Ana Sayfa Yazarlar Binmiş bir alamete…

Binmiş bir alamete…

350
0

Gerçekten CHP ’i tanımak mümkün değildir artık.

Ne yapmak istiyorlar sorusunu geçelim…

Açık seçik meydanda değil midir?

Partinin genlerini değiştiriyorlar, Atatürk ve ideolojisini katlediyorlar.

Bunu görmeyenlere, anlamak istemeyenlere yazıklar olsun!                                     

                                           ***

Bakınız; partinin içinden sadece ulusalcı örgütü tasfiye etmekle kalınmadı, ardından ipinden sapına kadar Atatürkçü, ulusalcı milletvekillerimizi, il, ilçe başkanlarımızı çeşitli bahanelerle istifaya zorladılar veya görevden aldılar.

Bir değil, iki değil, üç değil!

Bunların suçları neydi?

Parti tüzük ve programını mı çiğnemişlerdi?

Atatürk’e hakaret mi etmişlerdi?

Atatürk devrimlerine ve onun kurmuş olduğu Cumhuriyete,6 Oka ihanet mi etmişlerdi?

Atatürk ile hesaplaşmaya mı kalkmışlardı?

Anayasa değişikliği çalışmalarında “Türk kelimesini koymayalım, anayasal yurttaşlık kavramını koyalım” mı demişlerdi?

Tarikatçılık, mezhepçilik, ırkçılık mı yapmışlardı?

Kürt’ten çok Kürtçülük yapıp PKK’ya arka mı çıkmışlardı?

Atatürk’ün Tunceli’sini Dersim yapmaya mı çalışmışlardı?

Amerika’da HDP toplantısına katılıp Kürt meselesi uluslararası bir meseledir” diye kışkırtıcılık mı yapmışlardı?

APO denilen bebek katilinin isteklerini yansıtan ve bunların hayata geçmesi için TBMM’sine 70 maddelik yasa teklifi mi vermişlerdi?

Ve bunun için AKP’nin meclisteki çoğunluğunu bilerek, komisyon oluşturulmasını mı istemişlerdi?

Türkiye’nin en önemli kurumlarında yuvalanmış olan F- tipi örgütlenmeye sahip mi çıkmışlardı?

CHP-Cemaat arasında bir ittifak kurulmasını ve bu yönde uygulamalar yapılmasını mı istemişlerdi?

CHP den milletvekili olup ta ben CHP li değilim mi demişlerdi?

Ülkenin kuruluş temelleri sarsılırken, Cumhuriyetin ilkeleri teker teker yok edilirken ”aman susun, ölüm sessizliğine bürünün bunları koruma adına bir şey yapmayın” mı demişlerdi?

Biz 30 ların CHP si değiliz artık,6 Oku yeniden yorumlayalım mı demişlerdi?

Avrupa normlarında özerklik üzerindeki çekinceleri kaldıracağız mı demişlerdi?

Türkiye’de laiklik tehlikede değildir mi demişlerdi?

CHP, Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır derken, onlar, Hrant Dink’in ölümünün 8. Yılındaki anma yürüyüşünde “Yüzleşin Hrant’la, soykırımla ”pankartının arkasında mı yürümüşlerdi?

Tüm bunları bir araya getirdiğimizde çıkan tabloya baktığımızda;

CHP’ in gerçek misyonu ile çelişen bir yol ayırımında ve tarihi hatalar yapmakta olduğunu görmekteyiz.

***

İşte dün İzmir Milletvekilimiz Prof. Dr. Birgül Ayman Güler de istifa etti.

Güler,” “Yeni-CHP, CHP’yi ve örgütünü tasfiye etmek işlevi gören bir yapıdır” dedi istifa gerekçesini anlatırken.

Evet, bu doğrudur.

Maalesef YCHP içindekiler Atatürk’ün CHP’sini kuruluş felsefesinden, amaç ve ilkelerinden saptırmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar.

