Ana Sayfa Yazarlar Süper CHP…

Süper CHP…

373
0

Şahsen bu yeni paralardan pek anlamıyorum, mesela marketten alışveriş yaptığımızda atıyorum, yekûn 25 lira 36 kuruş diyor kasiyer. Ben de kuruş olmadığı için 4 adet yüz kuruş veriyorum. Bazen para üstünü markette varsa kuruş olarak ödüyor, yoksa kasada benim 4 kuruşum kalıyor. Marketin kapanışına kadar onlarca müşteri bu durumla karşılaşıyor.

Bu kuruşlar markete mi yoksa devlete mi yarıyor anlamadım gitti.

Biz gariban emekliler kuruşun hesabını yapaduralım elin oğlu milyon dolarlar ile adeta oynuyor, hiç yorulmadan, emek sarf etmeden havadan para kazanıyor.

Nasıl iştir bu böyle?

Acaba bakan kızı veya cumhurbaşkanı oğlu mu olmak gerek?

Biz kuruşlarla, liralarla boğuşurken, ay sonunu nasıl getireceğiz diye düşünürken, ne güzel değil mi, birilerine sanki gökten para yağıyor…

***

CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, “Türkiye’nin dört bir yanında arazilerin, TÜRGEV’e peşkeş çekildiğini, Sakarya’nın en güzel yeşil alanlarından, Sapanca Gölü manzaralı 15 dönümlük bir arazinin TÜRGEV’e tahsis edildiğini iddia etmiş.

Küçük Erdoğan’ın kurmuş olduğu kaçıncı Vakıf bilemiyorum ama İnsan ve İrfan Vakfı diye bir yerde adı geçmişti sonra Okçuluk Vakfı daha sonra da TÜRGEV’i duyduk.

TÜRGEV’e ilk yardım Suudi Kralının, Boğaz’daki Sevda Tepesi’nin imara açılması karşılığında 99 milyon 999 bin 999 dolarlık bağışıyla başlamış.

Üf ya!!! Paraya bakın say say bitmez vallahi…

Ne güzel değil mi?

Boğazın en güzel yerinde kral hazretleri kendisine bir saray yavrusu yapmak için rüşvet veriyor pardon ya bağış diyecektim.

5 bin lira ile kurulduğu söylenen TÜRGEV’in değeri bugün yeni paraya göre milyonlar ediyormuş.

Devletin malı deniz, yemeyen keriz derler ya.

Gemicikler, vakıflar, villalar, pırlanta dükkânları ve baba Erdoğan’ın tuvalet klozetleri altından olan Sarayı…

Bugün gazetenin birisinde okudum sadece aylık elektrik gideri beş bin emeklinin maaşına bedelmiş.

Yasalara aykırı olarak yapılan KAÇ’AK Sarayın şimdilik aylık gideri Sözcü Gazetesinin belirttiğine göre 240 bin kişinin bir aylık temel giderleri karşılanabilirmiş.

Neyse canım zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış derler, bana ne…

Ama bir dakika durun bakalım.

Nasıl bana ne olur?

Eski başbakan yırtık pabuçla siyasete atıldım dememiş miydi?

Peki, 13 senede nasıl böyle olabildi?

Herhalde oğlunun düğününde takılan takıları bozdurarak değil.

Tabi ki benim, senin, onun, bunun parasıyla…

Yani,  ödediğimiz vergilerle.

                                                                   ***

Ermeni Soykırımı emperyalist bir yalandır.

Yıllardır ısıtıp, ısıtıp önümüze getirdikleri bu yalan emperyalistlerin İstiklal Savaşımızdaki başarısızlıklarının intikam uydurmalarıdır.

Amaç vatanımızı parçalamaktır.

Avrupa’nın en yüksek Mahkemesi olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararına rağmen bir din adamı olan PAPA ’nın ısrarla Ermeni soykırımı vardır demesini şiddetle kınıyorum. Aslında o Papayı fax yağmuruna tutmak gerek. O tarihlerde yaşıyor muydu veya kaç yaşındaydı bilemem ama huylu huyundan vaz geçmez derler.

Papa efendi, Papa efendi! 1988+ 1994 yılları arasında Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesini işgal eden Ermenilerin 613 savunmasız insanı nasıl katlettiklerini sanırım biliyorsundur.

Uluslararası hukuk neredeydi o zaman?

Sen nerelerdeydin?

Vahşeti yaşayan ve sonra Beyrut’a yerleşen Ermeni gazeteci Daud Kheyriyan, For the Sake of Cross (Haçın Hatırı İçin) isimli kitabında olayı tüm çıplaklığı ile anlatmış.

İnsan Hakları İzleme Örgütü de, olayı katliam olarak nitelendirmiş. Azerbaycan Parlamentosu 1994’te Hocalı’da yaşanan katliamı “soykırım” olarak kabul etti, haberin olmadı mı?

Ermenilerin Türklere saldırısı sadece Osmanlı döneminde değildir. Ermeni Terör Örgütü ASALA’nın 1973 yılında başlattıkları cinayetleri ile diplomatlarımızı nasıl hunharca şehit ettiklerini sen görmezden gelebilirsin ama bizler unutmadık.

Bütün bunlara rağmen ülkemizdeki Ermeni vatandaşlarımızla aramızda bir sorun yoktur ve bizler onlara kardeş gözüyle bakmaktayız.

Papa efendi otur oturduğun yerde, ahkâm kesme…

                                                              ***

Süper CHP

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu bugün ATO Kongre Salonundan tüm yurttaşlara seslenerek seçim bildirgesini açıkladı.

Türkiye’nin içinde bulunduğu tüm sıkıntılara, elindeki sihirli değnekle ilaç olacakmışçasına vatandaşa umut dağıttı.

Bu güzel açıklamanın yanı sıra kafalardaki sorulara açıklık getiremedi.

Onun dediği gibi üç kere düşündüm, vicdanıma danıştım ama işin içinden çıkamadım yine…

Mesela Kürt meselesini nasıl çözecek?

HDP’nin meclise girmesi üzerinde neden bu kadar duruyor?

HDP’nin barajı aşması CHP’yi neden mutlu kılacak?

Neden HDP’nin barajı aşması, AKP’yi durdurmanın alternatifiymiş gibi gösterilmesine CHP sessiz kalıyor?

HDP Meclise girerse AKP yi tekrar iktidara taşıması mümkünken ona bu güven neden?

Seçimlere çok az bir zaman kalmışken kamuoyunda tüm tartışmalar HDP’nin barajı geçip geçmemesi üzerine yapılıyor, halk adeta o partiye yönlendiriliyor.

Neden?

CHP halka ve kendisine güvenmiyor mu?

Çöken AKP karşısında, neden CHP tek başına iktidar olabileceğini düşünmüyor?

HDP’nin dışında başka bir parti ile  CHP Koalisyon yapamaz mı?

Kimden çekiniyor veya CHP’yi birileri mi yönlendiriyor?

                                                                       ***

 

Bu günlük burada kesiyorum. Görüşmek üzere sağlık ve esenlikler dilerim.