Ana Sayfa Yazarlar En büyük aktör Bahçeli

En büyük aktör Bahçeli

417
0

Bahçeli, ‘Derhal silahlar susmalı, mutlak çatışmasızlık haline dönülmelidir’ diyen ‘Akil İnsanlar’ heyetine “Şu pişkinliğe bakın; derhal silahlar susmalıymış, mutlak çatışmasızlık olmalı, taraflar arasında diyalog kurulmalıymış. Ah akılsızlar ah!” diyerek vermiş veriştirmiş.

Sonra, koalisyon görüşmeleri yapan AKP ve CHP heyetlerine de çağrıda bulunarak “AKP ve CHP’ye diyorum; oyalanmayın, savsaklamayın; buyurun hükümeti kurun ve terörün kökünü kazıyana kadar da mücadele edin. “demiş.

Şu Bahçeliyi anlamak çok zor…

Çift ruhlu mudur?

Demas mıdır içinden çıkamıyorum.

Çünkü o kadar dengesiz sözleri var ki…

Bir bakıyorsunuz AKP yi yerden yere vuruyor sonra sıkıştığı anda hemen stepne görevini yapıyor.

İçten pazarlıklı ve sözlerinde asla samimi değil.(Ah bunu birde ona oy verenler anlasalar ya.)

Bakın yine neler konuşmuş:

“Bu akşam tüm önyargılardan arınarak, tüm siyasi ve ideolojik aidiyetleri beklemeye alarak düşünelim, ülkemizin halini göz önüne getirelim. Türkiye’nin bağrı ateşe veriliyor, milletin tarihi hakları kundaklanıyor; vatan evlatları şehit ediliyor; susalım, duralım mı?

Kuzum, oğlum, yavrum, yiğidim, şehidim sesleri Anadolu’nun her ocağından volkan gibi patlıyor, her hanesinden sel gibi yayılıyor. Feryatlar yüreklere taş gibi oturuyor, gözyaşları sağanak gibi yağıyor. Analar, babalar, yavrular inim inim inliyor.

Yarabbi sabır ver! ”diyor.

Ben de diyorum ki senin bu konuşmalarından, ikili oynamandan Allah bizlere sabır versin.

Siyasette atmalar oluyor da bu kadar da olmaz dedirtiyor…

Aslında onu ne dinlemek ne de izlemek istiyorum ama ne yaparsınız istemesem de siyaseti takip eden birisi olarak mecburen takılıyorum.

Şimdi tam zamanıdır sormanın.

Kılıçdaroğlu kendisine “gel başbakan sen ol” teklifinde bulunduğunda, “Merakımdan soruyorum Kılıçdaroğlu? Başbakanlık makamına şahsıma lütfetme yetkisini kimden ve nasıl almıştır…”diye babalanmış durmuştu.

E! Şimdi kendi yaptığı nedir?

Ülkenin halini yeni görmüş, daha doğrusu fark etmiş.

Atı alan Üsküdarı geçiyor neredeyse beyefendi yeni uyanmış güya…

Yersek tabi.

Türkiye’nin bağrı ateşe veriliyor, milletin tarihi hakları kundaklanıyor; vatan evlatları şehit ediliyor; susalım, duralım mı? Diyor ya sakın inanmayın.

“Baba olmamış ki evlat acısını nereden bilsin.”

Bir kere sözleri ile icraatı asla bir değil.

O açıkçası daima tribünlere oynuyor.

Halkımızın bir kısmı da bal gibi yutuyor.

Türkiye 7 Haziran sabahı biraz mutlu oldu ama hemen akabinde çomak sokan o oldu.

TBMM si Başkanlığı seçiminde ne yaptı hepimiz gördük.

AKP den yana olmasaydı Türkiye bugün bu kadar karamsar olmazdı.

Vekillerinden birisi çıktı efendim Baykal’a oy verirlerse tabanı dinsiz partiyi destekledikleri için kızarmış.

Sizler profesör namlı kişiler, tabanınıza CHP’nin dinsiz değil dindar ama dinci yani yobaz olmadığını bugüne kadar anlatmamışsanız, anlatamamışsanız demek ki sizlerde bir eksiklik var.

