Ana Sayfa Yazarlar Tünay SÜER – YCHP suç ortağı olmamalıdır

Tünay SÜER – YCHP suç ortağı olmamalıdır

297
0

Toplumda her yeni yıla girerken bir umut vardır, gelen yıldan mutlu sağlıklı yaşam dilenir.

Aileler arkadaşlar yemeklerle donatılmış sofralarda veya eğlence yerlerinde bir araya gelerek eğlenirler.

Saat 24 dü gösterdiğinde yeni yıl sevinçle karşılanır, eski yıl tencere tava vurularak adeta kovulur. Elektrikler yakıp söndürülür ve yeni yıl teşrif eder…

Oysa yıllarca her geçip giden yıldan sonra gelen yıl da bir sürü sıkıntılarla gelir yine.

Bunu unuturuz…

***

Bu yılbaşında da çoktandır yaptığım gibi evde tek başımaydım yine.

Bunu iki nedeni var.

Yıllarca yılbaşı akşamları sahnelerde şarkılarımla milleti eğlendirirdim ama kendim eğlenemezdim.

İçimde özlem, sıkıntı, üzüntü olsa da belli etmez güzel bir program yapar bol bol alkışlanır biz alırdım.

Dinleyicilerin isteklerini yerine getirirken, sohbet eder espriler yapardım.

Fıkır fıkır, şıkır şıkır bir genç kadındım.

İçli bir şarkıyı söylerken adeta o şarkıyı yaşardım.

Gözyaşlarım içime akardı tabi bunu kimsecikler anlamazdı.

Bazen gecede iki üç yerde sahne alır eve yorgun argın dönerdim.

Sahnedeki gülücüklerim, neşeli havam biter içimi derin bir hüzün kaplardı.

İnsan bazen kendisini yüzlerce kişinin içinde de yalnız hisseder ya hep öyleydim.

İltifatlar, çiçekler, patlatılan şampanyalar elbette güzeldi ama içimdeki boşluğu dolduramıyordu.

Görevini yapmış, para kazanmış olarak evime döndüğümde yine yalnızlığıma gömülür,

rol yapmaktan kurtulduğum için rahat bir nefes alırdım.

Benim için yılbaşılar hep can sıkıcı ve yorgunluk olduğundan şimdilerde davetler alsam bile bir mazeret uydurup evimde oturmayı tercih ediyorum.

İşte bu yılbaşı da tek başıma evimdeydim.

Doğuyu, silahların, bombaların altında yaşamaya çalışan halkımızı, tuzaklarda can veren kolluk güçlerimizi düşünüyordum.

İnşallah acı bir haber gelmez bu gece derken, 2016 yine kederle acıyla geldi.

4 şehit 9 yaralı getirdi beraberinde.

Cizre’de roketatarlı, Sur’da tuzaklanmış bombanın patlamasıyla 3 polisimizle bir askerimiz şehit olmuşlardı.

Eğlenenlerin bunlardan haberleri var mıydı acaba?

Doğuda yaşananlar varken insan nasıl eğlenebilir?

Aylardan beri şehit haberleri PKK denilen örgütün sivil halka yaptıkları, oradaki halkımızı canlarından bıktırmaları ve onların çektikleri karşısında insanım diyen nasıl eğlenceyi düşünebilir?

Şaşıyorum…

Evlerine ateş düşenlerden maada kimsenin umurunda değil.

Televizyonlarda eğlence programları gırla…

Sanki şehitlerimiz, ölen sivillerimiz bizim insanlarımız değil.

Yazıklar olsun, ülkemizde insanlık bitmiş sanki…

***

Hani derler ya kasap et koyun can derdinde diye işte aynen öyle.

Bir yeni anayasa tutturmuş gidiyorlar.

Oysa 1982 anayasasının AKP iktidara geldiğinden beri “yargı bağımsızlığına ve Avrupa normlarına aykırı olduğu gerekçesiyle” halk kandırılarak birçok maddesi değiştirilmişti.

Halk yararından çok tek adamlığa gidişin yolları açılmıştı.

Telefon dinlemeleri, fişlenme, teknik izlemeler ve gizli tanıklığın olağan hale getirilmesi, gibi birçok antidemokratik yasaları sayabiliriz.

Kısacası Türkiye Cumhuriyetle yönetilmez durumdadır bugün.