Kurumsal kimliği delik deşik edilmiştir.

Bu durum içimizi acıtsa da gerçeklerden korkmamalı, halen kendimizi kandırmaya kalkmamalıyız.

Atatürk’ün CHP’si bu değildir.

Şüphesiz partinin büyümesi için partiye sağdan, soldan katılımlar yapılabilir ancak bu katılanların Anti-emperyalist, tam bağımsızlıkçı, Atatürk’ün ilke ve devrimlerini benimsemiş olmaları gerekirdi.

YCHP ‘in içine baktığımızda ne yazık ki böyle olmadığını görüyoruz.

Partinin kurumsal kimliğini değiştirmeye çalışan, hatta bir şekilde değiştiren Kürtçülerin, Ermeni hayranlarının, mezhepçilerin, tarikatçıların olduğunu görmekteyiz.

Partimizin tertemiz geçmişini, kimliğini karalamak için adeta iktidarla yarışanlar bu gün partinin en tepesindedirler.

Velhasıl YCHP’ in gerek yönetimi içinde, gerekse ithal gelen vekillerinin içinde Atatürk’ten nefret eden, parti tüzüğünü, programını takmayan, genlerini değiştirmeye kalkanların çoğunlukta olduklarını görmekteyiz.

TBMM lisi nasıl AKP tarafından işgal edilmişse, CHP de böyle işgal edilmiş durumdadır.

***

Ermeni soykırımıyla yüzleşelim’ pankartının arkasında yürüyen CHP Milletvekilleri ne yapmak istiyorlar?

Onlardan tekinin bile “Evet Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır” diyerek ortaya çıktıklarını neden görmedik?

Bir siyasi partide sorumluluk taşıyan insanlar o partinin geçmişine de sahip çıkmak zorundalardır ama parti ilkelerini, ideolojisini benimsemeyeler elbette sorumluluk duymazlar ve çıkarları için çalışırlar.

Oysa geçmişine sahip çıkmayan partilerin geleceği yoktur.  Çünkü geçmişimiz bizlerin bir parçamızdır.

Düşünüyorum;

Bu partiye yıllarca emek vermiş olan, sorumluluk taşımış insanlar var bunlar neden konuşmuyorlar ve susuyorlar acaba?

Benim yazılarımı, fikirlerimi kişisel görüşüm olarak görmemelidirler.

Bu sorun hepimizindir.

Kurtuluşu CHP iktidarında gören, umut bağlayan milyonlarca seçmenin görüş ve isteklerini de yansıtmaya çalışıyorum.

Bunca yıl milletvekilliği, parti meclis üyeliği, merkez yönetim kurulu üyeliği, il başkanlığı, ilçe başkanlığı yapmış yoldaşlarımın söyleyecek sözleri yok mudur?

Bu sessizlik kuzuların sessizliğine dönüşürken aynı zamanda olanları onaylarmış etkisini yapmaktadır.

Görüyoruz ki;

Liboş, Kürtçü bölücü, tarikatçı, etnik milliyetçi, hilafetçi zihniyetlerin partiye bir ivme kazandırmadıkları gibi, mevcut seçmen sayısından önemli bir bölümünü kaybettirmiştir.

Son Cumhurbaşkanlığı seçimi bir ders olmalıydı.

Yine görüyoruz ki YCHP ‘in umurunda bile değil bu durum.

Az olsun benim olsun sevdasında.

Oysa CHP ye gönül verenler artık aynı değerleri taşıyan yeni bir parti arayışındadırlar.

Unutmasınlar ki Atatürk kimsenin veya bir kurumun tekelinde değildir.

Tüm bunlara rağmen, YCHP seçimlere çok az zaman kalmasına rağmen aynı politikasını gütmektedir.

Gerçek dost acı söylermiş derler…

Ne diyelim, bindi bir alamete, gidiyor kıyamete…

 

TC.Tünay Süer