Ana Sayfa Yazarlar Apo’nun itleri…

Apo’nun itleri…

411
0

Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan’ın son haftasında İstanbul Dostluk Derneği’nin düzenlediği iftara katılmışlardı.

Gül yaptığı konuşmada; Türkiye’nin Ortadoğu politikasını gözden geçirmesi gerektiğini belirterek “bu kaosun içerisinde hiç tahmin etmediğimiz sürprizlerle karşı karşıyayız” diyerek Erdoğan’ı uyarmış sanırım.

Erdoğan ise, Türkiye’nin dış politikasının arkasında durarak Gül’e göndermede bulunmuş.

 “İhanet edenler, hırsına yenik düşenler, korkanlar, egolarının kurbanı olanlar, nefesleri kesilenler elbette çıktı. Onları oldukları yerde bıraktık ve biz yolumuza devam ettik ”demiş.

Burada benim takıldığım “biz yolumuza devam ettik ”sözleri oldu.

Allah aşkına bu yol ne yoldur ya?

Birilerinin egoları, iktidarda kalma hırsları yüzünden Türkiye’nin şu haline bakın.

Hani analar ağlamayacak, bayrağa sarılı tabutlar gelmeyecek ve terör bitecekti?

Cilvegözü, Reyhanlı ve Suruç katliamları neden, nasıl oldu acaba?

Türkiye’nin, Irak, Suriye Lübnan ve Libya’nın durumuna doğru hızla yol aldığını görmekteyiz.

Erdoğan’ın tutturduğu yol maalesef Türk Baharına doğru gitmektedir.

Bunu anlaması için daha ne olsun ki?

Verdiği tavizlerle PKK denilen bela iyice silahlandı ve kuduz gibi saldırmaya başladı.

Bir yanda IŞİD denilen katiller ordusu bir yanda PKK.

Gün geçmesin ki bir olay olmasın.

Yine askerlerimiz, polislerimiz kalleşçe vuruluyorlar bayraklara sarılı tabutlar geliyor anaların gözyaşları akıyor.

Şu Suruç’taki katliam tuzu biberi oldu. Gencecik çocuklarımızın parçalanan bedenlerini ağaçlardan topluyor aileler.

Bu satırları yazarken kahroluyorum.

Ne acı bir olaydır, ne berbat bir durumdur bu?

O çocukların Suruç’ta işleri neydi?

Kimler onları orada kurbanlık gibi topladılar?

Neymiş efendim oyuncak dağıtıp kütüphane yapacaklarmış…

Henüz tehlikesi geçmemiş virana dönmüş Ayn-El Arap’ta işleri neydi?

Güvenlikleri temin edilmemiş, herhangi bir istihbarat yapmaya lüzum görülmemiş kurbanlık koyun gibi oraya yönlendirilmişler.

IŞİD bu katliamı henüz üstlenmedi.

O zaman kimler yaptı dersiniz?

STAR Güncelin haberine göre

Jandarmaya teslim olan bir PKK’lı, verdiği ifadesinde 7 Haziran seçimleri öncesi Diyarbakır mitinginde patlatılan bombanın örgüt tarafından yerleştirildiğini, “Bomba patladıktan sonra örgüt artık seçimler garanti, bizim işimiz kolaylaştı diyerek sevindi” demiş.

Açıkçası benim de aklıma gelmiyor değildi.

Bunlar Amerika’nın yaptığı eylemlere benziyor.

Amerikalı iki üniversiteli genç yıllar önce Amerika’nın (şimdi adını unuttuğum) bir yeri işgalden önce kendi ajanlarını oraya gönderdiklerini ve sabaha karşı kaldıkları otel dâhil her tarafı bombaladıklarını anlatmışlardı.

Kana doymayan vampir Amerika’nın çıkarı için yapmayacağı şey yoktur.

İsteyen Amerika’nın kanlı tarihi diye internetten arasın görsün.

