Ana Sayfa Yazarlar Şeytan tüyü takmış…

Şeytan tüyü takmış…

389
0

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş   Kazlıçeşme’de toplanan kitleye;

“İnşallah bu Nevruz, zulüm altında olan, barışa hasret kalmış bütün ezilen halkların barış Nevruz’u olacak”demiş.

“Sanırsınız Türkiye bir ülke ile savaşıyor veya işgal altında ,halkın bir  kısmı esir alınmış, inim inim inliyor.”

Ezilen halklar  derken kendisine sormak isterdim.

Kim eziliyor kardeşim?

Sadece Kürt kökenli vatandaşlarımız mı?

Türküyle ,Kürdüyle topyekün halkıyla mutsuz bir Türkiye değil miyiz?

Emeklisiyle,işsiz kalan işçileriyle,gittikçe zenginleşen yandaşlar yanısıra yoksullaşan halkı ile,çöken ekonomisi ve AKP iktidarının yaptığı bencil politikalar ve de sizin gibi vatanı parçalamak isteyenler  yüzünden  mutsuzuz.

Bunun yanısıra, her şeye rağmen,Türkiye birçok ülkeden daha özgüdür.

Türkiye’de yaşayan Ermeni,Rum,Süryani ve Yahudi  kısaca gayri müslüm vatandaşlarımıza bile, Osmanlı döneminden beri Müslüman halkın sahip olduğu birçok hak ve hürriyetler verilmiştir ama Alevi kardeşlerimiz tarih boyunca ezilmişlerdir.

Düşünün.

Kürt vatandaşlarımıza gelince Türkler ve Kürtler yüzyıllarca bu topraklar üzerinde bir arada kardeşçe yaşamışlardır.

Ne var ki,Ülkemizin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’su ve  Kuzey Irak bölgesi, yüz yılı aşkın bir süredir, batılı devletlerin emperyalist çıkar ve ihtiraslarının odağı haline getirilmek istenmektedir.

Bundan ötürüdür ki geçen zaman içinde Osmanlı döneminde başlayan Babanzade Abdurrahman Paşa isyanından  (1806- Musul) günümüze birçok isyanlar olmuştur.

Cumhuriyet dönemi ayaklanmalara baktığımızda isyanlar hiç te az değildir.

Nasturi isyanı (1924- Hakkari)

Jilyan isyanı (1926- Siirt)

Şeyh Sait isyanı (1925- Bingöl-Muş-Diyarbakır)

Seit Taha ve Seit Abdullah isyanı (1925-Şemdinli)

Reşkotan ve Reman isyanı (1925- Diyarbakır)

Eruhlu Yakup Ağa ve oğulları (1926-Pervani)

Güyan isyanı (1926-Siirt)

Haco isyanı (1926- Nusaybin)

i. Ağrı isyanı (1926)

Koçuşağı isyanı (1926- Silvan)

Hakkari- Beytüşşebab isyanı (1926)

Mutki isyanı (1927- Bitlis)

ii. Ağrı isyanı

Biçar harekatı (1927- Silvan)

Zilanlı Resul Ağa isyanı (1929- Eruh)

Zeylan isyanı (1930- Van)

Tutaklı Ali Can isyanı (1930- Tutak-Bulanık-Hınıs)

oramar isyanı (1930- Van)

iii. Ağrı harekatı (1930)

Buban aşireti isyanı (1934- Bitlis)

Abdurrahman isyanı (1935-Siirt)

abdulkuddüs isyanı (1935-Siirt)

Sason isyanı (1935-Siirt)

Dersim isyanı (1937-Tunceli)

PKK terörü (1984-2015)

                                                     ***

İsyancılar tarih içinde çok kez çeşitli adlarla örgütlenmişlerdir .Bunun en son örneğide PKK dır.

Şimdi bu terör örgütü ile içli dışlı olan sizler kalkmış zulümden, ezilmekten bahsediyorsunuz.

Yalancısınız ve yediğiniz ekmeğe tükürenlersiniz.

CHP’nin cumhurbaşkanlığı seçiminde yanlış aday belirlemesi sayesinde yıldızı parlayan  Selahattin Demirtaş beyefendinin ;

Kardeşçe, kimsenin kimseden korkmadığı, nefret etmediği bir gelecekten bahsetmesi inandırıcı değildir.

Elbette tek adam diktatörlüğüne, sultanlığa teslim olmayacağız. Bunu  da Atatürk’ün kurmuş olduğu  ulus devletin birer bireyleri olarak el ele vererek başaracağız.

