Ana Sayfa Yazarlar Tünay SÜER – Türkiye ABD’ye Trabzon’da ÜS açabilir mi?

Tünay SÜER – Türkiye ABD’ye Trabzon’da ÜS açabilir mi?

428
0

Putin, Rus uçağının, IŞİD’in yasadışı petrol sevkiyatını güven altına almak için vurulduğunu iddia ederek,
Uçağımızı vurma kararının, bu petrolün tankerlere doldurmak üzere limanlara sevkiyat yollarının güvenliğini sağlama isteğine dayandığını düşünmek için nedenimiz var” “Türkmenler bahane” diyor.
Putin bu iddiası ile Türkiye’nin IŞİD’ten petrol aldığını söylüyor ki bu büyük bir suçlamadır.
Hangi delile karşın söyledi bunu ispatlaması gerek.
Türkmenler bahane sözleri ise düşündürüyor.
Zira Erdoğan iktidarı boyunca Türkmenler öylesine acılar çektiler ki…
Fazla geriye gitmeye gerek yok.
IŞİD 2014 Ağustos ayında Azez kasabasına bağlı olan 21 Türkmen köyünü ele geçirdiğinde çok ciddi bir Türkmen kıyımı yapmıştı.
Bunları sosyal medyada resimlemiş dünyaya göstermişti.
Üstelik o katliamda kafası kesilen Türkmenlerin naaşlarının toprağa verilmesini de yasaklamıştı.
Bunları gerek sosyal medyadan gerekse yabancı basından okumuş içimiz parçalanarak videoları izlemiştik.
AKP o zaman neden Türkmenleri korumadı diye sorası geliyor insanın.
Bu konuda söyleyecek çok söz var tabi…
Türkmenlerin tanınmış isimlerinden çelişkili açıklamalar gelmekte bu arada.
Mesela, Suriye Türkmenlerinin önemli isimlerinden Ali Türkmani, Esad güçleri ve Rusya Türkmenleri vurmuyor.
Türkmendağı bölgesi yaklaşık 3 yıl önce rejimin kontrolünden çıkmış ve cihatçı grupların kontrolüne girmişti. Bölgede saldırı düzenlenen siyasal özne Türkmenler ya da başka bir etnik kimliğe üye insanlar değil: Cihatçı terörist gruplardır.
Özellikle havadan yapılan operasyonlarda önce hedefler belirleniyor ardından uçaklar havalanıyor.
El Nusra ve ÖSO unsurları gibi tehditler hedef durumunda. Ancak Türkmenlerin hedef alındığı doğru değil ”diyor.
Öte yandan Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, Rus askeri helikopterinin Suriye’nin Lazkiye bölgesinde vurulması ile ilgili olarak Türkmen birliklerinde uçak düşürecek silah yok. “Bizim aslında Rusya ile bir meselemiz yok. Rusya gelip bizi vuruyor”. Bizler öncelikle Esad’a ve IŞİD’e karşı savaşıyoruz diyor.
Sanıyorum onlar da aralarında ikiye bölünmüşler.
Türkiye Esad’a karşı olmasaydı ve ciddi bir dış politika yürütseydi bugün bu kadar kan dökülmeyecekti.
Putin’in ikinci iddiası ise bana mantıksal geliyor.
Kuzey Kafkasya dâhil, Rusya’nın bazı bölgelerinde elinde silahla bize karşı savaşan, savaşmaya çalışan terör örgütleri üyelerinin Türkiye’de boy gösterdiğine uzun zamandır dikkat çekmeye çalışıyoruz.
Türkiye’den, bu uygulamaya son vermesini istedik. Buna rağmen, onların Türkiye’de bulunduğunu, gizli servisler ve polis tarafından korunan bölgelerde yaşadığını, sonra karşılıklı vize muafiyetinden yararlanarak yine topraklarımıza geldiğini gözlemliyoruz
Putin’in bu açıklaması ne derece doğrudur bilemem.
Ne var ki CHP İstanbul 1. Bölge Milletvekili Adayı Barış Yarkadaş bir televizyon programında flaş açıklamalarda bulunmuştu.
