Ana Sayfa Yazarlar Paraloji mi İdeoloji mi?

Paraloji mi İdeoloji mi?

326
0

Birkaç gün önce kapı komşum aynı zamanda ev sahiplerim olan Suada ve muhterem eşi Seyit beyle onlarda oturmuş Suada’nın yaptığı bol köpüklü kahvelerimizi içiyorduk.

Tabi konumuz politika ve CHP ‘in ve Türkiye’nin durumuydu.

Suada ve eşi hayatta pek az tanıdığım gerçek Atatürkçü, gerçek aydın ender insanlardan ikisidir.

Onlarla sohbete doyum olmaz. Bu iki insan hani derler ya adeta kitap kurdu olmuşlar, Atatürk’ü, tarihi, güncel konuları, partileri onlardan dinlemek ve bilgilenmek, insana ayrı bir mutluluk veriyor.

Genel kültürleri mükemmel olan bu insanlar sözün özü kitap gibilerdir.

Suada’nın benim diyen politikacıya şapka çıkartacak bilgi ve deneyimi Demokrat Parti kurucularından olan rahmetli babasından ve ailesinden gelmektedir.

Türkiye’nin bugün, yarını ne olacağı meçhul, içine düştüğü durumundan benim gibi onlar da CHP ‘i sorumlu tutuyorlardı.

Karşı devrimin zannedildiği gibi 1950’de değil, 10 Kasım 1938 de Atatürk’ün ölümüyle başladığını söylüyorlar. Ne kadar haklılar değil mi?

Suada; CHP ve diğer Atatürkçü geçinen partilerde ideoloji bitmiş yerini parakoloji almıştır diyor.

Evet, ne yazık ki haklı…

Meclise ve bilhassa içi adeta boşaltılarak sadece Atatürk, Cumhuriyet düşmanlarının çoğunlukta olduğu CHP ye baktığımızda bunu anlamamak mümkün müdür?

AKP içindeki vekiller belli bir ideolojiye hizmet ederlerken YCHP’in içindekilerin de onlardan farksız olduklarını görmek insanın içini acıtıyor.

Genel başkana biat etmek her sözünü yasa gibi görmek hatta işbirliği içinde olmak Atatürk’ün CHP sinde şimdiye kadar böylesine görülmemişti.

İçlerinde tanıdığımız arkadaşlarımız var, benim şaşkınlığım onların bu olanlar karşısındaki suskunluklarıdır.

Seçimlerde yeniden milletvekili seçilebilmek için çocuklarına, torunlarına parçalanmış, Ortaçağ karanlığında bir Türkiye bırakmayı tercih etmeleri affedilir gibi değildir.

Milletvekili aylıkları ve avantajları onlar için her şeyin üstünde görülüyor demek ki.

İşte burada Suada’nın sözlerinde ne kadar haklı olduğu görünüyor.

***

CHP’nin hiçbir döneminde Atatürk’ü böylesine suçlamalar, hakaretler, heykellerini yıkmak yakmak gibi olaylar olmamıştı.

CHP içinde farklı sesler olurdu her zaman. Bu parti içi özürlük ve demokrasiydi.  Ne var ki, Atatürk’ü ve devrimlerini neredeyse yerden yere vuran, cumhuriyet düşmanlarının heykellerini diktirecek ve Tunceli’nin Dersim olması için meclise önerge verecek kadar hain sesler çıkmamıştı asla…

CHP yaptığı politikalarla ne yazık ki halkın umudu olmaktan çıkmış kâbusu olmuştur adeta.

İktidarla, HDP ile işbirliği görüntüsü vermektedir.

Şimdi Sn.Kılıçdaroğlu’nun MİT’in içindeki bir grubun CHP’yi takip ettiğini, bunların parti içinde “CHP Kürt, Alevi partisi oldu” diye karışıklık çıkartacaklarını, parti içindeki ulusalcıların bu konuda dikkatli olmaları için uyarılarına gelelim.

Kılıçdaroğlu bu sözleri ile resmen demagoji yapmaktadır.

Ulusalcıları uyarmak ta ne demektir?

Burada eski CHP milletvekillerimizden Sn. Şahin Mengü Aydınlık Gazetesindeki köşesinden çok güzel bir yanıt vermiş. Ve

“Ulusalcılar” diye nitelediğiniz grup, bu partinin ana gövdesini oluşturan, Türkiye Cumhuriyetinin ülkesiyle milletiyle bir bütün olduğunu benimsemiş, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı, Cumhuriyetin temel değerlerine inanan, Türklüğü, bir etnik köken milliyetçiliği olarak nitelemeyen, bir tarih, dil ve kültür birliği olarak kabul eden milyonlardır” demiş.

Bu sözlerin altına ben dâhil tüm ulusalcılar imzalarını atarlar.

***

Sn.Kılıçdaroğlu görünen köy kılavuz ister mi hiç?

Başta siz: “Ben Dersimli Kemal’im” diyerek ne demek istediniz?

Siz sanırım minareye şimdiden kılıf uydurmak istiyorsunuz.

Zaten siz geri dursanız da kendi seçtiğiniz vekilleriniz açıkça fikirlerini kamu ile paylaşmaktadırlar.

HDP ile birlikte yürüyebiliriz den tutun; HDP lideri Selahattin Demirtaş’a övgüler düzerek  ‘soldaki yeni lider’ ilan edenler,

Atatürk’le hesaplaşmaya kalkan ve Tunceli (Dersim) için bilginiz dâhilinde CHP adına özür dileyen, doğuda HDP ye oy isteyenler kimlerdir?

Burada Şahin Mengü’nün sorusunu tekrarlayacağım.

Bu “Dersim olaylarından dolayı özür dilenmesi” Ermeni diasporasına taviz niteliğinde olacak, 19l5 Tehcir olayları nedeniyle “özür dilenmesinin” bir ön hazırlığı mıdır?

CHP ‘nin AKP karşısında dik durması gerekirken AKP’nin yapamayacağı Türbanı okullara ve devlete siz soktunuz.

CHP önceki Lideri Deniz Baykal Ergenekon ve Balyoz davalarının avukatlığına soyunmuşken YCHP adeta destekçisi olmadı mı?

Libya’ya savaş tezkeresine sizin desteğiniz belirleyici olmadı mı?

Bugün sayenizde Atatürk adını karıştırmadan,  Atatürk devrimlerine düşmanlık yapan bir CHP’i kim yarattı?

CHP-HDP sempatizanı olarak PKK ile adeta ittifak halinde değil midir?

Topluma konuşmalarınız sadece masal anlatmaktan ibaret kalıyor. Türkiye’nin bölünme durumunu, Doğudaki PKK özerklik ilanını hiç dile getirmiyorsunuz.

Neden acaba?

Dün PKK yol keserek iki polisimizi gözaltına almaya kalktı.

Neden bunları konuşmuyorsunuz?

Şimdi kalkmış MİT tin Partiyi karıştıracağını söylüyorsunuz. Sözleriniz hiç inandırıcı olmuyor kusura bakmayın…