Ana Sayfa Yazarlar Tünay SÜER – Eğreti ata binen tez iner

Tünay SÜER – Eğreti ata binen tez iner

358
0

CHP Ankara eski milletvekili ve YARSAV eski başkanı Emine Ülker Tarhan CHP den “Yanlış ve zayıf politikaların parçası olmak istemiyorum” diyerek istifa etmişti.
CHP içinde bazı milletvekilleri gibi ulusalcı kimliği ile örgüt tarafından çok seviliyordu ama yönetim ile arası gün geçtikçe açılıyordu.
Parti içinde onun bu ulusalcı kimliğini çekemeyenler ona selam bile vermiyorlardı.
CHP içinde etkin olan muhaliflerden biriydi ve ayrılması için her şey yapılıyordu kısacası.
Cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde kendi isteği dışında Süheyl Batum başta olmak üzere sivil toplum örgütleri ve halk tarafından cumhurbaşkanı adayı olarak seçildi.
Sosyal medyadan, halktan büyük destek almasına rağmen adaylığını açıklamadı.
Çünkü CHP Türkiye’de tanınmayan ve halkın genelinden oy alamayacağı belli olan Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösterdi.
Oysa Tarhan aday gösterilmiş olsaydı seçim ikinci tura taşınabilirdi.
Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası Tarhan, yaptığı açıklamada, “İkinci tura taşıyabileceğimiz bir seçimi ilk turda kaybettik. 14 partinin desteğini alan bir adayın aldığı oyun Erdoğan’dan oy almasını başarı olarak nitelemek, CHP’nin aklıyla alay etmektir. Kılıçdaroğlu çekilmeli ve kurultaya gidilmelidir” demişti.
CHP olağan kurultaya gitti ama Tarhan ne aday oldu ne de her hangi bir listeye girdi.
Oysa ondan genel başkanlığa adaylığı beklentisi vardı.
Muharrem İnce fırsat tanımadı. , Emine Hanıma destek olacağı yerde hemen genel başkanlığa aday olmuş, hatta Tarhan’dan destek istemişti.
Sonrası malum Kılıçdaroğlu tekrar genel başkan seçilmişti.
Bu sebepten olağan kurultaya anlaşmalı kurultay diye gölge düşmüştü.
CHP Olağan kurultayından bir müddet sonra 31 kim 2014 de Emine Hanım partiden istifa etti.
Ayrıldığım kapı kıymetlidir, kurucu partidir. Sorumluluğu vardır, ne yazık ki, yönetenler bunun idrakinde değil” demişti.
İstifa metni aynen şöyleydi.
“Ülkemizin içinde bulunduğu savaş tehlikesini de içeren koşullar nedeniyle çocuklarımızın geleceği açısından olağanüstü önem kazanan 2015 genel seçimleri öncesi partide demokrasinin işletilmesi, seçim yenilgileri ve özellikle de cumhurbaşkanlığını ilk turda iktidara teslim eden hatalardan dersler çıkartılıp, ciddiyetle yol haritası çizilmesi için yaptığım çağrıyı görmezden gelerek, kurultayı bir koltuk kapma yarışına çeviren;
Kurucusunun büyük fedakarlıklarla inşa ettiği devletin yıkılıp, diktiği ağaçların sökülüp, yerine, adına “ak” denilen ucube sarayda somutlaşan otoriter bir devletin kurulması girişimini ve cumhuriyetin köşkünün, hanedan sarayına dönüştürülmesini sessizce izleyen;
