Ana Sayfa Yazarlar Şeytana şapkasını ters giydirenler!

Şeytana şapkasını ters giydirenler!

327
0

Önceki yazımda gittikçe Ortaçağa yol alan, gittikçe Araplaşan bir ülke olmaya doğru hızla sürüklendiğimizi yazmıştım.

“19. Milli Eğitim Şurası” n da çok ter dökmüşler, çooook çalışmışlar ve bu emeklerinin karşılığı olarak Osmanlı Türkçesi`nin zorunlu ders olarak bütün liselerin öğretim programlarında yer almasını benimsemişler(!)…

Efendim, dedelerinin mezar taşlarını okumak istiyorlarmış

Bu böyle göründüğü kadar basit değil tabi.

Bunun anlamı Latin harflerinden tekrar Arapça alfabeye dönmek.

Bunun anlamı Atatürk Devrimini tamamıyla yok etmek.

Arkadan Kürtçe, Lazca, Ermenice, Rumca ve başka dilleri getirmek Türkiye’yi önce böyle parçalamak!

Hiç kimse birbirini anlamasın.

Dedik ya Türkiye karanlıklara giderek büyük bir değişim yaşamakta diye.

Kadını yok sayarak erkek egemen bir Türkiye yaratmak istencinden sonra şimdi de Osmanlıcaya dönmek.

Adamların aklı fikri Osmanlıyı diriltmek ve Atatürk Türkiye’sini yok etmek.

Vay be!

Her şeyimiz tamam bir bu eksikti.

Hem kel, hem de fodulluk denir buna…

                                                             ***

Bu değişimle;

Emeklilerimizin, memurlarımızın enflasyon karşısında eriyen maaşları mı yükselecek?

On binlerce işsizimize iş kapılarımı açılacak?

Bu değişimle dünyada kaybettiğimiz itibarımız geri mi gelecek?

Yalan, talan, hırsızlıklar sona mı erecek?

Soruları yazmaya kalksam sayfam yetmez.

Lafa bakın lafa…

Dedesinin mezar taşını okuyacakmış…

Hey şeytana şapkasını ters giydirenler,

Allah sizi bildiği gibi yapsın ve bana da göstersin inşallah.

Siz ne nankör insanlarsınız ya…

Atatürk olmasaydı okuyacak mezar taşın kalır mıydı acaba?

                                      ***

Bunlar bahane tabi yersek…

Latin harflerinden yeniden Arapça alfabeye dönmek…

Tarih öğrencileri dışında kimin işine yarayacak bu dil?

Dedik ya, amaç başka. Ufak ufak, hazmettire, hazmettire gerici devrimi tamamlamak.

Bizler aptalız ya…

Recep Tayyip Erdoğan, 5. Din Şurası’nda Normalleşme istediklerini,(!)normalleşmenin mücadelesini verdiklerini söylemiş ve sözlerinden satır başları aynen şöyle;

1- “Bu mücadele hak, hukuk, adalet, hakikat mücadelesidir. Kilise ile devlet ilişkisini taklit ederek, bize sanki din devlete tehdit gibi bir anlayışı dayattılar.

2- Biz ise bugün sanal bir tehditten yola çıkıp devletin din üzerinde on yıllardır kurduğu baskının artık sona ermesi gerektiğini savunuyoruz.

3- Din ve devlet işleri ayrı olsun diyerek dine yönelik her saldırıyı meşru görenler, kendi yapay dinlerini devlete egemen kılmanın mücadelesini verdiklerinin bilicinde değiller

4- , ‘Kâbe Arap’ın olsun bize Çankaya yeter’ dediler. Bu zihniyet, bir dinin yerine yapay din kurma, helvadan put yapma zihniyeti değil de nedir?

5- Devlet eliyle her türlü ret, asimilasyon, inkârı biz de reddediyoruz.”

6-“İsteseler de istemeseler de bu ülkede Osmanlıca da öğrenilecek ve öğretilecek”diyerek te Atatürk Devrimlerine açıkça savaş açtığını ilan etmektedir.

Dini konuşmalarına alet ederek kullanan ve adeta baskı ile kışkırtıcılık yapan eski başbakana

Kimler yanıt verir bilemiyorum artık.

Ben usandım zira.

Diyeceğim şudur ki artık yeter!

Ey Türk Milleti! Ey Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan tüm insanlar;

Uyanın…

Ve halifelik mi?

Özgürlük mü ?

Artık bir karar verin.

TC.Tünay Süer