Ana Sayfa Yazarlar CHP kan kaybediyor…

CHP kan kaybediyor…

452
0

Eski başbakanın sözleriyle Türkiye, Yeni Türkiye olmaya doğru hızla yol alıyor.

Bunu hep birlikte izliyoruz.

Ne var ki 21.yüzyılda yaşayanlar olarak olanları, yapılanları gördükçe de sorguluyoruz.

Bu nasıl yeniliktir ki tüm dünyanın gözleri önünde;

Daha çağdaş, daha saygın bir ülke ve refah içinde mutlu, özgür bireyler olmak yerine, tam tersine karanlıklara doğru yol almakta olduğumuzu görüyoruz.

Hukukun üstünlüğünün ve hukuk normlarının yok sayıldığı. Cumhuriyetin temel taşlarının teker teker yıkıldığı, laikliğin dinsizlik olduğu işlenen bir ülke konumundayız.

AKP iktidarı sayesinde, toplum olarak hukuki güvencemiz kalmadığı gibi can güvenliğimiz de kalmadı.

Nerede bir bomba patlayacağı, nerede TOMA’ larla karşılaşacağımız, gaz ve mermilere hedef olacağımız belli değil.

Hırlılar, hırsızlar, katiller, cumhuriyeti yıkmak isteyenler, vatanı bölmek isteyenler, yakanlar, yıkanlar dışında kimse mutlu değil.

İki kuruş aldıkları aylıklarla yaşam savaşı veren emeklilerimiz, yapacakları grev bile devlet tarafından engellenen binlerce mağdur işçimiz, işsizimiz, vatandaşlarımız sokaklara dökülmüşler adalet arıyorlar.

Böyle mi yenileşmeye gidiyoruz?

Unuttuk mu veya unutabilir miyiz? Peygamber ocağı denilen ordumuzun en güzide komutanları hatta bir önceki genelkurmay başkanını bile senaryo ile yıllarca demir parmaklıklar ardına hapsettiler.

Yalnız onları mı?

Bilim adamlarımızı, kısaca ne kadar aydınımız varsa birer birer toplayıp tutukladılar ve yıllarca zindanlara kapattılar.

Sonra da “bunların hepsi kumpastı, paralel yapı yaptı deyip” işin içinden sıyrılmaya kalktılar.

Haydi, onları paralel yapı yaptı diyelim, peki, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esat Rennan Pekünlü’yü de paralel yapı mı hapise gönderdi?

Düşünüyoruz, bu sefer kumpası kim yaptı acaba?

“Türk Hukuk sisteminde özellikle Anayasa ve AİHM kararları ile türbanlı olarak derse girilmesi yasakken, hocamızın yasalara saygılı olarak türbanla üniversiteye, derse giren öğrencileri tutanak ile tespit etmesi suç sayıldı.

Bunun bir suç olmadığını aklı başında herkes biliyor.

O zaman neden bu kadar değerli bir insan, üstelik dünyaca tanınan bir bilim adamı cezalandırıldı acaba?

Aslında cezayı ona değil laikliğe, cumhuriyete kestiler…

Amaç, Atatürk’ten ve onun kurduğu cumhuriyetten intikam almak.

Şu işe bakın;

Haluk Kırcı denen kişi tahliye oldu.

Bu adam 1978 yılında Türkiye İşçi Partisi(TİP) üyesi 7 kişiyi Ankara Bahçelievler’de gözünü kırpmadan öldüren bir katildir.

AKP’nin yargıda çıkartmış olduğu üçüncü yargı paketindeki maddelerden yararlanmış.

AKP yargıda reform yaptı ya…

7 öğrenciden 5’ini kendisinin, 2’sini de Abdullah Çatlı’nın öldürdüğünü itiraf eden Kırcı savunmasında “O günkü şartlar içinde inanmış bir militandım. İliklerime kadar inanmıştım. Yüz kişi de gelse öldürecektim “demiş.

Vay! Vay! Vay!

7 kişinin canını almak yetişmemiş adama?