Türkiye’nin iç ve dış tehditlerle karşı karşıya olduğu, iş ve terör cinayetleri ile sarsıldığı bu çok kritik dönemde sorumsuz çağrılar, tutarsız tezkere söylemleri, belirsiz politikalar ile halkımızın duyarlılıklarından kopuk muhalefet anlayışında ısrar edeceği anlaşılan CHP yönetiminin olası vahim tercihlerini değiştiremeyeceğimi anladığımdan, iktidar umudu da hedefi de bulunmayan yanlış ve zayıf politikaların parçası olmamak için büyük umutlarla geldiğim CHP’ den istifa ediyorum.”
Onu sevenler haliyle çok üzüldü.
Ayrılmak yerine içeride kalıp mücadele etmeliydi denildi.
Şüphesiz haklı nedenleri olabilirdi ama Anadolu Partisini yanlış isimlerle kurması büyük hataydı.
Anadolu Partisi büyük umutlarla açıldı!
CHP den çok değerli arkadaşlarımız Em. Amiral Türker Ertürk, Prof.Dr. Mustafa Zengin, Siyaset bilimcisi Aziz Cüneyt Yüksel gibi isimler ve bazı CHP liler umut olarak Emine Hanıma katıldılar.
Ne var ki Emine Hanımın partide adeta bazı kişiler tarafından ablukaya alınmış olduğu kısa zamanda anlaşıldı.
Emine Hanımın siyasi deneyiminin fazla olduğunu sanmıyordum.
Çünkü örgütten değil tepeden inerek partiye getirilmişti.
Cumhurbaşkanlığı adaylığında gördüğü sevgi ve ilginin yanlış adamlarla yanlış yerde olduğundan gösterilmeyeceğini biliyordum.
Bunu Kemalistler Platformu olarak yaptığımız bir toplantıda da dile getirmiştim.
Mustafa Zengin, Türker Ertürk ve Süheyl Batum, Aziz Cüneyt Yüksel ile yaptığımız diğer bir toplantıda bu konuyu masaya yatırmıştık.
Mustafa Zengin istifa gerekçesini bize anlatmıştı.
Türker Paşa düşünceliydi.
Belli ki iyi gitmeyen bir şeyler vardı.
Şahsen ben kendisini çok severim ve oradan istifa etmesini ısrarla rica etmiştim.
Hatırladığım kadarıyla Aziz Cüneyt Yüksel ilk ayrılanlardandı.
Tabi toplantıda konuşulanları burada siyasi etik olarak anlatmayacağım.
“Anadolu Partisi, Emine Ülker Tarhan’ın da dediği gibi Türkiye’deki umutsuzluğun, yorgunluğun bir çaresi olarak mı düşünülmüştü acaba?
Yoksa Emine hanımın adından istifa için bir takım karanlık düşüncelerin projesi miydi?
Bu şimdilik belli değil ama hiçbir şey gizli kalmıyor zamanla bunu kokusu da çıkar…
Her halükarda üzüldüm.
Emine Hanımın siyasi kariyerinin biteceğine inanmıyorum.
Gün doğmadan neler doğar derler. Bu söz doğrudur.
CHP ye gelince önümüzdeki kurultayda Kılıçdaroğlunun yeniden seçileceği bellidir.
Delegeler ona göre seçildiler çünkü.
Küçük te olsa bir umudum var belki bu sefer partide büyük değişiklikler olabilir.
Tabi bunu yapacak Kılıçdaroğlunun kendisidir.
Yapmazsa parti bölünür, yeni bir parti mi kurulur orasını bilemem.
CHP bir çınardır, bu ülkenin aydınlık, Atatürkçü, demokrasiyi kardeşliği ve eşitliği savunan gerçek CHP ye ihtiyacı vardır.
CHP kendi özüne dönmeden istediği kadar devşirmeleri toplasın asla halkın gerçek partisi olamaz…
CHP eğreti bir at değildir.
Atatürk’ün kurmuş olduğu, cumhuriyeti kuran kökleri belli bir partidir.
O kökler hiçbir zaman kurumaz daima filizlenir, dallarında çiçekler açar ve ağaç büyür büyür…
Yerlere dökülen tohumları rüzgarlarla dünyanın her yanına uçuşurlar…
Ve tekrar yeşerir kocaman ormanlara dönüşürler…
Anlayana…