Ana Sayfa Yazarlar Yediği ekmek boğazında kalsın…

Yediği ekmek boğazında kalsın…

447
0

PKK hangi kalıba girerse girsin, PKK’dır.

Gelelim HDP ye;

HDP önce BOP ile ilişkisi olan bir Washington projesidir, bunu halen anlamak istemeyenlerin ya gizli bir yandaşlığı vardır ya da yeterince bilgi sahibi değillerdir.

İkincisi Öcalan ve Kandil’in direktifiyle kurulmuş bir partidir.

HDP tıpkı BDP gibi bebek katili Öcalan’ın ve Kandil’in vesayeti altındadır.

HDP’ni desteklemek binlerce şehidimizin kemiklerini sızlatmak, gazilerimizin kalplerini kavurmak demektir.

Lütfen biraz insafa geliniz.

Mecliste olan BDP diye bir partileri var o zaman bu ikinci parti neden kuruldu acaba?

Hiç düşündünüz mü?

Kürt Halkının çoğunun gözünde ırkçı olarak yani “Bölücülerin, Kürtçülerin” partisi imajını yaratmış olmasından ötürü ihtiyaç duyuldu.

Devlet tarafından adeta terk edilmiş Güneydoğu ve Doğudaki halktan baskıyla, tehditle aldıkları oylar, onları istedikleri yere taşıyamadı, bir nedeni de budur.

Washington düşündü taşındı, sonunda Batı illerimize yerleşmiş marjinal sol grupların ve Kürt kardeşlerimizin desteğini almak için HDP projesini devreye soktu.

Şimdi gerek basında gerekse yandaş televizyonlarda sözde aydınlar şişirip duruyorlar.

Benim anladığım bu.

Anlayamadığım CHP ‘nin tutumudur…

Bakınız daha önceki yazılarımda da yazmıştım.

Selahattin Demirtaş’ın şirinlik abidesi olmasına isteyerek veya istemeyerek CHP yardımcı oldu.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ekmeleddin gibi, halkın tanımadığı bir sağcıyı aday göstermesi ve tepkilere karşın Kılıçdaroğlu’nun tıpış tıpış gidip oy vereceksiniz sözlerinin geri tepmesi de diyebiliriz buna.

Adam genç, eh yakışıklı da sayılır, saz çalıp türkü söylemesi de ayrı bir avantaj olmuştu kendisine.

Bunca avantajına rağmen onun bir bölücü ve melek yüzlü bir şeytan olduğu unutulmamalıdır.

Oylar bölünmesin, HDP mutlaka barajı aşmalıdır yoksa oylar AKP ye gider sözleri bir aldatmacadan başka bir şey değildir.

Unutmayalım ki gerek AKP, gerekse HDP yeni anayasada Türk kavramının kaldırılmasını isteyen partilerdir.

Yani, ha Ali ha veli…

Her iki parti de Atatürk’ü ve onun kurmuş olduğu cumhuriyeti yıkmak, Türklüğü silmek isteyen partilerdir.

Bu böyle biline…

***

Bir örnek verirsek Demirtaş CNN Türk’te katıldığı canlı yayında Ermeni soykırım iddiaları hakkında “Biz hiç tereddüt etmeden Ermeni soykırımının gerçekliğini kabul ediyoruz”dedi

Demirtaş’ın Ermenilere yakınlığı nereden geliyor diye düşünürsek

1843-47 yıllarında Osmanlıya ilk Kürt isyanını başlatan Botan Emiri Bedirhan ve oğulları aklımıza gelir.

Kim bilir belki de Demirtaş’ta Bedirhan’ın torunlarından birisidir.

Neden böyle söylüyorum derseniz, Bedirhan 16 evlilik yapmış 96 çocuğu olmuş.

Adamın sadece Yezidi Kürt aşiretinden olan beş cariyesinden 21 erkek 21 kız olmak üzere 42 çocuğunun olduğu resmi kayıtlara geçirilmiş. Varın gerisini siz düşünün…

Bedirhan’ın oğulları içinde İngiliz, Yahudi ve Rus ajanı olarak nitelendirilenler olduğu

gibi hem Osmanlıya hem cumhuriyete sadakatle bağlı olanların da olduğu biliniyor.