O böyle konuşurken, Taksim-Gezi direnişinde Antakya’da başından vurularak öldürülen Abdullah Can Cömert’in davasında onu bilerek öldüren polis te;

” amirim emir verdi ben attım” diyor.

İnsan canı bu kadar ucuzladı ülkede.

17 ve 25 Aralık yolsuzluk olayları darbe yapacaklardı diye bastırılarak suçlular ellerini kollarını sallayarak utanmadan aramızda dolaşıyorlar.

Tüm bunlar ve buna benzer cinayetler, yüzlerce maden işçilerimizin ihmal yüzünden canlarından olmaları, sebep olanların yanlarına kâr kalması nasıl bir adalettir?

Türkiye nereye gidiyor?

Basının büyük bir bölümü korkutularak veya menfaat sağlanarak yandaş medya yapılmış.

Birkaç ulusal kanalın ve gazetenin dışında vatandaşın haber alması adeta yasaklanmış. Kimse Türkiye’de neler oluyor bilmesin, anlamasın hesabı.

Sonra da ileri demokrasi, daha fazla özgürlük olacak bunun adı ha?

Haydi, canım sizde…

Yere batsın böyle demokrasiniz.

***

Tüm bunlar olurken Ana muhalefet partisi ve MHP ne yaptılar?

Bir varlık gösterebildiler mi?

Güçleri mi yetmedi, yoksa başka hesaplar peşinde miydiler?

Yeni CHP içindeki ulusalcıları temizlemekle meşgul halen!

Görünen o ki iktidar olma gibi bir derdi de yok, ne olanlar ne de olacaklar CHP’i ilgilendirmiyor gibi.

Örgüt ön seçim diye bastırırken acaba yapılacak mı?

Hiç sanmıyorum…

Büyük kentlerin bazılarında yapılsa da çoğu yerde yapılmayacaktır. Genel başkan son günlerde ön seçim olacak diyor ama PM toplantısında oylanan genelge ne olacak?

18. Olağanüstü Kurultayda yürürlük maddesiyle birlikte 5 maddede değişiklik yapıldı.

Delegeler bu maddelerin üzerinde durmadılar.

Mesela 8. maddede yapılan değişiklik ile üyelik işlemleri sadece ilçe başkanlıkları tarafından değil, aynı zamanda il başkanlıkları tarafından da yapılacak(!)

Tüzüğün 19. Maddesinde yapılan değişikliğe göre bir sandık çevresinde partiye hiç oy çıkmaması halinde ilçe yönetim kurulu, o sandık çevresinde kayıtlı tüm üyeleri silebilecek.

Yani cumhurbaşkanlığı seçimindeki gibi oy verilmezse üyelikler silinecek.

Tüzüğün 42. Maddesinde yapılan değişikle seçim ya da referandum tarihine 6 ay ve daha az bir zaman kaldığı takdirde MYK, olağanüstü kongreye gerek olmaksızın, doğrudan ya da il yönetim kurulunu görevlendirerek gecikmeden yeni bir yönetim kurulu oluşturacak.(Yani yine atamalar olacak.)

Burada bunları uzatmak istemiyorum.

Parti içi demokrasi, ön seçim vaatleriyle genel başkan olan Kılıçdaroğlu bugün tam tersini uygulamaktadır.

Görüyoruz ki; Yeni CHP yönetiminin seçimlere yönelik tek çabası, yönetimde olanları tekrar milletvekili olarak Meclise sokmak.

Genel Merkez’in kontenjan atamalarına tepki göstermeyecek bir yapı yaratmak…

Seçimlerde ak koyun kara koyun meydana çıkacaktır.

Ben şahsen çok kişi ile görüşmekteyim CHP’nin oyları çantada keklik değil artık.

Tepedekilerin umurlarında mıdır değil midir bilemem ama CHP gün geçtikçe kan kaybetmektedir.

Sülaleden CHP li olan kişiler CHP ideolojisinde yeni oluşacak bir partiyi beklediklerini söylüyorlar.

Dost acı söylermiş derler. Gerçeklerden kaçamayız…