Arap ülkelerinden bile geri kalmışsınız demek ki…

Uzun lafın kısası hep söylüyorum Bahçelinin boğazı yırtılırcasına bağırmasına aldanmamak gerek.

Ne koalisyona giriyor, ne de destek veriyor amacı Erdoğan’ı desteklemek. Bunu saklamıyor açık açık ta yapıyor.

***

Hükümet kurma çalışmaları kapsamında CHP ile AKP dördüncü toplantılarını meclis çatısı altında yapmışlar. Yine faso fiso bir şey çıkmamış ve bir dahaki toplantı 3 Ağustos Pazartesi günü yapılacakmış.

CHP sözcüsü Haluk Koç:

“Bugün görüştüğümüz koalisyon değil, Türkiye’nin karşısındaki tehditlerle baş edebilecek bir koalisyon kurma sürecidir ”demiş basın açıklamasında.

Doğru söylemiş söylemesine de tehditlerle baş edebilmek için ilk önce eski başbakanı ikna etmek gerek. Malum, seçimi kaybetti ama en yüksek oy yine AKP’de.

Meclis başkanlığını kaybetseydi daha başka türlü olurdu.

Şimdi ne değişti? Hiçbir şey tabi…

Aynı tas aynı hamam ve de devam.

Seçimlere kadar oyalama taktiği ve bir umutla erken seçim.

Başbakan Davutoğlu’nun samimi olarak bir koalisyon kurulması isteğine inanıyorum ama teklif edilen ilkeler Erdoğan’ın kendi kuyusunu kazmak olacağı için sonuna kadar direnecek.

Şu anda AKP üzerinde çok güçlü durumda ve onu alt edecek bir lider de görünmüyor.

Minik başbakan ne yapsın, ancak onun emirlerini yerine getiriyor.

Sanıyorum kendisine güvenmiyor…

***

Ben yazıma dün başlamıştım ama sonlara doğru uyku bastı ve bu güne bıraktım.

Sabah gazeteleri aldım bir de baktım ki yurtsever gazetecilerle neredeyse pişti olmuş yazım.

Bu saatten sonra da değiştirmedim doğrusu.

Beyanatları okudum çoğunda AKİLLER dâhil silahlar sussun açılım devam etsin deniyor.

Bu düşünceye Amerika ve bazı yabancı basın da katılmış.

Hadi canım sizde diyorum.

Onların hiç birisinin canı yanmıyor bekâra karı boşamak kolay misali.

Bir kere silahlar sussun yanlış ifadedir.

Silah ancak yasal olarak güvenlik güçlerinde olur.(Emniyet ve TSK)

Binaenaleyh yasal olarak silah taşımaya hakkı olmayanlar ve askere, polise, sivil halka bu silahı sıkanlar elbette teröristtirler.

Karakollarımız,  şantiyeler basılırken, adam kaçırmak, kahpece sırtından vurmak ve pusular kurmak hepsi bu PKK denilen hainlerdeyken halen ne çözümüymüş bu?

Şu 20 gün içinde 16 şehit verdik onlarca gazimiz hastane köşelerinde canları ile uğraşıyorlar.

Bence Çözüm süreci bitmiştir, vatan savunması başlamıştır artık…

Keşke Erdoğan CHP’nin teklifini kabul etseydi de mecliste bir araştırma komisyonu oluşturulsaydı.

Ben bunu daha önce istememiştin zira o zamanlar Erdoğan açılıma devam diyordu.

“Oslo anlaşmaları ve AKP’nin tavizleri terör örgütünü şımartmıştı.”

Mecliste kurulacak komisyonda konuşulanlar naklen halka duyurulmalıydı.

Bizler biliyoruz da halkın çoğu çözüm, açılım nedir bilmiyor.

Kapalı kapılar ardında konuşulacağına bilhassa yurtsever Kürt kardeşlerimiz de bu hainlerin ne istediklerini anlasalardı.

Milliyetçi olduğunu iddia eden MHP bunu engelledi.

Kime, kimlere hizmet ediyor acaba?