Yeni anayasadan kasıt Kemalist devrimi ortadan kaldırmak, yerine başkanlık sistemi adı altında hilafeti getirmek isteğidir.

Vatanın bütünlüğü anayasa ile kurulu düzeni tehlike altındadır ve kurucu iradeye büyük bir ihanet vardır.

Terör örgütü elebaşısı ile masaya oturmak, yabancı ülkelerle Türkiye’yi parçalayacak anlaşmalar yapmak (Oslo ve Powell )ülkenin çıkarlarına ters düşen siyasal suç iken bugün suç sayılmaz hale gelmiştir.

Eskiden “Hıyanet-i Vataniye Kanunu ”diye bir kanun vardı.

TCY nin 163. Maddesiydi.

(3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası)

Bu yasa Turgut Özal döneminde 1991 yılında dinci gelişmelerin önünü açmak için kaldırılmıştı.

Böylece, Anayasa’nın, 

– “Kutsal din duyguları devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamaz” diyen başlangıç bölümü kuralı ile

– “Devletin sosyal, ekonomik, siyasal ya da hukuksal düzeninin din kurallarına dayandırılmasını; dinin ve dince kutsal sayılan değerlerin siyasal çıkar sağlama amacıyla kullanılmasını yasaklayan” 24. maddesi kuralı yaptırımsız kalmıştı.

İşte böylece dinciliğin önü açılmış AKP’nin istediği ortam yaratılmıştı.

Gittikçe çağın gerisine çekilmekteyiz.

Vatanımızın bölünme tehlikesini yaşamaktayız.

Bu durum ortadayken CHP nin yeni anayasaya ilk üç maddeye dokundurmayız aldatmacaları ile katkı sunması asla bağışlanamaz.

AKP “eşit vatandaşlık anlayışını benimsiyoruz” derken CHP de  “eşit vatandaşlık temelli bir anayasa yapacağız”demektedir.

HDP de böyle bir anayasa istemektedir.

Dava, Türklüğü, ulusal vatandaşlığımızı silmek yok etmek istencidir.

Sonra sıra bölünmeye ve rejim değişikliğinin yasallaşmasına gelecektir.

AKP ile masaya oturmak Umut Oran’ın da dediği gibi gericiliği meşrulaştırmaktır.

Anayasa Uzlaşma Komisyonu tamamen yapılan sivil darbeyi kabullenmektir.

CHP içinde aklı başında cumhuriyetçi vekiller ve taban asla AKP ile masaya oturmayı istemiyor.

Bunu CHP Parti Meclisi üyesi olan Gürkut Acar şöyle açıklıyor.

Anayasanın ilk 4 maddesine takılıp kalmamak lazım. Anayasanın ilk 4 maddesi elbette önemli. Ama örneğin anayasanın 174. Maddesi değişirse ne olacak? Çok tehlikeli sonuçlar ortaya çıkar. Bu nedenle AKP ile anayasa masasına oturmak için çok iyi düşünmek gerekiyor. Sonra geri dönülmez bir noktaya gelebiliriz.”

                                                                       ***

Gönül isterdi ki YCHP içinde AKP ve HDP ile işbirliği içinde olan vekillerin dışında tüm vekiller

bunu dile getirerek Kılıçdaroğlu’nu vazgeçirsinler.

Gerek ordu, gerekse yargı her güç şu anda Erdoğan’ın elindedir.

Anayasa yok sayılarak, ihlal edilerek fiili durum yaratılmıştır.

Erdoğan bunu açıkça söyledi zaten.

Yani sivil darbe yapılmıştır.

Erdoğan bunu meşrulaştırdıktan sonra ne parti kalacaktır nede parlamento.

Kılıçdaroğlu ve ekibini mutlaka durdurmak gerekir.

Bu ülke kolay kazanılmadı, herkes aklını başına toplamalıdır.

Halka olanları, olacakları tüm çıplaklığı ile anlatmalıdır.

İş işten geçtikten sonra, kandırıldık, tuzağa düştük demenin anlamı yoktur.

Her şey açık ve net bir şekilde ortadadır…

CHP içinde birileri olanları seyretmekte, birileri de canı gönülden desteklemektedirler.

Bizlerin bu gidişata dur diyecek cesur vekillere ihtiyacımız var.

Ülkemizi, cumhuriyetimizi, özgürlüğümüzü korumalıyız.