Ana Sayfa Yazarlar Gül mü, Tayyip mi ?

Gül mü, Tayyip mi ?

502
0

Birkaç gün önce eski başbakan Erdoğan çok doğru sözler etti.

Hayret!

40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta çıkmaz. Hala bunlar buradalar, böyle yürünmez. Ülkeye zarar veriyorsunuz. Karşımızda tüm umudunu sokak olaylarına, Vandalların eylemlerine bağlamış bir hastalıklı zihniyet var

“Şimdi bakıyorsun, Kürt sorunu. Kardeşim ne … Neyin eksik senin, başbakan çıkardın mı, bakan çıkardın mı çıkardın. …

“Artık böyle bir şey yok. 2005’te Diyarbakır konuşmamda açıkladım. Her etnik unsurun kendine has sorunları var. Dün Roman kardeşlerime de söyledim, Türk’ün de Roman kardeşlerimin de sorunu var, Boşnak’ın da sorunu var, Laz’ın da sorunu var. Hepsinin sorunu var.”

***

Vay vay vay!

Bizler günlerdir, aylardır hatta açılım dediği zamandan beri aynı şeyleri söylemiyor muyuz?

Yazmıyor muyuz?

Biz kimseyle kavgalı değiliz, bir ülke ile savaşmıyoruz; öyleyse bu barış  söylemi nedendir diye sormuyor muyuz?

Biz kime küstük te barışacağız demiyor muyuz?

Şimdi gelelim esas konuya:

Acaba yeni mi uyandı yoksa takiye mi yapıyor anlamak güç.

Hep tersini yapar da kendileri…

İnanmak gerçekten zor zira hem böyle diyeceksin hem de binlerce asker ve sivilin katili olan hainle devleti görüştürecek, bir takım pazarlıklar yapacaksın.

(Kusura bakmasın eski başbakan olarak kendisine hitap ediyorum zira açıkça benim cumhurbaşkanım olmadığını kendisi söyledi.)

“Eğer seçilirsem tarafsız Cumhurbaşkanı olmayacağım ”dememiş miydi?

Seçildi ve sözünü tutuyor…

Eee! O zaman da benim ona cumhurbaşkanım demem olmaz tabi.

Ben yine eski başbakan diye devam edeceğim.  Taaaki tüm halkın cumhurbaşkanıyım diyene kadar.

***

Gelelim Kürt açılımına diğer adıyla Özgürlük Barış hareketi, ne derseniz deyin.

Bir açılımdır, yıllardır söylenip duruyor.

Bu ne açılımıdır kardeşim?

Bunun adı emperyalistlerle işbirliği içinde olan Kürtçülerin ayrı bir devlet kurma ve vatanı parçalama isteğidir.

Kimdir bu Öcalan?

Nedir bu ihtimam ve ona bir devlet adamı gibi davranış?

Adam sanki Nelson Mandela…

“Ben, tüm insanların uyum ve eşit fırsatlara sahip şekilde beraberce yaşadığı, demokratik ve özgür bir toplum idealini benimsedim. Bu, uğrunda yaşamak ve ulaşmak istediğim bir idealdir. Ama gerektiğinde bunun uğrunda ölürüm de” diyen hayatının büyük bir bölümü hapislerde geçen Mandela’ya bile böylesine itibar yapılmadı.

Bu katili neredeyse bir kahramana dönüştüren AKP iktidarına …

Nevruzda açıklama yapacakmış filan falan.

Adam villada yaşar gibi zaten. Doktorları, ahçıları var.

Gideni geleni eksik değil.

Canı isterse yanına istediği mahkûmları getirtiyor. İstemediklerini gönderiyor.

Ve oturduğu yerden Türkiye Cumhuriyetini yönetenlere emirler yağdırıyor.

Sanki Türkiye’yi o yönetiyor.

Ayıp ya…

                                                    ***

Bunlar neden yapılıyor?

Eski başbakan Kürtlerin oylarını da alacak ve başkan olacak…

Adamlar bayrak indirirler, şehirleri talan edip yakıp yıkarlar, adam kaçırırlar, yol kesip hüviyet sorarlar, haraç keserler, Güneydoğuyu sanki zapt etmişler.

