Ana Sayfa Yazarlar Bu nasıl bir ilkedir ya?

Bu nasıl bir ilkedir ya?

399
0

iwetter, miwıtir kökünü kazıyacağız diyen eski başbakanın diktatörlük hazırlıkları ona göre şimdilik iyi gidiyor.

Sanırım oldukça memnundur gidişattan.

Nasıl memnun olmasın ki?

Baksanıza TBMM’sinden kavga döğüş, yumruklar arasında polis yasasını geçirdi.

Bundan böyle, gak, guk diyenin ensesinde bitiverecek polis.

İstediği evlere girecek, arama yapacak, gelsin gözaltları, konuşsun copları.

Dikkat ederseniz eski başbakanın bir dediği gecikmeli olsa da iki edilmiyor.

Amma korkutmuş çevresini hayret!

Kökünü kazıyacağız dedi. Mahkeme, Tiwetter, Facebook ve You Tobe’a erişim engellenmesine karar verdi.

Anlaşılan kendisi de bir şeylerden ürküyor, korkuyor.

Yarınları düşünürken umutla umutsuzluk arası çelişki içinde zahir, bu da insanı rahat uyutmaz tabi.

Halkın uyanışından, ayaklanmasından korkan, saltanatını kaybedeceğini hisseden diğer diktatörler gibi telaş içinde.

Başbakanlığını da bir türlü bırakmak istemiyor.

Hâlen bulunduğu makama aldırış etmeden öyle davranıyor. Dolayısı ile de Ahmet Davutoğlu’nu hiçe sayarak alay konusu yapıyor.

Yine hangi televizyonu açsak karşımızda nutuk atıyor ve 400 milletvekili isteyip duruyor.

Sosyal medyaya gelince;

Bangladeş, Çin, Mısır, İran, Fas, Suriye’de de yasaklar uygulanmıştı.

Kimisinde gerekçe olarak dinsizliği teşvik edici içeriğin yayınlanması, kimisinde   ayaklanmalarda haberleşme aracı olarak, muhalefetin örgütlenmesinden, devlete yönelik kışkırtıcı içerikler nedeniyle yasaklanmıştı. Sonraları yasaklar kısmen kaldırıldı veya yasaktan vaz geçildi.

Bu düşünceler aslında halkını iyi yönetemeyen, mutsuz kılan iktidarların sorunları ve korkularıdır.

BOP projesi kapsamında saldırılara uğrayan adeta bir İstiklal Savaşı vermekte olan Suriye’de dahi şu anda kısıtlı olarak her iki site de açıktır.

Sadece Kuzey Kore’de Facebook, Tiwetter ve Youtube başta olmak üzere ülkede rejim karşıtı olan hemen her türlü internet bağlantısı devre dışı bırakılmış durumdadır. Açılma ihtimalleri ise çok yüksek değil.

K. Kore’de radyo ve televizyonlar, fabrikadaki frekansları sadece devletin kanalını alacak şekilde üretiliyormuş. Halkın yurt dışından haber almaları için frekans değiştirme düğmeleri olmazmış.

Sanırım bizimkinin elinden gelse hemen onu da yapacak. Bunca yandaş medya yokmuşçasına…

***

Ülkemize baktığımızda sosyal medyada dinsizliği teşvik edecek herhangi bir içeriğin yayınlandığını şahsen ben görmedim.

Biliyorsunuz dünyaca ünlü besteci ve piyanistimiz Tvitter’dan Ömer Hayyam’a ait bir rubaiyi paylaşınca dini değerleri aşağıladığı öne sürülerek hakkında şikâyet dilekçesi verilmişti. Ünlü piyanistimiz 10 ay hapis cezası almıştı.

Sosyal medyayı yasaklamak, haber alma özgürlüğümüzün kısıtlanması veya tamamen ortadan kaldırılması demektir.

Tayyip Erdoğan anladığım kadarıyla Türkiye’yi Kuzey Kore’ye çevirmek isterken Brunei Sultanı Hassanal Bolkiah gibi zenginlik içinde yaşamak istiyor.