***

Yavuz Sultan Selim’in Şah İsmail’in ordularını yenmesine kadar bir göçebe hayatı yaşayan Kürtler, Selim’in Kürt aşiret reisleriyle bir anlaşma yaparak ve onlara beylik vermesiyle son bulmuştu. Böylece Kürtler bir devlet düzeni ve yönetimine kavuşturulmuştu.  

Bedirhanoğlularının Güneydoğu’da yıllardır Kürt nüfusu üzerinde ağırlıklı etki yarattıkları belki de bu beyliklerin gizlice sürmesinden olabilir diye düşünüyorum.

Mesela birkaç örnekleme yaparsak eski AKP’ li yeni HDP li  Dengir Mir Mehmet Fırat,

PKK’nın önde gelen siyasetçilerinden Mardinli Ahmet Türk, Hakkâri’den Mustafa Zeydan gibi isimleri sayabiliriz.

Günümüzde birçok tanınmış simanın gerek devletin çeşitli kademelerinde olsun, sanatta olsun, ticarette olsun köklerinin ta Bedirhan Beye dayandığını bilemiyoruz.

Menderes hükümetinin Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun da ünlü tarihçimiz Cemal Kutay’ında Bedirhan Beyin geniş sülalesinden olduklarını ancak araştırırsak öğrenebiliyoruz.

***

Aslında Osmanlıdan bize kalan kötü bir miras gibidir Kürt sorunu. Çünkü sorunun kökleri Cumhuriyet’in ilk yıllarına değil, Osmanlı İmparatorluğunun 1830’lu yıllarına, Tanzimat Fermanına kadar uzanmaktadır.

Zaman içerisinde isyanları, Ermeni ve Ruslarla birlik olup çökmekte olan Osmanlıya karşı başkaldırıları, ihanetleri hep bu ailenin liderliği ile olmuştur.

Ayrıca Kürtler arasındaki ayrılıkçı fikirlerin önderliğini de çoğunlukla Bedirhan Bey’in çocukları ve torunlarının yaptığı söylenmektedir.

Ermeni tarihçilerden Şahpazyan, Bedirhan için ‘siyasal bağımsızlık’ ilkesi yegâne ve en yüksek bir istek olduğundan kendisi, Ermeni ve Kürt olmayı eş sayardı.(…) Çünkü kendisi için ırk ve din kavramlarının bir önemi yoktu” demiş.

Evet, ordusunda çok Ermeni asker varmış hatta Ermenileri güzel yerlere getirmiş ama buna inanmak biraz güç zira Bedirhanlar İbrani asıllıdırlar. Bundan ötürü İsrail’e yakınlıkları vardır.

Bedirhan Bey’in torunu Emin Bedirhan’ın oğlu olan Kamuran Ali Bedirhan’ın İsrail gizli servisi Mossad ile olan ilişkisi,   Benny Morris tarafından (İsrail’in Gizli Savaşı-İsrail İstihbarat Servislerinin Tarihi) adlı kitapta kaleme alınmış.

Bunlar derin konular ve ben bir tarihçi değil sadece yorumcuyum yaz yaz bitmez.

                                                                      ***

ERMENİ SOYKIRIMI VARMIŞ…

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a gelince 6-7 Ekim olaylarında sokakları savaş alanına döndürmüştü. Okullar yakıldı Atatürk büstleri yıkıldı.

Neymiş efendim solcuymuş…

HDP solcu partiymiş…

Böyle solculuk olmaz olsun.

İmralı, Kandil, ABD postacıları…

HDP Meclise girmezse AKP kazanırmış.

Hepsi laf…

Halkın beynini böyle yıkamaya çalışıyorlar.

Unutmayalım ki HDP- PKK’nin uzantısı bir partidir.

Papayı yedirmezmiş, sözlere bakın.

Ona söyleyeceğim tek söz elhamdülillah Müslümanız ve midemiz kaldırmaz.

Ama sen Ermeni soykırımı vardır demekle ekmeğini yediğin bu ülkeye ihanet etmektesin.

Boğazında kalsın başka ne diyeyim?