Devlet oralardan elini ayağını çekmiş, ne yaparsanız yapın durumunda.

Efendim artık şehit haberleri gelmiyormuş.

Haydi, oradan be…

Askerin elini kolunu bağlayın, sadece seyretsin teröristler de istedikleri gibi hüküm sürüp cirit atsınlar her tarafta.

Efendim silah bırakacaklarmış.

Kandil’den asla bırakmayacağız sesleri yükselirken onların silah bırakmaları hayaldir.

Bırakın silah bırakmayı, bilhassa silahlanıyorlar. Emekli komutanlarımızdan birisi 125 uçaksavar aldıklarını söylüyor.

***

Bu katil APO’nun yakalanıp Türkiye’ye getirildiği zamanı hatırlıyordum.

Yalvarıp yakarıyor, Ne isterseniz yaparım diyordu.

Bugün o istiyor devlet yapıyor.

Duruma bakın.

Bu olanların hepsi eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün sayesinde geldi başımıza.

Esas suçlu odur.

Hatırlayın,

Abdullah Gül, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde, 2 Nisan 2003 günü ABD Dışişleri Bakanı Powell ile Ankara’da “2 sayfa 9 maddelik gizli bir plan yaptığını” itiraf etmişti.

Bu anlaşmada ;
PKK’ya askeri harekât için ABD’den izin alınmasından tutun, Türk ordusunun asker ve silah gücünde indirim, PKK/KADEK elemanlarına geniş kapsamlı af ve PKK’nın yasallaştırılması, Güneydoğu belediyelerine özerklik ve federasyona geçişi,

Ermenistan’a yönelik kısıtlamaların kaldırılması gibi Türkiye’yi ağır bir şekilde bağlayan ne isterseniz var.

Böyle bir anlaşma nasıl yapılır?

Memleketi bölmek, yok etmek demektir bu.

Bu vatan hainliğidir. Abdullah Gül suç işlemiştir.

İşçi Partisi, şimdiki adıyla VATAN Partisi Genel Başkanı Sn.Doğu Perinçek 13 Temmuz 2003 günü kamuoyuna açıklanmış ve 16 Temmuz 2003 tarihinde bütün milletvekillerine ayrı ayrı gönderilen mektupla bildirmişti.

O zaman kulaklar sağır oldu, gözler kör oldu sanki.

Ne meclisten ne de sivil bir kurumdan ses çıkmamıştı.

Daha sonra yapılan Oslo anlaşmaları  da üzerine tuzu biberi oldu.

Halktan gizli anlaşma yapmaya kimsenin hakkı yoktur.

Anayasa çiğnenmiş, halk uyutulmuştur.

Bu anlaşmaların hesabı sorulmamıştır.

İşte şimdi o eşkıya başına bu kadar taviz vermelerinin bir nedeni de budur.

Muhalefet partileri neden üzerine gitmediler?

O zaman onlarında suçları yok mudur acaba?

Varın siz düşünün…

Gerek televizyonlarda, gerek gazetelerde İmralı canisinin resmi neden gösteriliyor?

Neden onu bir kahraman gibi gösteriyorsunuz ey Tayyip Erdoğan?

Eğer sözlerinde samimi isen o cani ile devletin bağını kes daha fazla büyütme.

Başkanlık sevdasından da vaz geç, tüm Türk Milletinin Cumhurbaşkanı ol  .

Yoksa görünen o dur ki sen bu saltanatını kaybedeceksin ve ülkede çok kan dökülecek.

Çünkü bu vatan hepimizindir, değil toprak vermek bir kum tanesini bile vermemek için canımızı severek vereceğimizi bilmen gerek.

Örnek mi? Çanakkale ve İstiklal Savaşımız…

Bu millet 7 düvele kafa tutmuş, zaferler kazanmış bir millettir ve gözü karadır.

Bizler ulus olarak bin yıldır kardeştik, bundan sonra da kimse bu kardeşliği yıkamayacaktır.