Kürdüyle,Türküyle ,Lazı ,Çerkezi,Arnavutu,Ermenisi, Rumu, ülkede yaşayan, benim ülkem diyen ,ülkesini seven herkesle birlikte başaracağız bunu.

PKK ve diğer hainleri tarihe gömeceğiz.

                                                   ***

-“Sabırlı olmamız lazım. Akılla cevap vermemiz lazım. Kışkırtmalarla seçim sürecini sabote etmek isteyenlere asla prim vermeyin” diyen Demirtaş’a yine sormak isterdim

Madem bu kadar barışçıl ve demokratsın da Ayn el-Arap  veya sizlerin terimiyle Kobani’ye Türk askerinin yollanmayacağı söz edilince 6-7 Ekimde   insanları kışkırtan, sokağa döken sen değil miydin?

Diyarbakır başta olmak üzere tüm bölgeyi ateş çemberine çevirten sen değil miydin?

Bu ülkeye özgürlük getiren Atatürk’ün heykellerinin yakılmasını, kırılmasını sen istemedin mi?

Şimdi La Fontenden  masallar anlatma…

Yandaş basına baktığımızda HDP’yi ve Selahattin Demirtaş’ı parlatmakta adeta birbirleri ile yarışır durumda olduklarını görüyoruz.

HDP güya sol partiymişte falan filanmış.

Koca bir yalandır bu.

HDP,BDP- PKK uzantısı bir partilerdir.

Kuruluş nedenlerini halka açık açık anlatacak  ne yazık ki  bir muhalefet TBMM’sinde yoktur.

HDP Öcalan ve Kandil’in direktifiyle kurulmuş bir partidir

HDP’nin kuruluş nedeni ve kimin projesi olduğu  bellidir.Türkiye’yi iç savaşa sürüklemeye çalışan çevreler, hepsi tam kadro HDP içinde toplanmışlardır.

HDP bir BOP projesidir .

HDP+APO+Kandil, bir şeytan üçkenidir.

Bu üçkeni kimlerin yönettiği de bellidir.

Mevcut iktidarın tavizleri ve kuzuların sessizliği gibi sessiz muhalefet yüzünden  bugünkü konuma gelmişler ve iyice şımarmışlardır.

***

Yaklaşan seçimlere ilişkin yanıtı en çok aranan soruların başında HDP’nin barajı aşıp aşamayacağı geliyor.

 Birileride çıkıp  HDP’nin güçlenmesi, özgürlükten ve eşitlikten yana olan örgütlerin temsilcilerini meclise taşıması bizleri ancak mutlu eder” diyor.

Şaşkınım…

HDP’nin kuruluş nedenlerinden birisi de Gü­ney­do­ğu­’da­ki Kürt­ler dı­şın­da di­ğer ke­sim­ler­le bir ara­ya gel­me,büyüme ­ çabasıdır.

HDP de olan vekiller daha önceleri de yine değişik isimlerdeki Kürtçü partilerde değiller miydi?

Doğu ve Güneydoğu halkımız için kışkırtmaktan öte  ne yaptılar?

Allahtan aklı başında olan Kürt kardeşlerim bölünmeyi asla istemiyorlar.Ne yani bunca yıl bir arada yaşamışız,evlenmişiz çocuk sahibi olmuşuz bu bölücüler yüzünden aileleri parçalayacak mıyız?

Bu­gün Gü­ney­do­ğu­’dan da­ha faz­la Ba­tı­’da Kürt kar­de­şi­miz ya­şı­yor. Bi­zi bir­bi­ri­miz­den na­sıl ayı­ra­cak­lar, söyleseler de bilsek.?

Bakınız;2013 tü sanırım ,Pervin Buldan, Öcalan’ın “CHP destek vermezse kendini bitirir”dediğini açıklamıştı.

Zavallı kuş beyinliler.

CHP’nin içinde ve .ne yazık ki yönetimde olan bazı kişilerin CHP’yi bitirme  umutları bu seçimlerde  hüsrana uğrayacaktır.Ön seçime bile girme cesareti olmayan bu istenmeyen kişiler geldikleri gibi gideceklerdir.

Son sözüm şeytan tüyü takmış,sempatik,yakışıklı,bebek gibi masum görünüşlü HDP li Demirtaş’a gerek Kürt, gerek Türk kardeşlerim kanmamalıdırlar.Vatan bir bütündür bölünmez,aileler bir bütündür bölünemez. Bunun için ele ele, bizlere gerçek özgürlüğü veren Atatürk’ün  yolundan dönmemeliyiz .Bu güzel vatan hepimize yeter.