Biraz fazla hayalperest galiba…

***

AKP’nin sır gibi sakladığı listesini YSK’ ya verdikten sonra  “AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop’un, açıklamasından öğrendik.

Erdoğan’ın yapmış olduğu liste çalışmalarının dışarı sızdırılmaması için arkadaşlarına yemin ettirmiş olduğunu da basından öğrendik.

Bunda ne var diyeceksiniz, tabi haksız da sayılmazsınız. AKP listesi beni de hiç mi hiç ilgilendirmiyor.

Mustafa Şentop’un şu açıklamasına takıldım.

Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek’in listede olmayışını şöyle açıkladı.

“Bu konuda üst kurulda temel bir ilke kararı belirledik. Yakın akrabalık ilişkileri içinde listeye koymadık.”

Hah hah hayyyy!

Bu nasıl bir ilkedir ya? Bu ne lahana turşusu bu ne perhizdir?

Gel de gülme birader…

Daha önce Ankara Büyükşehir Belediyesinin çok sevilen (!:) başkanı Melih Gökçek’in oğlu medya patronu

Osman Gökçek’in adaylığının kesinleştiğini öğrenmiştik. Bunu yalanlayamazlar çünkü listeler açıklanır açıklanmaz oğul Gökçek Twitter’dan ve sıcağı sıcağına yaptığı basın açıklamalarında anlatıyor.

Gökçek özetle  “partim diğer aday adayını uygun görmüştür. Ben onların girdiği bu mücadelede listeye girmesem bile sonuna kadar destekçileri olacağım” diyor.

Melih Gökçek’in oğlu yakın akraba ama Tayyip Erdoğan’ın damadı İstanbul 1. Bölge’den 6. sırada aday gösterilen Berat Albayrak yakın akraba değil demek ki.

İşte buna gülüyorum…

***

Ben koyu bir Galatasaraylıyım.

Fenerbahçe otobüsüne yapılan saldırıyı şiddetle kınıyorum ve Fenerin sonuna kadar yanındayım.

Fenerbahçe Türkiye’nin en güzide takımlarından önde gelenlerindendir.

Büyük bir tehlike atlattılar. Fenerbahçe Kulübüne, futbolcularına ve tüm Fenerbahçe camiasına geçmiş olsun diyorum.

Şahsen ben de Fenerbahçeli yöneticiler gibi olay aydınlanana kadar futbol oynamamalarını hatta tüm Türkiye’de maçların ertelenmesini istiyorum.

Kulüpler Birliği Başkanı Göksel Gümüşdağ;

“Fenerbahçe kafilesinin başına gelen vahşeti kınıyoruz. Kulüpler Birliği olarak Pazartesi toplandık ve 27. haftanın ertelenmesi yönünde karar aldık. TFF de bu talebimizi hayata geçirdi. Fenerbahçeli yöneticiler olay aydınlanana kadar futbol oynamayı düşünmüyoruz dedi ama sanırım duygusal tepki verdiler. Bizim Kulüpler Birliği olarak yeni bir erteleme talebimiz olmayacaktır. Fenerbahçe gelecek hafta da sahaya çıkmaz istemezse bunun hukuki boyutu ortadadır, sonuçlarına katlanır” diyor.

Vay vay vay!

Sözlere bakın zehir zemberek, tehdit sanki.

Yahu adamlar çok büyük bir tehlike geçirdiler.

Birincisi, bunu psikolojik olarak üstlerinden atmalarına zaman gerek.

İkincisi tekrarlanmayacağı ne malum…

Bu bir korkaklık değildir ama bile bile kimse de parmağını gözüne sokmaz.

Sonra aceleniz ne yahu?

Bulun failleri…

Üçüncüsü uzaktan davulun sesi hoş gelirmiş misali umurunuzda değil. Sizlere para gerek.

Bugün Fener’e yapılanın yarın bir başka takıma yapılmayacağı ne malum?

Evet, bu olay aydınlanana kadar futbol ertelenmelidir. Hem de bir an önce…

Tüm yoldaşlarıma sevgiler saygılar.

 

Not:Bir sonraki yazım YCHP ve listesi olacaktır.