Ana Sayfa Yazarlar AKP kendi ayağına kurşun sıkıyor…

AKP kendi ayağına kurşun sıkıyor…

369
0

Birkaç gün önce Sabahattin Önkibar, Aydınlık Gazetesindeki yazısının küçük bir bölümünü Şampiyon Galatasaray’a ayırmıştı.

Galatasaray nasıl şampiyon başlığında kısa notlar tutmuş. Beş ve altıncı bölümde yazdıkları bir Galatasaraylı olarak hiç hoşuma gitmedi.

Efendim, AKP zirveleri ve Futbol Federasyonunun Fenerbahçe’ye hasım olmaları, Aziz Yıldırım’ı Fenerbahçe ve futboldan tasfiye etme projesinin yürürlükte olması, sezonun en iyi futbol oynayan takımı Beşiktaş’ın lidersiz olması sebebiyle şampiyon olmuşmuş…

Üstadın hangi takımı tuttuğunu bilmiyorum ama Galatasaray’a haksızlık yaptığını düşünüyorum.

Ben çocukluğumdan beri hasta bir Galatasaraylıyım, zaman zaman eleştirdiğim çok olmuştur. Kaybettiği maçlarda büyük bir haksızlık olmadıysa, takımımı yerden yere vururum ve karşı takımı alkışlarım.

Centilmenlik budur sanırım.

Siyaseti takip etmekten epey zamandır futbolu takip edemedim ve hatta Galatasaray’ımın şampiyon olmasına sevinemedim bile desem, lütfen inanın.

Türkiye üzerinde bu kadar kara bulutlar dolaşmadan önce hiçbir maçı kaçırmazdım. Takımın her şampiyonluğunda kocaman Galatasaray bayrağımı pencereden sarkıtır, içim neşe dolar, sevinirdim.

İlle velakin bu iktidar var ya, adeta sevinçlerimizi, neşemizi, mutluluklarımızı bizlerden çaldı.

Yarınlarımıza şüphe ile bakarken geçim derdine düştük.

Binlerce işçimiz hak arama peşinde, bir o kadar üniversite bitirmiş gençlerimiz işsizlikten perişan,

açlık, yoksulluk diz boyu…

Galatasaray kazansa, Fenerbahçe kazansa karınları mı doyacak?

Bırak be Sabahattin Usta, sevinebilenler Türkiye’nin şu halinde biraz neşelensinler ha!

Haklısın, Fenerbahçe’nin başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi.

2011den günümüze halen Fenerbahçe ile uğraşılıyor.

Ama bu ülkede neler olmadı ki?

Bir Genel Kurmay Başkanımız bile örgüt kurmaktan zindana atıldı değil mi?

Bir şike davası tutturdular gidiyor. Bana kalırsa bu da tıpkı Türk Ordusuna yapılan kumpas gibi bir komplodur.

Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe’ye küresel saldırı yapıldı bunu biraz aklı olan her dürüst fert anlayabilir.

Benim Galatasaraylı olmam Fenerin haklı olduğu bir davada yanında olmamamı gerektirmez.

Fenerbahçe Türkiye’nin güzide takımlarından biridir. Sanırım Türkiye genelinde 20 +25 milyon belki daha fazla taraftara sahiptir. Kısaca Fenerin davası Türkiye’nin davasıdır. Öyleyse bu demektir ki vatanını seven herkes Fenerbahçe’nin haklı davasında yanında olmalıdır. Birlik olursak ki mecburuz, Aziz Yıldırım’ı, Fenerbahçe ve futboldan tasfiye projesi asla gerçekleşemeyecektir.

                                                              ***

8 gün sonra sandıklara gidiyoruz.

İktidara ya tamam diyeceğiz ki bu Türkiye’nin tamamen Ortaçağa dönüşü olacaktır ya da sandıkta Atatürk Cumhuriyetini yaşatıp aydınlık günlere döneceğiz.

Siyaset ve hukukun bu kadar yerlerde süründüğü bir devri inşallah Türkiye bir daha yaşamaz.

Böyle diyorum çünkü hukuk baskı altında siyaset edepten çıkmış.

Yalanlar, ağza alınmayacak küfürlü sözler, yolsuzluklar hep bu iktidar döneminde ayyuka çıktı. Eskiden bir edep, bir hayâ vardı bugün mumla arar olduk.

