Ana Sayfa Yazarlar Tünay SÜER – Yaşar Yakış ’la birlikteydik…

Tünay SÜER – Yaşar Yakış ’la birlikteydik…

406
0

Çarşamba günleri İMECE Platformunun toplantılarına katılmaktayım.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin duayen isimlerinden eski bakanlarımızdan Ali Topuz toplantıları yönetiyor.

                                                           ***

Toplantı saatinden 45 dakika önce parlamenterlerdeydim.

Genelde bazı arkadaşlar erken gelip mermer zeminli büyük salonda yemek yerlerdi.

Bu salon camlı köşk gibi, bahçede sanırsınız kendinizi.

pembe ve beyaz renklerden oluşan kocaman çiçekleriyle dalları yerlere sallanan manolya ağacını, yeşil çimleri, küçük havuzun etrafındaki çiçekleri izlemeye doyum olmuyor.

Taksiden inip demir kapıdan bahçeye vardığımda camekânın ardından masaların boş olduğunu görünce şaşırdım.

Birleştirilen uzun masalar ve yuvarlak masalar tıklım, tıklım olurdu.

Ortalarda dolaşan garsona henüz kimse gelmedi mi diye merakla sordum.

“Geldiler, içeride toplantıdalar ”deyince şaşırdım.

Allah, Allah nasıl olur diye söylendim.

Bu ara saatimin doğru olduğundan emindim.

Güya yemek yiyecektim…

Toplantı salonunun kapısını yavaşça açıp içeriye süzüldüm adeta.

Oturacak yer kalmamıştı.

Bu arada garsonun birisi bana bir iskemle getirdi ve arka tarafta bir yerlerde oturdum.

***

Ali başkan her zamanki yerinde yoktu onun yerinde beyaz saçlı tanıyamadığım ama bir yerlerde gördüğüm birisi oturmuş konuşuyor, herkes onu dinliyordu.

Biraz düşündüm kim bu diye ve hemen hatırlayıverdim.

Bu kişi 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve diğer iki isimle birlikte AKP kurucu üyeliğinden çıkartılan daha sonra AKP den ihraç edilen eski dışişleri bakanı Yaşar Yakıştı.

Allah, Allah burada işi ne diye şaşırdım haliyle.

Sessizce dinlemeye başladım.

Toplantı çok önceden başlamış olduğundan konuşmalarının çoğunu dinleyememiştim tabi.

Yaşar Bey kendisine sorulan sualleri yanıtlıyordu.

Rusya’nın çekilmesi orada bir federasyon kurulacağını akıllara getiriyor.

Putin şimdiki durumunu konsolide etmek isteyebilir.

Kısmi olarak çekildi. Silahları orada bıraktı.

Rusya’ya gittiğinde çeşitli platformlarda bulunduğunu ve Rus halkının Türk halkının yanında olduğu,

Putin’in Suriye’yi Cenevre’de masasına oturmasını sağladığını,

Amerika ve Rusya’nın birlikte hareket ettiklerini,

Suriye’de tünelin ucundaki ışığın görülmediğini,

Şu anda bölgedeki en büyük gücün İran olduğunu,

Rus uçağının düşürülmesinde haksız olduğumuzu ve dışişleri bakanlığının kendi inisiyatifini kullanamadığını,

Zaman Gazetesinde yazmayı, ideoloji için değil, maddiyat sağlamak için kabul ettiğini.

Neden ihraç edildiğini anlayamadığını ama uçağın düşürülmesini yanlış bulduğunu söylemesi ve dışişleri hakkında söylediği sözler olabileceğini.

Açılım veya sürecin devam etmesi gerekirdi geç kalındı…

***

Kendisine süreç veya açılımdan neyi kastettiğini sordum.

AKP’nin yanlış politikalarla Türkiye’yi bu hale getirdiğini ve şimdiki söylediklerini daha önce neden düşünmediğini, yıllardır Feto ile Doğu ve Güneydoğu oylarını dini araç ederek alacağını sandığı için işbirliğine girdiklerini

Terörist başı ile masaya oturmalarının yanlış olduğunu,

Türkiye’yi asla böldürmeyeceğimizi ve terörü bitirene kadar mücadelenin sürmesi gerektiğini, bunca şehitten ve insanın katledilmesinden sonra barış, açılım sürsün diyenlerin beni delirttiğini,

Bunlara benzer sorularım ve yanıtlarım sorularım peş peşe gitti işte.

Yanıt verirken biraz zorlandığını hissettim.

Çok kibar bir beydi.

Partisinde bazı şeylerin iyi gitmediğini söylerken bile, ne kimseye hakaret etti nede partisini kötüledi.

Hatta Erdoğan’ın büyük bir lider olduğunu söyledi…

Bana anlatmaya çalıştı ama ben sonunda ona katılmadığımı söyledim kısaca.

***

Ben Yaşar beyle konuşurken Ali Topuz ve diğer arkadaşlar peş peşe geldiler.

Trafik sıkışıkmış ve bir kısmı da benim gibi bu hafta Yaşar Beyin geleceğini unutmuşlardı.

Toplantının erken başlama sebebi buymuş meğer…

Yaşar bey bizim eski milletvekillerimizden ve bakanlarımızdan Mustafa Özyürek’in okul arkadaşıymış, o davet etmiş.

Benim terörü bitirmek için sonuna kadar gidilmeli sözlerime Metin Tüzün şaka yollu “sende Erdoğan gibi konuşuyorsun” dedi. Ben de kendisine o bugün başka, yarın başka konuşur ama ben sözlerimden asla vaz geçmem dedim.

Hep beraber gülüştük.

Yaşar Bey izin istedi başka bir yerde randevusu varmış giderken eşinin yanında kibarca elimi öptü ve haftaya tekrar geleceğini söyledi

Daha sonra aramıza misafir davet edilen Muş’tan CHP li gencecik ilçe başkanı Mehmet Bey ile görüştük. CHP nin Doğuda neden kaybettiğini tartıştık.

CHP’nin 80 öncesi oralarda şaha kalktığını ama 20 senedir o günden bu güne farklı bakışların olduğunu,

Dile ve dine bakışların başladığını

Doğuyu temsil edecek birisinin batıda yaşamaması gerektiğini ve çözümün tam yapılamadığını ve

CHP de doğuyu kontrol edecek birilerinin olması gibi şeyler konuşuldu.

 

Bugün Çanakkale Zaferimizin 101.yıl dönümü.

Bu vatan için canlarını veren şehitlerimize tanrıdan rahmetler dilerken Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı, sevgiyle anıyorum..

Işıklar içinde yatsınlar.