Ana Sayfa Yazarlar Vay Ödlek Vay!

Vay Ödlek Vay!

418
0

Kemal Kılıçdaroğlu‘na emeklilerin sorunları ve çözümleriyle ilgili yaptığı toplantıda ayakkabı fırlatılmış.

(İyi ki başka şey fırlatılmamış.)

Bu ayakkabı olayı dünyada ilk kez 2008 yılında Irak’a sürpriz bir ziyarette bulunan ABD başkanı George Walker Bush’a yapılmıştı değil mi?

Bağdat’taki basın açıklamasında ”El-Bagdadiye” televizyonu muhabiri Muntazır el-Zeydi, “Demek vedaya geldin ha köpek, al sana veda hediyesi” diye ayakkabısını, hatta iki çiftini birden fırlatmıştı ama isabet ettirememişti.

Bush bu beklenmedik olay için “Baktım, 42 numaraydı” sözleriyle suratına fırlatılmasını hafife almaya çalışmıştı.

Haris istekleriyle Irak’ı kan gölüne çeviren binlerce Müslümanı çoluk çocuk demeden katleden bu adama yapılan olaya neredeyse hepimiz sevinmiştik.

2003 yılında başlatılan savaşın açtığı yıkıma hepimiz sabahlara kadar televizyonların başında seyrederek şahit olmuştuk.

Haydi onu anladık ta, Kılıçdaroğlu’na neden ayakkabı fırlatılmıştı acaba?…

Meğer eylemci şahsın, babası daha önce CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’ın kardeşine ait bir kimya fabrikasında çalışırken geçirdiği iş kazasında vücudunun yüzde 65’inin yanmış.

(Vah zavallı işçim benim, vah!)

Kaza sonucu işten ayrılan babasına söz verildiği halde yardım edilmediği için Yunus Emrah Sermet bu eylemi yapmış.

Türkiye’deki işçi kıyımını içimiz sızlayarak takip ediyoruz ve hep AKP yi suçluyoruz.

Maden ocaklarında, tersanelerde, inşaatlarda yüzlerce işçimizi kaybettik ve halen ne bir önlem alınıyor ne de çözüm üretiliyor.

Yandaş patronların dinleri imanları para olmuş çünkü.

“Kendilerine 1150 odalık saray yapanlar, keneflerini bile altın kaplama yaptırırlarken maden işçilerimize nefes alacak bir yaşam odası yapmıyorlar,  yaptırmıyorlar.

Yazıklar olsun…”

Devir AKP yandaşlarının bunu anlayabilirim ama şayet eylemcinin sözleri doğruysa Erdoğan Toprak ve kardeşi asla af edilemez.

Bu ne hainlik ya…

Vücudunun %65 şi yanmış. İşçinin hayatı kaymış.

Daha ne olsun?

Erdoğan Toprak’ın da AKP li iş adamlarından farkı kalmamış.

Yunus Emrah Sermet ‘in bu hareketi can almak veya korkutmak, zarar vermek için değil tabi. Sesini duyurabilmek amacı ile yapılmış bir eylemdir.

Başarılı da oldu.

Tüm Türkiye duydu böylece…

Bir yumruk yedi, ikincisi ayakkabı fırlatıldı Allah üçüncüsünden korusun.

Kılıçdaroğlu’na geçmiş olsun diyelim.

***

Burada benim esas konum tabi yanında bulunan çakma genel başkan yardımcısı Mehmet Bekaroğlu’nun çantasını alıp kaçmasıdır.

Vay ödlek vay! Dedim gayri ihtiyari.

Yahu sen ne biçim adamsın be?

Genel başkanına siper olacağın yerde hemen tüyüyorsun.

Ne kıymetli canın varmış meğer…

Şahsen ben Kılıçdaroğlu’na partiyi mahvettiği için son derece kızgın olmama,  neredeyse her gün eleştirmeme rağmen kadın halimle silah atılsa önüne geçerdim.

Çünkü onun kötü temsil ettiği o makam, o koltuk var ya, benim ATAM’ın, ecdadımın makamıdır.

Ona yapılan her hareket bana yapılmış sayarım.

Orayı boşaltana kadar da saygıda kusur etmem…

Bende o yürek var, ben bir Kemalist’im çünkü…

Atamıza kefere diyen Mehmet Bekaroğlu’nun, kadın kotasından partiye girdiği için, üstüne üstlük bir de genel başkan yardımcısı yapıldığı için hop oturup hop kalkarken korkak olması beni iyice çıldırttı.

Kılıçdaroğlu’nun yanında gerçek bir CHP li olsaydı aynı benim gibi yapardı.

Neyse bu da Kılıçdaroğluna biraz ders olur sanırım…

***

Ey sevgili genel başkan;

Bak bir ayakkabı fırlatılmasında tüyen adamdan kimseye hayır gelmez.

Demek ki yarın inişe geçsen, bir mahkemelik işin olsa partiye aldığın bu adam ve ona benzer çakmalar seni ilk terk edenler olacaktır.

***

Gelelim olaydan sonra gazetecilere söylediğin “Herhalde ruh sağlığı yerinde olmayan bir arkadaşın tepkisi” sözlerine.

Allah aşkına AKP karşısında böyle suskun, böyle pısırık hatta işbirliği içinde görünen CHP ile hangimizin ruhsal sağlığı kaldı acaba?

İçerideki çakmalar, Kürtçüler, Atatürk düşmanları gitmeden ve parti bunlardan kurtulmadan, kendi ideolojisine dönmeden bizde ruh sağlığı filan kimse aramasın.

Ve partimizi kendi çizgisine döndürmek için elimizden geleni yapacağımız da unutulmasın…