Ana Sayfa Yazarlar Oyun içinde oyun mu?

Oyun içinde oyun mu?

439
0

CHP’nin 18. Olağanüstü Kurultayında 176 delegenin desteği ile adaylığını açıklayan, vurucu bir konuşma yaparak kemikleşmiş delegeden 415 oy almayı başaran Muharrem İnce’nin Parti Meclisi listesi neden zayıf kaldı?

İlk günkü performansı ile almış olduğu oylar ikinci gün neden Parti Meclisi listesine yansımamıştı?

Açıkçası bu düşündürdü beni.

Beni diğer düşündüren önemli bir konu daha var onu da sizlerle paylaşmak isterim.

Muharrem İnce neden birden bire altı milletvekili ile partinin politikalarını eleştirerek Kılıçdaroğlu’nun istifasını istedi ve  “ben CHP genel başkanlığına adayım” dedi?

 

“Meclis dışında partinin yaptığı politikalara onay vermiş havasında görmüştük onu hep.

Emine Ülker Tarhan’ın cumhurbaşkanlığı adaylığına da imza vermemişti.

Yani parti içi muhalif değildi.”

Yani durdu, durdu birden patladı mı?

Kim bilir?

Onu, TBMM sinde iktidara yüklenirken ve de Yalova seçimlerindeki başarısı ile sevdik.

Böyle bir çıkış yapacağı aklımızın ucundan bile geçmezdi.

Hem de büyük bir cesaretle!

Bir önceki Kurultayda 1164 oy almış, 2010’dan bu yana MYK ve PM sini birkaç kez değiştirmiş il, ilçe başkanları, kurultay delegeleri de istediği şekilde dizayn etmiş bir genel başkanın karşısında rakip olmak kolay değildir.

Gerisini hep birlikte izledik.

 

Kılıçdaroğlu önce, “bulsunlar yeterli imzayı ben yaparım kurultayı” diyerek adeta meydan okudu.

Sonra bir iki gün henüz geçmişti ki onlar yeterli imza toplayamazlar ben kurultayı yapacağım dedi.

Jet hızıyla ATO da bir salon tutuldu. Oysa kurultayın yapılacağı tarihlerde ASKİ ve Atatürk Spor Salonu’nun da boş olduğu tespit edilmişti.

 

Nihayet Olağan Kurultay günü geldi çattı.

Havalandırması çalışmayan küçük bir salonda özenle seçilmiş delegeler il, ilçe, belediye başkanları, kendisine bağlı adeta biat eden milletvekilleri ile salon doldu taştı.

Örgütün bir bölümü başka bir salonda veya o civarda ayakta, böyle bir kurultay geçirdik.

Alışkın olduğumuz bir kurultay değildi.

Bir tek delege kalkıp aleyhte veya lehte konuşma yapmadı.

Kılıçdaroğlu Kurultay açış konuşmasının ardından divanı oylattı ve ardından Muharrem İnce’yi etkili konuşması ile dinledik ve beğendik. Etkileyici bir konuşmaydı Allah için.

Ardından Kılıçdaroğlu sinirli bir halde platforma çıktı, az konuşacağım dedi sonra ceketini çıkarttı ve tarihe geçecek o konuşmalarını yaptı.

 

“Ben Dersimli Kemalim” dediği zaman ve içki, disiplin konularına girdiğinde salondan her hangi bir tepki gelmediği gibi oradakiler adeta efsunlanmışçasına alkışladılar.

Demek ki onlar için sözlerin, Parti ideolojisinin hiç önemi yoktu.

Kılıçdaroğlu’nun sesini yükselterek el kol hareketleri ile bağırması yeterli oluyordu.

Neyse bunları geçelim…

Oylama yapılıp sayıma geçildi ve 176delegenin imzası ile aday olan İncenin oylarının arttığını gördük. 160 oy daha alsa neredeyse genel başkan olacaktı!

Buraya kadar iyi diyelim.

İşte yukarıda da dediğim gibi 2. Gün yani P:M si oylamalarında ne oluverdi de İncenin listesinden ancak bir kişi, eski İstanbul İl başkanı Ali Özcan Kılıçdaroğlunun listesini deldi?

O da sıkıntılı bir durumda çünkü her hangi bir itirazda yukarıdakilerin oyları yükselişe geçerse girememek üzere.

Fikri Sağlar başka listelerde de ismi olduğundan hangi listeyi delerek girdi anlayamadık.

Bir ara eski İst. İl Başkanı ve parti meclisi üyesi Berhan Şimşek’in de girdiğini işittik.  Sanırım yanlış söylendi.  Yarın YSK ‘ dan çıkacak netice ile  öğreneceğiz.

Hepsi bu kadar işte!

 

İnce’nin listesi baştan savma hazırlanmıştı adeta ve aynı delege sözleşmiş gibi yeterli oy vermedi.

Sanki hesaplı bir şekilde ayar yapılmıştı.

İktidara yürüyüş adı verilen 18. Olağan Kurultaydan birlik beraberlik mesajları verildi.

E! Bu ne şimdi?

Tabi ki birlik beraberlik güzeldir ama bu kurultay neden yapıldı?

4 yılda dört seçim geçirmiş asla başarı elde edememiş Kılıçdaroğlu’nun güven oylaması ve partiden istenmeyen kişilerin tasfiyesi için yapılan bir kurultaya döndü.

Şimdi acaba diyorum bu kurultay cumhurbaşkanlığı seçimlerinde büyük bir yenilgi alan ve 5 milyon oyun heba olması ile kredisi iyice düşen genel başkanın bir taktiği midir?

Açıkçası oynanan bir oyun muydu?

Şimdiden sonra Muharrem İnce’yi izleyeceğiz ve göreceğiz.

Gerçek ancak öyle anlaşılacak gibi geliyor bana.

Birilerine saçma gelebilir düşüncelerim. Kimse kusura bakmasın ama neye, kime inanacağımı şaşırmış durumdayım artık.