Ana Sayfa Yazarlar CHP kadar başınıza…

CHP kadar başınıza…

420
0

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, lüks içinde olmadıklarını söyleyerek CHP mantığına kalsa Mercedes’e binemeyeceklerini, onun yerine 1970 model Murat arabalarına bineceklerini söylemiş.

Haydi, oradan be!

Sen kurban ol CHP ye diyeceğim ama kurban kesilmesine karşıyım.

CHP olmasaydı bugün dünyada olabilir miydin bilemem,  belki olurdun da kim bilir nasıl…

Dört bir yanı düşman işgali altında olan topraklarımızı İstiklal Savaşı vererek

7 düvelle savaşmış, bize özgür bir ülke ve cumhuriyet rejimini armağan etmiş Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, ye iç, yat kalk dua et sen.

Atatürk gelişmiş ülkelerde demode olan, çöp gözüyle bakılan teknolojilerin üstüne para vererek ülkeye sokulmasına karşı olan bir önderdi.

Milletin parasıyla lüks uçak alacağına uçak yapmayı tercih edendi o..

Savaş nedeniyle yoksul düşmüş, her tarafı harabeye dönmüş topraklarımız kalmıştı elimizde. Buna rağmen o dönemde yapılanları sata sata bitiremediniz.

Erdoğan’ın hiçbir lüksü olmadığını iddia eden Bozdağ, “Bir tane örnek göstersinler lüks bir yaşantıya dair, yok.. İftira üstüne iftira atıyorlar. Algı operasyonuyla bu milletin gözünden Recep Tayyip Erdoğan’ı düşüremezsiniz. “Çünkü o milletin gönlündedir” diyor.

Ben de diyorum ki, sana öyle geliyor…

Türk Milletinin gönlünde bir tek lider vardır o da Atatürk’tür.

***

Ey Bekir Bozdağ hazretleri bak zatıâlinize tavsiyem senin gözlükler işe yaramıyor demek ki, artık acele değiştir onları.

Erdoğan’ın lüksü yokmuş ha?

Bin odalı o ucube neyin nesi o zaman?

Haaaa! O yetmemiş bir de yanına 250 odalı bir malikâne daha yapılacakmış.

1.38 milyarlık sarayını, 400 milyonluk uçağını ve yeni aldığı 1 milyonluk makam aracını “milletin malı” diyerek millete yutturmaya çalışıyorsunuz.

Buna ne derler biliyor musun ey minik başbakan,

Ayranı yok içmeye ,tahtırevanla gider …..!

Memlekette bu kadar işsiz, bunca yoksul varken sizin bu yaptığınız görgüsüzlük ve aç gözlülüktür..

Ayıp ya…

Yoksulluğa karşın siz diyorsunuz ki ekmek bulamazlarsa pasta yesinler. Muhalefet günlerdir bunların milletin parasıyla yapıldığını ve masraflarının da yine milletin parasıyla karşılanacağını, keyfini ise Erdoğan’ın süreceğini söylüyor

ama halka yeterince duyuramıyor.

Ben CHP ve MHP yi bundan ötürü kınıyorum.

Atatürk Orman Çiftliği yasal olmayan bir şekilde iktidar tarafından resmen işgal ediliyor, binlerce ağaç kesiliyor ve o ucube saray yapılıyor sadece laf ederek adeta birbirleriyle yarışıyorlar.

Lafla peynir gemisi yürümez. Neden ağaçlar kesilirken orda olmadılar?

Neden halkı oraya yığmadılar?

YCHP’ i anlayabiliyorum çünkü içi Atatürk düşmanları ile doldu ya MHP ye ne demeli?

***

Karşılarında pısırık bir muhalefet olunca iktidar tepemize çıkmaya başladı farkındaysanız.

İşler kötüye gidince de boyna dalıyorlar CHP ‘ne, böylece kurnazca hem gündemi değiştiriyorlar hem de Alevi vatandaşlarımızı enayi yerine koymaya, kandırmaya çalışıyorlar.

Neymiş efendim, Tunceli, Cumhuriyetten önceki ismi ile Dersim’de Atatürk ve İnönü katliam yapmışlar.

Halka neden gerçekleri anlatmıyorsunuz?

