Ana Sayfa Yazarlar Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a

Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a

257
0

Aslında sana sevgili cumhurbaşkanım demek isterdim ama sen cumhurbaşkanlığı seçiminden önce,

“Eğer seçilirsem tarafsız Cumhurbaşkanı olmayacağım”; seçildikten sonra da;

“Ben, belli bir kesimin cumhurbaşkanıyım ”dediğin için,ben ve benim gibilerin cumhurbaşkanı olmadığından…

Birinci sebep bu…

İkincisi ise Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri hiçbir parti genel başkanı, başbakanı, cumhurbaşkanı halkın parasını şahsi egoları için böylesine har vurup harman savurmadı.

Özelleştirme adına (2013 ‘çe göre) on yılda 124 kamu malını satmadı.

(Satılanlar arasında fabrikadan sosyal tesis, otoyol ve köprüden dolum tesislerine, iş hanından lüks otellere kadar birçok kamu malı yer almaktadır.)

Üstüne üstlük 41 milyar dolar gelir elde edilirken on yılda171 milyar dolar bütçe açığı vermedi.

Yine hiçbir başbakan döneminde keyfi olarak böyle bir saray (AK- SARAY) yapılmadı.

Üstelik halkın büyük bir bölümü emaneten oturduğu evin kirasını ödeyemezken, yüz binlerce işsiz,  zengin ile yoksulun geliri arasında uçurumlar varken…

Hiçbir başbakan ve yakınları hakkında böylesine devasa sonradan zenginlik görülmedi.

Yine hiçbir başbakan hakkında evinde milyarlarca para sakladığı, İsviçre bankalarında yüklü meblağ parası olduğu söylenmedi.

Ve gelmiş geçmiş hiçbir parti Türkiye Cumhuriyetini yıkmak için böylesine aleni uğraşmadı.

Hiçbir parti komşuları ile (Suriye-Irak) arasında her hangi bir sorunu yokken o ülkenin parçalanması için gayret sarf etmedi…

Ve… Hiçbir başbakan kırk bin vatandaşının ölümüne sebep olan terörist başı ile müzakere etmedi.

Hiçbir başbakan, Güneydoğu ve Doğu bölgemizdeki topraklarımızı PKK ya peşkeş çekmedi.

Yazmaya kalksam sayfalar yetmez, uzun bir kitap olur…

Bundan ötürü makamına ne kadar saygım olsa da sen istemediğin için ve yaptıklarından, bu millete çektirdiklerinden ötürü sana şimdiki konumunda hitap edemiyorum.

Kusura bakma…

***

Milli Güvenlik Kurulu (MGK) senin başkanlığında dün (28.06.2015) beş saat süren toplantıda Suriye’deki hadiseler etraflıca değerlendirilip, muhtemel tehditler ele alınarak sınırlarımızda alınan ilave güvenlik tedbirleri üzerinde durulmuş.

Ve sonuçta şöyle bir karar çıkmış;

“Milletimizin kardeşlik duygularını ve bir arada yaşama iradesini zayıflatarak ülke genelinde vatandaşlarımızın güvenliğini ve hayat hakkını ortadan kaldırmayı hedef alan terör örgütlerine yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğinin altı çizilmiştir.”

Günaydın mı, hayırlı akşamlar mı diyeyim şaşırdım.

Yoksa yine sağ gösterip sol vurmaya mı kalkacaksınız?

Size inanmak o kadar zor ki…

Esat, tarafınızdan ESET olduğundan beri ne ülkemizin ne vatandaşlarımızın ne de Suriye halkının güvenliği kalmış mıydı ki?

Yerlerinden yurtlarından olup Türkiye’ye sığınan iki milyon olduğu söylenen Suriyelinin hallerine baktığımızda içimiz sızlıyor.

O insanlar çoluk çocuk sokaklarda yatıp kalkarlarken, dilenirlerken sen ey Tayyib Erdoğan, 1150 odalı sarayında rahat uyuyabiliyor musun?

Sahi çok merak ettiğim şunu da sorayım yeri gelmişken.

Karı koca topu topu iki kişisiniz. Her gece başka bir odada mı uyuyorsunuz?

Hesap ediyorum yedi ceddini getirsen o sarayına yine odaları dolduramazsın.

Peki, neden dev bir saray?

Neden bu kadar masraf?

Aklım ermiyor!