Obama utanmadan PKK/PYD bizim stratejik ortağımızdır. Suriye’deki kara gücümüzdür demedi mi?

Allah seni bildiği gibi yapsın Obama. Bizim yıllardır mücadele verdiğimiz binlerce kişinin ölümünden sorumlu bir terör örgütü sizin nasıl stratejik ortağınız olur?

Bu ne kepazeliktir?

IŞİD’i var eden de Amerika’dır. Ne var ki IŞİD’den daha tehlikelidir Amerika ve dünyanın başında kara bir beladır.

Ahtapot gibi her yerde kolları vardır.

İstihbaratımızı dinliyor, terörü besliyor, eğitiyor.

Bunu da açıkça söylüyor.

Ben Suruç’taki katliamda da onun parmağı olduğunu, PKK’yı kullandığını düşünüyorum.

Nitekim Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu sürerken yaptığı açıklamada, Suruç saldırısıyla ilgili olarak HDP’ye yönelik sert suçlamalarda bulunmuş.

“Allah korusun, ölenlerin içerisinde ne belediye yöneticilerinden ne HDP il ve ilçe yöneticilerinden bir kişi var. Bunların o topluluk içine özel olarak sokulmadığı uzakta kaldıkları ayrıca bir istihbarat konusudur “diyor.

Açıklaması çok sarsıcı ve dikkat çekicidir.

Bülent Arınç ayrıca yine önemli bir tespitte bulunuyor.

“Suruç belediyesine ait bu kültür merkezinde güvenlik kameralarının olduğu söylenmiş ama 10 aydır kullanılmaz olduğunu öğreniyoruz. Güvenlik kameralarının olmadığı bir yerde arama yapılmasına izin verilmiyor. Buradan bir amaç çıkarabilirsiniz “diyor.

Bizler bunları yeni öğreniyoruz.

Kameraları çalışmayan, güvenliği olmayan ve de yanlarında hiçbir HDP li vekilin, yetkilinin olmadığı 350 gencin sorumluluğu HDP’nindir.31 gencimizin ölümlerinden onlar sorumludurlar.

Yine Kudurdular…

Bu katliam yetmezmiş gibi dün Adıyaman’da PKK saldırısı ile bir şehit verdik iki askerimiz yaralı şu anda hastanede canları ile uğraşıyorlar.

Şanlıurfa Ceylanpınar’da iki polisimiz evlerinde uyurken balkondan giren Apo’nun Fedaileri denilen PKK’lılar tarafından beyinlerine kurşun sıkılarak şehit edildiler.

Ulan bu ne hainliktir be?

Kusura bakmayın terbiye sınırlarımı aşıyorum artık.

Bunlar insan olamazlar. Bırakın uyuyan iki polise sıkmalarına, unutmadık bunlar kundaktaki bebelere bile sıktılar.

Allah belalarını versin.

Caniler Suruç’a misilleme olarak yaptık demişler.

Cinayetlerinden sonra birkaç dakika mesafedeki sınır hattından geçerek PYD denetimindeki Suriye‘nin Rasulayn İlçesi’ne gittikleri tespit edilmiş.

Canına okuyayım sınır, sınır değil yolgeçen hanı.

PKK yol kesiyor, karakollara saldırıyor, Araçları yakıyor, katliamlar yapıyor.

Bana kimse BARIŞ, AÇILIM, ÇÖZÜM filan demesin artık.

Barışınız açılımınız batsın.

Yeter artık be!

Her gün çocuklarımızı yitirmekten, gözyaşı dökmekten canımız burnumuza geldi,

Bundan böyle PKK yaptıklarının karşılığını bulmalıdır.

Ey geçici Hükümet askerimizin elini, kolunu rahat bırak ve gereğini yap artık.

Öyle sarayda oturup başsağlığı dilemekle olmuyor…

Bir bakarsın bu fedai itler saraya da canlı bomba gönderiverirler…