Aslında,30 yılı aşkın bir süre Osmanlı’da padişahlık yapmış Yavuz Selim’in babası olan II. Beyazıt zamanında özellikle Balkanlarda bazı Bektaşi katliamları başlamıştır.

Oysa Osmanlı Devleti’nin kuruluş sürecinde Alevi boy ve oymak beylerinin, babalarının, dedelerinin, dervişlerinin önemli rolleri olmuştur. Şeyh Edebali, Abdal Musa, Geyikli Baba vb. birçok Alevi, Bektaşi, Ahi inanç önderi kuruluş sürecinde Osmanlı’ya destek olmuşlardı.

Yine II. Beyazıt döneminde Alevi halkla ayrıştırılmaya çalışılmış, kentsel ve kırsal Alevi ayrımcılığı da körüklenmiştir.(Tıpkı bugün AKP’nin yaptığı gibi.) Anadolu’da yaşayan zaten yoksul olan Alevileri ağır vergiler ile ezip duruyordu. Bu durum bazı Alevi ayaklanmalarına sebep olmuştu.

Oğlu Yavuz Sultan Selim  (1514)  müftü Hamza’ya Alevilerin katlinin vacip olduğu şeklinde fetva yazdırarak 40000 Alevi’yi tek tek boğazlatarak, ya da kılıçtan geçirterek öldürtmüştür.

Tarihi incelediğimiz zaman şu iddiaları da görüyoruz.

Mesela Şah İsmail’in 1507 yılında Elbistan’ı, Diyarbakır’ı, Harput’u yakıp yıkmasını;

Kızılbaşların yüzlerce insanı kılıçtan geçirdiğini, Erdebil şeyhlerinin, Şah İsmail’in onlarca yıl Anadolu’da alevi örgütlenmeleri vasıtasıyla birlik ve beraberliği tehdit ettiğini de.

Taa Kütahya’ya kadar isyanların çıktığını, Erzurum ve Erzincan’ın kaç yıl yağmaladığını, Antalya’yı basarak baş kadıyı öldürdüklerini de bilmek gerekir deniyor.

Öncelikle tarihi olaylar kendi devrinin şartları içinde değerlendirilmelidir.

Elbette hiç bir masum insanın katledilmesi affedilemez.

Atatürk bunun için Yurtta Sulh, Cihanda Sulh demiştir.

Yine tarihe baktığımızda güçlünün daima güçsüzü yendiği ve çoğu olayların yoksulluktan, özgürlüklerin kısıtlanmasından ileri geldiğini görüyoruz.

Bununla birlikte Dersim olayları da bir isyandır ve isyanı bastırmak için yapılan bir harekâttır.

Bugün PKK’nın yaptığından farklı değildir. Kürt Şeyhleri ,derebeyleri genç cumhuriyeti kendi hükümranlıklarının bitmemesi için istememişlerdi. Halkı isyana teşvik etmişler, karakol basmışlar, askerleri öldürmüşler  ,köprüleri yıkıp haberleşme tellerini kesmişlerdi.

Böyle yapmakla Atatürk’ün orayı ziyaretini engellemişler ve isyanı kabul etmeyen halkın bir kısmını da öldürmüşler veya baskı ile isyan içine almışlardır.

Büyük Atatürk cumhuriyeti kurduğu zaman tüm kökenden olan halka değer vererek dini siyasetten ayırmış laikliği getirmiştir. Ve Türkiye Cumhuriyetini kuran halka Türk Halkı diyerek tüm halkın bir arada kardeşçe yaşamasını hedeflemiştir.

Şimdi pişirilip pişirilip önümüze konan bu olay CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun özür dilemesi iktidarla işbirliği içinde olarak birlikteliğimizi bozma dümenleridir. Böyle bir bölücünün bilerek CHP de olması büyük talihsizliktir.

İkinci bir şey daha var ki o da, AKP’ in kurnazlığıdır.

Dersim olaylarını bilhassa gündeme getirirlerken üçüncü boğaz köprüsünün adını acaba neden ‘Yavuz Sultan Selim’ koydular bunu açıklamalıdırlar.

Alevi kardeşlerimiz her şeyin farkındalar, oynan oyun BOP projesinin hayata geçmesi ve Türkiye’nin parçalanması içindir.