Ana Sayfa Yazarlar İnceldiği yerden kopsun…

İnceldiği yerden kopsun…

376
0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, erken seçimin şantaj gibi kullanılmasına itiraz ederek “Gideriz seçime kıyamet kopmaz ama Türkiye kaybeder” demiş.

Türkiye AKP ile 13 senedir ne kazandı ki zaten…

Tam bir fırsat çıktı, demokrasi kapısı aralandı derken şu huysuz Bahçeli ve kaprisleri yüzünden tekrar kapandı.

Söylemeye gerek yok anladınız…

Meclis başkanlığı seçiminde yaptığı tabi!

Koalisyon kuruldu, kurulacakla yatar, kalkar olduk.

Matematiksel olarak baktığımızda CHP, MHP ve HDP’ nin milletvekili sayılarının toplamı AKP’yi geçiyor ve birlikte bir hükümet oluşturabilirler.

Bu olmayacak duaya amin demek gibi bir şeydir.

Gerek CHP gerekse MHP tabanları ve her iki partiye oy verenler HDP li bir koalisyonu katiyen istemiyor.

Haydi, tabandı, tavandı dinlemeyip, memleket menfaatidir diyerek üçlü bir koalisyon kurdular diyelim, öyle bir şey olabilir mi sizce?

Birincisi HDP’nin kendi menfaatine uygun olmayan hiçbir tasarının altına imza atmayacağı bellidir.

İkincisi, HDP için öncelikli mesele APO’nun özgür bırakılması ve yerel yönetimlerin özerkliğe geçirilmesidir. Yani demokratik çözüm dedikleri Güneydoğu bölgemizde bir Kürt devletinin

kurulması vatan topraklarının bölünmesidir.

Türkiye Partisi olacağız diye yola çıkan HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın barajı aşar aşmaz Kandil’den talimat alınca nasıl değiştiğini gördük. Kırk yıllık Kani olur mu Yani hesabı…

MHP asla HDP ile bir araya gelmeyeceğini söylüyor.

CHP’nin vekil sayısı 132,MHP’nin vekil sayısı 80, İkisinin toplamı 211 yapıyor. AKP’nin tek başına milletvekili sayısı 258 olunca,  iki partinin oyları mecliste yasa çıkartacak güç birliğine yetmiyor.

AKP+CHP 390 milletvekili toplamı ile gayet rahat hükümet oluşturabiliyorlar ama CHP’nin ortaya koyduğu ilkeler Erdoğan’ın canını yakacağı için mümkün görülmüyor.

Yani kördüğüme dönüşmüş bir durum var ortada.

Kısacası içinde AKP’nin olmayacağı bir hükümet oluşmuyor.

Üç alternatif var AKP+ CHP veya AKP+MHP veyahut da AKP+HDP koalisyonu.

Ne işse AKP çözüm sürecini birlikte yürüttüğü HDP ile şu sıralarda ters düşer görünüyor.

Sanki birbirlerine düşmanlarmış gibi atıp tutuyorlar.

Buna asla inanmıyorum, bir oyun olduğunu düşünüyorum.

Çünkü ikisi hükümeti oluştururlarsa muratlarına ereceklerini var sayıyorlar.

Yeni anayasa, özerlik, bebek katilinin özgürlüğü ve Erdoğan’ın sultanlık hayalinin gerçekleşmesi gibi…

(Tabi bunlar onların hayalidir, Türk Milleti asla izin vermez ve ortalık kan gölüne döner..)

Ha, Mecliste muhalefet olacak ama tıpkı 13 yıldır olduğu gibi. Çünkü 338 ze karşı 211 yine bir şey yapamayacaktır.

AKP’nin içinde olmayacağı hiçbir hükümet kurulamayacaktır demektir bu durumda.

Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık hesabına geldik yine…

Erdoğan’ın hesapları bambaşka tabi! O, AKP’li AKP siz hiçbir koalisyona sıcak bakmıyor.

Yolsuzluk iddiaları, anayasayı yok sayması, hiçbir kurala uymaması, saray tartışmaları ve sonunda yüce divanda yargılanma korkusu onu bir ümitle yeni seçime itiyor.

Erdoğan’ın sözleri belli ediyor zaten.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’a

“Diyelim ki seçimlerden birinci çıkan parti bunu başaramadı, ikinci çıkan da hükümeti kuramadı… Böyle bir durumda, Anayasa gereği, tekrar sandığa gitmek kaçınılmaz olur” demesi de düşüncesini açıkça meydana çıkartıyor.

Bu arada Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun , koalisyon kurmak için çabaladığını görüyoruz..

Erdoğan’dan bağımsızlaşmak için, AK Parti’nin içinde olduğu herhangi bir koalisyonu kurtuluş olarak gördüğünü anlıyoruz.

Haksızda değil dibine kadar bakanlarıyla birlikte yolsuzluğa batmış AKP’ni ve kendisini Erdoğan vesayetinden kurtarmak istiyor.

CHP’nin şartlarını kabul ederse sınır ötesindeki tehlikeyi de görerek Türkiye’nin selameti için

böyle bir birlikteliği gönlümüz razı gelmese de sanırım düşünmeye başlayacağız.

Ha şartlar olmadı kabul edilmezse o zaman inceldiği yerden kopsun. Seçimse seçim.

Hodri meydan deriz.

Benim gönlüm seçimden yana zaten…

Ya batarız, ya da kurtuluruz…