Ana Sayfa Yazarlar Tünay SÜER – Kemalistlerin tokatı…

Tünay SÜER – Kemalistlerin tokatı…

375
0

Kurultayın ilk günü Kılıçdaroğlunun konuşmasını dinlediğimde bildik konuşmalar olduğunu gördüm.

Yani sıradan bir grup konuşmasından öte değildi.

Dersim Özerklik filan yoktu sözlerinde.

Herhalde zafer kazandıktan sonra değişik konuşur diye düşündüm.

Öyle ya, rakipsiz tek aday olarak kolaylıkla yeniden genel başkan olmuştu ama birde listesi vardı. O da fire vermeden geçsindi hele, o zaman zaferinin tadını çıkaracaktı.

Konuşmasını bitirdi cılız alkışlarla kürsüden indi.

Kılıçdaroğlu yeni, güzel bir şey söylememişti ama eşi Selvi Hanım içimizi açacak kadar şık ve güzeldi. Genel Başkan hanımı olmak çok değiştirmişti onu…

Bunun dışında salonda fırtına öncesi sessizlik gibi genelde bir sessizlik vardı.

Buna Halk TV spikeri Lale Ozan hemen bir punt uyduruverdi.

Efendim şehit haberleri olduğundan müzik çalamıyorlarmış onun içinmiş bu sessizlik.

Tribünlerden tek bir slogan atılıyor ve salonda yankılanarak ortalığı inletiyordu.

Mustafa Kemal’in askerleriyiz…

Allah, Allah! Ne iştir diye düşündüm doğrusu.

Çünkü bu sloganı Kılıçdaroğlu yasaklamıştı hatırlarsanız.

Acaba bu bir formalite mi yoksa oyunun bir parçası mı diye düşündüm açıkçası…

Kılıçdaroğlunun ilk genel başkanlığındaki kurultay geldi aklıma.

Adeta yer yerinden oynamıştı.

Neşe, coşku ve umut vardı.

Oradaydım…

Nerede o kurultay, nerede bu…

***

Kılıçdaroğlunun kürsüden inmesinden sonra konuşmacılar çıktılar ama bizler dinleyemedik.

Daha doğrusu bize dinlettirmediler.

Bunun yerine Lale Hanım şen kahkahalar, gülücükler ile yanına çağırdığı parti yöneticileri ve milletvekilleri ile sohbet etti.

Bir ara hani derler ya resmen fıtık oldum.

Ağzıma geleni söylemeye, sövmeye başladım.

Ya bu nasıl canlı yayındır be…

Ben muhalifler ne konuşuyorlar onu dinlemek istiyorum diye odanın içinde bas bas bağırmaya başladım.

Kendim söyleyip kendim dinliyordum.

Aklıma Twitter geldi.

Hemen siteye girdim belki yüz tane twitt attım.

Canlı yayın yapıyorsunuz güya. Bu nasıl canlı yayın ya?

Siz Kılıçdaroğlunun televizyonu musunuz yoksa halkın diye sordum.

Vallahi o sinirle neler yazdım hatırlamıyorum bile.

Yine sinir içinde mecburen belki dinletirler diye bir müddet bekledim, baktım ki olacak gibi değil,

Ben de izlemeyeceğim sizi dedim ve Ulusal Kanala geçtim.

HALK TV büyük ayıp ve izleyiciye saygısızlık yaptı.

Ne yalan söyleyeyim zaten bu kanal yanlı olduğundan beri izlemez olmuştum.

Ha, telefonuma gelen tanıdık bir milletvekilimizin veya konuşmacının orada olduğunu saatini bildirmesi ile ara sıra izliyordum.

Ulusal Kanaldan başka gerçekleri anlatan kanal yok zaten.

Onun kıymetini daha çok anladım…

***

Salonda Deniz Baykal’ı gördüm, neşesiz ve ilgisizdi.

Tepelere bakıp duruyordu.

Arka sıralarda Antalya gurubu ile oturuyordu.

Belki bir konuşma yapar diye bekledim ama beklentim boş çıktı.

Sayın Baykal sanki dünyaya küsmüş havasındaydı.

Üzüldüm.

***

Bugün basından öğreniyorum ki 21 maddelik bir bildirge okunmuş ve sağ olsunlar delegeler oybirliği ile kabul etmişler.

Bildirgenin temelinde “Avrupa yerel yönetimlere özerklik şartına konulan şerhlerin kaldırılması ve Kürt sorununun çözümünün eşit vatandaşlık temelinde toplumsal uzlaşma” ile çözüleceği varmış.

Yani Türk Milleti yerine eşit vatandaşlık!

Böyle önemli konuların kurultay hengâmesi arasında oylanması çok kolay oluyor tabi değil mi?

(Delegelerin çoğu partili değiller ve deneyim, bilgileri yok bu konularda…)

  1. gün mucize olmadı ama çok önemli bir şey oldu.

Kılıçdaroğlunun listesi…

Paramparça oldu.

Hani derler ya ”Yavaş atın çiftesi pek olur” işte öyle bir şey oldu.

Anahtar listesinin delik deşik olması belki kendisini bile şaşırtmıştır.

Bu kadarını asla umamazdı sanırım.

                                                          ***

23 kişi Genel Başbakan’ın isteği dışında PM. Ne girmeyi başardı. Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer de BYKP’ nda listeyi delince bu sayı 24’e çıktı.

Böylece Kılıçdaroğlu En yakın çalışma arkadaşlarından bazılarını seçtirememiş oldu…

Bunu bir başlangıç olarak görebiliriz.

Umutlarımız yeşerdi.

CHP Türkiye’yi Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği “çağdaş uygarlık düzeyine taşıma” misyonuna dönmelidir ve dönecektir…

Az kaldı, bekleyip göreceğiz…