Şeref ve namus kavramları adeta anlamını kaybetti.

Erzurum’da bir çift resmi nikâhtan önce İmam nikâhı kıydırdıkları için aldıkları ceza sonucu (AYM)

Anayasa Mahkemesine müracaat etmişler. Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz misali Anayasa Mahkeme Üyeleri 4 de karşı 12 oy ile resmi nikâhtan önce imam nikâhı kıyan imamlara ve kıydıran çiftlere ceza verilen yasayı iptal etmiş.

AKP nihayet Atatürk’ün kadınlara verdiği hakları Anayasa Mahkemesi üyelerinin oylarıyla yok etmiş oldu böylece.

Resmi nikâh çöpe atıldı adeta.

Demek oluyor ki resmen eskiye dönüş…

Fazla konuşmaya gerek yok şeriatın adım sesleridir çünkü. Aile yapısının içine edilmesidir bu.

Kadınları eve kapatmanın başka bir yoludur bu.

İmam nikâhının önünün açılması demek kadın özgürlüğünün sonu demektir.

Devrim ve laiklik ilkelerinin yok edilmesi demektir.

Oysa 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu’nun amacı, resmi nikâh müessesesi ile kadının sosyal konumunu güçlendirmek, aileyi, ana ve çocukları korumaktı.

Şimdi bundan sonra erkek 4 kadın da alabilecek imam nikâhı ile, üç kez boş ol deyince de kadın kullanılmış mendil gibi atılacak.

Bu zamanda çol çocuk derken 4 kadına bakabilecek erkek var mı acaba?

Tabi tuzları kurular hariç… Bakan makan, vekil mekil!

Erkeğini başka kadınla paylaşmak aklı başında bir kadın için bırakın nafakayı, malı mülkü onur kırıcı olduğu kadar ölüm demektir.

Sanırım kadınların çoğu bundan habersiz çünkü çok yeni bir olay ama Kadın Dernekleri ayağa kalkmalı ortalığı ayağa kaldırmalıdırlar.

***

Her türlü hukuksuzluğun iktidara serbest olduğu seçimlerde, günlerdir Erzurum’dan CHP ‘nin Erzurum adayı Gonca Aytaş’ın feryadını CHP nihayet duydu.

Aytaş’ın seçim tırını kente sokmamak, seçim çalışmalarına engel olmak, engellemek ne ararsanız yaptıran bir iktidar daha neler yapacak kim bilir…

İlçe Seçim Kurulunu filan takan yok.

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ve iki vekil Erzurum’a gidiyorlar.

İşe bakın…

Gürsel Tekin’in kullandığı CHP seçim TIR’ı bile polis engeline takılıyor.

Tekin: Burada hukuk, kurumlar her şey bitmiş. Valinin, belediye başkanının, hâkimin inisiyatifi yok. Hâkim kararı uygulanmıyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “başkanlık sistemi ”buraya gelmiş.

Herkes talimat aldığını söylüyor ama talimat veren ortada yok. Benim önümü keseceğine git silah dolu TIR’ların önünü kes demiş.

Güldüm bu sözlere…

Şimdiye kadar nerelerdeydiniz demek geldi içimden…

Ağlanacak halimize gülüyoruz…

***

Erdoğan’ın başkanlığı Adana’da sökmedi desek yeridir.

Vatan Partisi her türlü zorluğa karşı dün mitingini yaptı. Adanalılar şanlarına yakışır biçimde Vatan partisini desteklediler.

Adanalıları kutlarım.

Dadaşlar diyarı Erzurum bence sınıfta kaldı. Bir kadın adaya karşı yapılanları şiddetle kınıyorum. Ne biçim dadaşsınız siz ya? Bir kısmı Gonca Aytaş’a sahip çıkmışlar ama diğerleri neredelerdi acaba?

Bu yasaklar, engeller halkın AKP ye karşı kızgınlığını daha çok artırıyor ve halkı iyice biliyor.

AKP kendi ayağına kurşun sıkıyor farkında değil…

Farkında oldukları sadece eridikleri ve halkın artık onlara inanmadıklarıdır.

Bundan ötürü çılgınca şeyler yapıyorlar, yasa masa dinlemiyorlar.

Ne yaparlarsa yapsınlar bundan sonra tek başına saltanatı devam ettiremeyeceklerdir.

Yıkılıyorlar.

Az kaldı…