için hiç çıkmadığımız kadar sokaklara çıkalım; sakın ola ki evlerimize, kendi mahallelerimize kapanmayalım “diyor.

Milletle alay ediyor sanki.

Beyefendileri yüzlerce korumalar korur, keskin nişancılar damlarda kuş uçurtmazlar, ondan sonra biz korkmuyoruz diye hava atarlar ve evlere kapanmayın derler.

Hepsinin canları çok kıymetli savaşamadan bombalarla kalleşçe öldürülen çocuklarımızın canları can değil.

Ağrıma gidiyor…

Yüz kere, bin kere soruyorum, güvenlik güçlerimizin araçlarında  Jammerler yok mu ?

Polisiye dizilerde mi sadece bombalar bulunur ve düzenekler bozulur anlayamıyorum…

Genelde uzaktan kumandayla patlatılıyorsa bu bombalar neden önceden fark edilemiyor?

Gerek askerin gerekse polisin geçeceği güzergâhlar neden önceden kontrol edilmiyor?

Askerlikten bombadan filan anlamam tabi ama bu ölümler karşısında neler yapılabilinir kara kara düşünüyorum.

Ne eksiğimiz var, güzergâh değişimlerini kimler bildiriyorlar?

Nerede yanlış yapılıyor?

Köstebekler neden bulunamıyorlar?

Neden böylesine çocuklarımız kurban gibi ölüyorlar?

Tecrübeli eski komutanlar bizlere anlatsınlar…

                                                            ***

Ülkede kan gövdeyi götürüyor, camilere al bayrağa sarılı şehit tabutları sığmıyor,

Beyefendi ABD de cami açıyor.

Dedim ya umurunda değil…

Bizler kahroluyoruz ve çareler arıyoruz.

Bu kadar şehit vermek aklıma bin türlü kuşkular getiriyor.

Askerler veya polisler tonlarca bombaların gömüsüyle adeta bomba tarlasına dönüşmüş bölgede beşer onar katlediliyorlar.

Evet, böyle düşünüyorum artık.

Bölgeyi tanımayan, profesyonel olmayan iki üç aylık askerler veya acemi polisler mi gönderiliyorlar?

Bu bombaları gömenler, PKK’yı besleyenler kadar HDP li, BDP li belediyeler ve göz yumanlar hepsi, işçisinden valisine, valisinden kaymakamına, başbakanına kadar hepsi suça iştirak etmekle suç işlemişlerdir.

Selâmun aleyküm ile bu ölümler bitmez.

Akıl, bilgi teknoloji gerek.

Ey başbakan efendi sen tarikat liderimisin yoksa Türkiye Cumhuriyetinin başbakanımısın?

Bir karar ver artık…

Bu arada Kıbrıs’tan 500 komandonun takviye olarak adadan ayrıldığı haberi, askerlerimizi çekmeye mi başladık sorusunu akıllara getiriyor.

Ve Kıbrıs’ta hükümet düşmüş.

Bakalım ilerideki günler bizlere ne gösterecek?

AKP sayesinde başımıza gelmeyen kalmadı.

İstifaya zorlamalıyız.

Çok doluyum, içim karardı ve kalbim acıyor. Kötü birsöz çıkacak ağzımdan diye burada yazıma son vermek durumundayım.

Benim gibi acı çeken her vicdanlı insanımıza selam ederken, şehitlerimize rahmet, acılı ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum…