Ana Sayfa Yazarlar Tünay SÜER – Alın size, yıldız Diyarbakır…

Tünay SÜER – Alın size, yıldız Diyarbakır…

404
0

Bir zamanlar eski başbakan Erdoğan,” Ben Ortadoğu’nun eş başkanıyım. Diyarbakır bir yıldız olacak ”demişti.
Bugün Diyarbakır sokaklarına, ilçelerine, köylerine baktığımızda bombalar, kazılan hendekler, kurşunlardan duvarları ile harabeye dönmüş evleri görmekteyiz.
Tam anlamı ile kan gövdeyi götürüyor.
Yalnız Diyarbakır mı?
Doğu ve Güneydoğu devlet tarafından terk edilmiş adeta, orada yaşayan vatandaşlarımız sahipsiz bırakılmış gibi can derdinde, çoluk çocuk evlerini terk ederek yollara düşmüşler, kaçmaya çalışıyorlar.
Hastaneler, okullar yakılıyor, esnaf aylardır kepenk açamıyor.
İş yok, aş yok ve en önemlisi can güvenlikleri yok.
Her gün şehit haberleri geliyor.
Asker yolu gözleyen aileler yürekleri ağızlarında kınalı kuzularından iyi bir haber bekliyorlar.
Bölgenin alev topuna dönmesi, her şey çözüm süreci, demokratik açılım denen o sözlerle ve Habur ile başladı.
Verilen sözler ve bebek katili ile masaya oturmak, hep bir kişinin kazanma, iktidarda kalma, doksan senenin rövanşını alma hırsından başımıza geldi.
Bu hırs yüzünden PKK’nın yol kesmesine, vergi adı altında haraç toplamasına, bölgeyi silah deposuna döndürmesine göz yumuldu.
Askerin, polisin eli kolu bağlandı kışlalardan, karakollardan dışarı çıkartılmadılar.
Verilen tavizlerden PKK şımardıkça şımardı.
Bebek katili öylesine ileri gitti ki Erdoğan’ı ben orada tutuyorum demeye kadar vardırdı işi.
İstekleri bazı CHP milletvekilleri tarafından da meclise önerge olarak bile verildi.
Terörden kurtulmak isteyen devlet yerine terörden beslenen devlete dönmüş bir Türkiye olmakla kalmamışız, yanlış dış politikalarımız yüzünden birkaç Arap ülkesi dışında yalnız kalan bir ülkeye dönmüşüz.
Ülkede tüm olanlar karşısında ciddi bir muhalefet olmadığından hem Erdoğan hem de PKK bu günlere taşıdılar Türkiye’yi.
Doğu ve Güneydoğu bölgemiz neredeyse Suriye’ye döndü.
Kışta, kıyamette, göçler başladı ama çekenlerden başka kimsenin umurunda değil.
Batıda hayat devam ediyor eski başbakan sarayında ziyafetler veriyor ve yine her gün şehit haberleri geliyor milletin bir bölümü kanıksadı, sanki tepki yok.
Çoğunun tuzu kuru, bana dokunmayan yılan bin yaşasın hesabı, diskolar, eğlence yerleri tıklım tıklım yine.
Halkın diğer bölümü ise iktidara bağlı medya tarafından dizilerle, eğlence programlarıyla oyalanıyor.
Birkaç ulusal televizyon ve gazetenin dışında gerçekleri yazan, duyuran olmadığından doğuda neler oluyor, oradaki halkımız neler çekiyorlar bihaberler.
Fabrikalardan bazıları greve gitmişler, aylardır maaş alamayan işçiler kendi dertlerine düşmüşler.
Ülkenin bir bölümünde savaş var viraneye dönmüş.
Halkımız acı çekerken, evlerini terk ederken Kürt vatandaşlarımızı temsil ettiklerini söyleyen HDP ne yapıyor?
Onlarda ayda 15 bin Tl maaşlarını alıp saray gibi evlerde oturuyorlar. Yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında…
Böyle düzenin içine tüküreyim…

***

9 Aralıkta Türkiye’ye terörist suçlaması başlıklı yazımda kısaca anlatmaya çalışmıştım.
Dün (15 Aralık 2015) Oda TV de Örsan T Öymen’in “ABD Türkiye’yi savaşa mı sokacak” başlıklı yazısını okuyunca düşüncelerimde ne kadar haklı olduğumu gördüm.
Öymen, daha detaylı yazsa da aşağı yukarı aynı şeyleri söylemişiz.
Uçak düşürmek ülkeleri savaşa sokacak kadar ciddi bir olaydır. Nitekim Ege’de Yunan uçaklarının gerçekleştirdiği her hava sahası ihlalinde Türkiye uçak düşürmedi. Hava sahası ihlali iddiası doğru olsa bile (ki Rusya bu iddiayı reddediyor), on yedi saniyelik ihlal için dünyanın en büyük iki askeri gücünden birisi olan Rusya’nın uçağını düşürmek ulusal çıkarlara uygun olamaz. Hava sahası ihlalini kabul etmek mümkün değildir; ancak, Rusya Türkiye’yi hedef almadığına göre, bu ihlale karşı, uçak düşürmek yerine, başka askeri ve diplomatik tepkiler de verilebilirdi ”diyor.
Türkiye böyle yapmadı Rusya’ya kafa tutarcasına uçağını vurdu.
Sonuçları nereye varacağı belli olmayacak bir efelik yaptı.
Kime güvenerek?
Devlet olarak topraklarımızın doğu bölgesinde PKK ile üzülerek söylüyorum ki baş edemedik bu güne kadar. Halkımız kan kusuyor adeta, kalkmışız elin adamına kafa tutuyoruz…
Hem de anlaşmalar yaptıktan sonra…
Ben yine söylüyorum ki,
ABD ile İsrail tarafından BOP projesi kapsamında sonu Türkiye ve Ortadoğu’nun felaketi olacak bir satranç oynanıyor.
Haçlıların Müslümanlara karşı hazırladıkları korkunç bir oyundur bu.
Ve Türkiye çok yanlış politikalar içerisinde.
Öymen ;”Suudi Arabistan’ın, Müslüman Kardeşler ’in, IŞİD’in çıkarına olabilir, hatta ABD’nin ve bazı NATO ülkelerinin çıkarına da olabilir, ama Türkiye’nin çıkarına olmadığı kesindir diyor.
Doğru söze ne denir?
Ben Rusya’nın Türkiye’ye yaptığı yaptırımları elbette önemsiyorum ama daha neler yapabilir düşünmek bile istemiyorum.
Dünyanın iki büyük gücünden teki olan Rusya acaba ABD ile gizli bir anlaşmamı yaptı diye de düşünmeden edemiyorum.
Amaç birlikte haçlı ve Müslüman savaşına döner mi bundan korkmaktayım.
Amerika’nın Türkiye’yi Rusya’ya karşı kışkırtmasının altında ne vardır?
BOP Eş Başkanı olduk ve Diyarbakır’ı ülkenin bir bölümünü savaş alanına çevirdik.
Ülkemizin her tarafında can güvenliği kalmadı.
Ülkemiz içinden çıkılmayacak bir bataklığa sürükleniyor.
Türk Ulusunu parçalamak kimin veya kimlerin işine geliyor iktidarın bunu düşünmesinin zamanı geldi de geçiyor.
Çok zor şartlarda Atatürk’ün önderliğinde nice canlar vererek kazandığımız topraklarımızı, kurduğumuz laik cumhuriyetimizi yıkmaya ve Türkiye’yi parçalamaya, kardeşliğimizi bozmaya hiç kimsenin hakkı yoktur.
Bu kâbus bitmelidir artık…