Yarkadaş, Cumhuriyet Gazetesi’nin yayınladığı görüntülerdeki MİT TIR’larında ilaç kutularının altından silah çıkması nedeniyle Erdoğan’ın Lahey’de yargılanabileceğini
Cumhuriyet Gazetesine soruşturma açılmasının esas sebebinin bu olduğunu söylemişti.
“Çünkü savaşta tüm dünyanın kabul ettiği belli bir kural vardır. Hiçbir savaş ortamında içinde ilaç olan hiçbir araç durdurulamaz ve seyahat etmesi engellenemez. İlaç kutularının altından silah çıkması istismardır ve uluslararası bir suçtur. Erdoğan’ın korkusu şu; bu Erdoğan’ın Lahey’de uluslararası divanda yargılanmasını gerektiren bir suçtur. Lahey’de yargılamalar kafes içinde yapılır demişti.
Bunu düşünmek bile insanın tüylerini ürpertiyor.
Türkiye için çok kötü bir propaganda…
Çünkü burada söz konusu olan vatanımızdır ve Türkiyedir.
Can Dündar’ın ve Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Erdem Gül’ün tutuklanmaları
akıllara Erdoğan’ın bedel ödetmeye kalkmasının altında bunlar mı yatıyor, gerçek bu mudur sorularına adeta yanıt oluyor.
Can Dündar aynı görüşe değilim, bilhassa Mustafa belgeselini yaptığından beri çok ağır eleştiriler yaptığım bir kişidir.
Bununla birlikte gazetecilerin öteden beri tutuklanmalarını şiddetle protesto etmekteyim.
Çünkü tutuklanan halkın haber alma özgürlüğüdür.
Gelelim söz düellosuna;
Erdoğan Putin’in iddiaları karşısında
“terör örgütleriyle bu tür alışverişi yapacak kadar haysiyetsiz değiliz”
“Bilgim dahilinde (!) böyle bir şey bu güne kadar olmamıştır. Bugüne kadar yasal yollardan petrol almışızdır.”
Böyle bir şey ispat edildiği anda ben bu makamda durmam ama sayın Putin’e diyorum, ‘sen o makamda durur musun? Diyor.
Bence Putin’e verilen cevap yanlıştır.
Bu iç siyasete benzemez.
Camiye ayakkabı ile girdiler, içki içtiler, üstleri çıplak bilmem kaç kişi bacımıza Beşiktaş ‘ta saldırdılar gibi karşısında aldatabileceği bir kitle yok.
Ne var ki akıllı davranıp “Bilgim dahilinde ”böyle bir şey olmadı bugüne kadar demiş.
Haberim yoktu der işin içinden çıkabilir değil mi?
Ha bu arada Putin’in Türkiye’ye uyguladığı yaptırımlar karşısında bu kadar Amerikancı olmasaydık ben olsam şöyle konuşurdum.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne göre Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin savaş gemileri bölgede en fazla 21 gün kalabiliyor.
Şeytan diyor ki;
Rusya Suriye’de Tarsus limanını nasıl büyük bir ÜS haline getirdiyse Türkiye de NATO Kalkanı altında Trabzon’da ABD ye bir ÜS sağlayabilir.
Nasılsa Türkiye’de her taraf ABD üssü değil mi?
Bir tane fazla olmuş ne çıkar?
Blöf sadece pokerde olmaz ya…
Tabi bu önerimin asla gerçekleşmesini istemem ama Putin’e diplomatça yanıt olabilirdi.
Çünkü Putin haklı olsa da Türkiye’ye karşı büyük bir ambargo uygulamakla haksız oldu.
Bu nasıl dostluk ya?
Oysa Türkiye ve dünya için en büyük tehlike Amerika’dır…
Ruslarla dost olmayı tercih ederim.
Son söz,
Velhasıl bize bizden başka dost yok, hepsinin canı cehenneme.
Aslında NATO dan çıkmalı yurdumuzdaki tüm yabancı ÜS’leri kapatmalıyız.
Böyle bir iktidar gelecek mi acaba dersiniz?