Padişahların bile böyle bir saraya onca cariyeye sahip olmalarına rağmen ihtiyaç duymadıkları bellidir.

Diyorsun ki bu “benim şahsi malım değil.”

Benden sonra gelecekler de burayı kullanacaklar.

Senden sonra kimin, hangi şehzadenin geleceğini hayal ederek mi yaptırdın orasını!

***

Bir yanda PKK diğer yanda IŞİD, sınırlarımızda ki tehlikeler ile Türkiye büyük bir açmazda.

Bunların olabileceği hiç aklına gelmedi mi?

Varsa yoksa derdin Esad’ı devirmek…

Esad’ı devirmeyi istediğin kadar Türkiye’yi ve içine düştüğü durumu düşünseydin.

Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüklerini savunan bir politika yerine tam tersini yaptın.

Suriye’nin parçalanması durumunda sıra Türkiye’ye gelecek diye düşünemedin mi?

Sana bir Eş Başkanlık verdiler. Ortadoğu’nun eş başkanlığı sözüm ona…

Ne işe yaradı?

Binlerce Müslümanın hayatına mal oldu…

Tüm olanları senin başına aslında Abdullah Gül’ün sardığını düşünüyorum ama akıl var fikir var denir.

Şayet kendisi Dışişleri Bakanı olduğu dönemde, ABD Dışişleri Bakanı Powell ile Ankara’da “2 sayfa 9 maddelik anlaşmayı imzalamamış olsaydı sende buna rıza göstermemiş olsaydın Türkiye bu hale gelmezdi değil mi?

 

***

Amerika kime yar olmuştur bu güne kadar ki bize yar olsun.

Kendi çıkarından başka insanlık adına bir şey yaptığı görülmüş müdür?

Türkiye’yi Irak savaşında bataklığın içine çekmek istedi ama başaramadı.

Türkiye’yi parçalamak için her şeyi denedi bunda da başarılı olamadı.

Şimdi kendi yetiştirip beslediği teröristleri ülkelerin üzerine sürüp iç kargaşa çıkartıyor, binlerce masum insanını ölümüne sebep oluyor.

Oysa NATO tüzüğünde, “üyelerin her birinin bir diğerini ideolojik düşmanlara karşı korumak ile sorumlu tutar ”deniyor.

Amerika terörü besleyerek, bir ülkeye saldırtmakla suç işlemektedir.

Bu suça neden ortak olmaya kalkıyorsun?

                                                        ***

Türkiye’nin sınırlarında oluşturulacak bir koridora mani olmak için yapmak istediği harekâtı

Daily Beast sitesi, hemen duyurmuş.

Türkiye, Suriye’yi istila etmeyi planlıyor. Ancak IŞİD’i durdurmak için değil, Kürtleri durdurmak için” demiş!

(Vay vay vay! Kürtleri nasıl da düşünürmüş, gözlerim yaşardı!

Davutoğlu “Türkiye’nin sınır güvenliği bağlamında kendi sınırlarını koruyacak kudrete ve askeri kapasiteye sahip bir ülke olduğunu, Sınır ötemizde ortaya çıkacak ve Türkiye’nin içini etkileyebilecek, bölgesel dengeleri ortadan kaldırabilecek gelişmeler karşısında da kayıtsız kalmayız ”diyor.

Yahu sizler ne biçim adamlarsınız ya?

Daha ne olsun ki?

Komşumuzda yangın var insanlar boğazlanıyor, yok yere katlediliyorlar kılınız kıpırdamıyor.

Hem de sizin yaptığınız yanlış politikalar yüzünden…

Kıldığınız namaz, tuttuğunuz oruç Allah katında kabul görüyor mu acaba?

Size gelince Sayın Erdoğan, artık lütfen aklınızı başınıza toplayın tüm Türkiye’nin cumhurbaşkanı olun.

Şu fani dünyada öte tarafa birkaç metre kaput bezi ile gidiyor gidenler, tabi o da nasip olursa…

Ölümden başka her şeye çare vardır.

Biz birbirimize düşman değiliz. Aynı ekmeği, aynı suyu içen, aynı gök kubbenin altında Laik, Bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin evlatlarıyız. Söz konusu vatandır…

Bir kere düşün derim.

 

Not: TBMM’sinde Meclis Başkanlığı için yapılan oylamada CHP beş fire verdi. Kılıçdaroğlu bunun hesabını sormalı ve bizlere vermelidir.