Ana Sayfa Yazarlar Küstahlar…

Küstahlar…

379
0

Teşbihte hata olmaz…

Köprüyü geçene kadar ayıya dayı derler, işte aynen o hesap…

Saz çalıp türkü söyleyen, kardeşlikten, özgürlükten söz eden, Türkiye Partisiyiz diyerek milleti kandıran HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’a seslenmek istiyorum…

Barajı geçer geçmez hatta üzerinden henüz birkaç saat bile geçmeden

İmralı’dakine minnetini bildirip teşekkür ederek rengini belli ettin.

Emanet oylar dedin, Kandil’den tam tersi söylenince birkaç gün ortalarda görülmedin.

Seni merak edenlerin yanı sıra seçim çalışmalarında fazla yoruldu tatili hak etti diyenler de oldu.

Nihayet ortaya çıktın.

Dicle Haber Ajansı’nın haberine göre, Diyarbakır’da bir iftar çadırında iftarını açmışsın oradan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtlamışsın.

Demişsin ki;

“Bazı partilerin milletvekilleri özellikle kendilerine her mikrofon uzatıldığında, partimize hakaret ederek, partimizin meşrutiyetini tartışmaya açarak konuşmalarına başlıyorlar. Bunlara şunu söylemek istiyorum.

Eğer HDP barajı geçemeseydi, siz şu anda koalisyon falan tartışıyor olmayacaktınız… Eğer barajı aşmamış olsaydık şu anda AKP’nin tahakkümü altında eziliyor olacaktınız.Muhtemelen genel başkanlarınız istifa sürecini yaşıyor olacaktı ve siz yeni genel başkanlarını tartışıyor olacaktınız.

Vay, vay be!

Sözleri insanın ciğerine ok gibi saplanıyor adeta.

Kendisine, partisine kimler hakaret etmiş veya ediyor bilemem böyle yapmışlarsa ayıp etmişler derim.

Nara atar gibi, böğürerek konuşmak, hakaret etmek kişinin haklı olduğunu göstermediği gibi suçluluğun bir belirtisidir.

Karşısındakini bastırmaya kalkmaktır.

Hakaret çözüm değildir.

Nasıl bu noktaya geldik, benim nerede hatam oldu diye düşünmelidir aslında.

Ne var ki AKP sayesinde siyasetin üslubu öylesine kirlendi ki bir kadın olarak burada yazamayacağım sinkaflı sözler TBMM lifsine bile girdi.

Namus, şeref, haysiyet yerlerde sürünür oldu ve ne yazık ki onlarda değerlerini kaybettiler nerdeyse.

“İspat edemeyen namussuzdur, şerefsizdir “gibi…

***

AKP ve işbirlikçileri sayesinde bir takım masum halkı kandırabildiniz. Aman AKP den kurtulalım ayağına gidilmesi sadece bir proje idi.

Aslında sahalarda kayıkçı kavgası yapılıyordunuz.

Amaç bu günleri yaşatmaktı.

Cumhuriyet gazetesi 20 Mayıs tarihinde HDP için AKP yeniden iktidar olursa, dışarıdan destek verme fikrine uzak değiller ”diye yazmıştı.

Zatıâlinizden hemen yanıt gelmişti.

Ne içeriden, ne dışarıdan desteklemek gibi bir niyetimiz yok!

Sonra ne oldu durumu  “Ak Parti ve CHP bizim ilkelerimizi de içine alacak bir koalisyon kurarsa biz dışarıdan destek sunarız ”a getirdiniz?

Amacınız zaten buydu sizin.

Bir tiyatro oyunu gibi çok güzel oynadınız ve halen oynuyorsunuz

CHP ve MHP tabanının AKP ile koalisyona iyi bakmayacağını biliyordunuz.

Her hâlükârda beş seçim kaybeden CHP yönetiminin bu koalisyonda olmak istediğini de biliyordunuz. Halka yeni bir AKP korkusu yaratmak için türlü entrikalar çeviriyorsunuz bence.

Koalisyon kurulamazsa AKP seçime gider…

Bırakın aldatmacayı.

Yeni seçim hanginizin işine gelir ki?

Bunu siyaseti yakından takip eden her aklıselim insan anlar.

Bir yandan Kandil ile işbirliği ve silah bırakmama tehditleri bir yandan da sanki mecbur kalınmış durumu yaratma peşindesiniz…

Seçim çalışmalarında neden şimdi rahatça söz ettiğiniz ilkelerinizden bahsetmediniz?

Neden Apo’ya özgürlük ve Kürdistan’ı kuracağız diyemediniz?

Halkı kandırdınız, Türkiye partisi olacağız dediniz.

Yalancılar…

Kendisine bir çift sözüm var.
Ey Selahattin Efendi,! Sen yat kalk önce Amerika’ya sonra BOP Eş Başkanı Erdoğan’a teşekkür et.

Ha… Onlardan önce de o bahsettiğin genel başkanlara teşekkür et. Çünkü onlar genel başkan olmasaydılar ne Türkiye bu hale gelirdi, ne de sen böyle konuşabilirdin.

Bu ülkeye Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten başka onun urubu kadar vatansever bir lider gelmemiştir.

Yanarım, yanarım ona yanarım.

Ama şuna gönülden inanıyorum ki gün gelecek bu ülkenin üzerinde tekrar güneş doğacaktır.

Çünkü Mustafa Kemaller halen bu ülkede yaşıyorlar ve pusuda bekliyorlar…

***

Not: 91 yaşında vefat eden Türkiye’nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e rahmet, ailesine baş sağlığı dilerim.

Ayrıca bu ülkede bir günde onlarca gençlerimiz şehit oldular yas ilan edilmedi şimdi üç günlük yası anlamakta zorlanıyorum.