Ana Sayfa Yazarlar Bu ne sevgi?

Bu ne sevgi?

269
0

CHP’nin 18.Olağan Kurultayında  “Ben Dersimli Kemal’im, devrimci Kemal’im” diyerek Atatürk ve devrimlerine adeta meydan okuyan Sn.Kılıçdaroğlu birkaç gün önce (6 Kasım 2014) Maltepe Türkân Saylan Kültür Merkezi’nde Uğur Dündar’ın Halk Arenası programındaydı. Sık sık Atatürk’ten sitayişle bahsetti.

 “Şundan herkesin emin olmasını isterim. Cumhuriyetin en büyük devrimcisi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Onun devrimlerine sahip çıkması gerekenlerde bizleriz” dedi:))))

Oysa hem Atatürkçü, hem Dersimli Kemal olunmaz.

Kılıçdaroğlu bu ve buna benzer hataları sık sık yapıyor.

Hatırlayalım 2009 yılında henüz Grup Başkanvekili iken TBMM kürsüsünden Dersim isyanını bir şekilde dile getiren, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’e

Dersim katliamının Cumhuriyetin ilk yıllarında ‘devrim’ koşullarında meydana geldiğini söyleyerek “Dünyanın pek çok yerinde benzerleri var” demişti.

Bu sözleri ile isyanı adeta desteklemiş oluyordu.

Daha sonra Atatürk devrimlerine sahip çıkan Onur Öymen için “Gereğini yapmalı” diyerek istifasını dile getirmişti.( Ağaç budama sevdası demek ki o zamanlardan başlamış.)

Belirli bir zamandan sonra da ;”O iş bitti”, “CHP, yandaş medya ve AKP-DTP ittifakının saldırısı altında” dedi.

***

2011 de CHP ye Kılıçdaroğlu’nun ısrarı ile girdiğini söyleyen akrabası Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün Dersim olayını yeniden kaşıyarak;

“Atatürk diktatördü.” “Dersim’den Atatürk’ün haberi vardı.” “Başbakan’da İnönü’ydü”diyerek onları “katliamlar-soykırımlar “yapmışlar gibi göstermişti.

Kamuoyu ve örgütün büyük bir kesimi üzerinde bir infial yaşanmış, Aygün’ün istifası istenmişti.

Sn.Kılıçdaroğlu istifa seslerini duymamış ve Aygün’e sahip çıkarak şöyle demişti.

“Ben Dersim olayını zaten yaşamışım. “Dersim coğrafyasında yaşanan olay, bir insanlık dramıdır. Bu bölgede yaşayan insanlar, o dönemin acılarını, o dönemin kaybolan hayatlarını, o dönemin ağıtlarını dinleyerek bu günlere geldiler. O dönemde yapılan çok ciddi, insanlıkla bağdaşmayan olaylar oldu. (…) Yara kanamıştır.

Daha ne söyleyeyim ben? Dramı yaşayan, kayıplar veren birisiyim. Benden gelip özür dilenirse memnun olurum!

***

Uğur Dündar, Emine Ülker Tarhan’ın CHP’nin adeta AKP yi destekler politikaları ile sert eleştirilerle partiden istifa ettiğini, ardından Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum’un da sert eleştirileri sonrasında kesin ihraç talebi ile Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edildi. Sn. Batum istifaların devam edeceğini söyledi. Ulusalcı kanat tasfiye mi ediliyor? Diye sordu.

Kılıçdaroğlu ; “Ulusalcılık vatanseverliktir. Ben ülkemi seviyorum, vatanımı seviyorum, insanımı seviyorum. Dolayısıyla ulusalcılığı belli bir kesimin eline bırakacak lüksümüz yok. Hepimiz ulusalcıyız. CHP ulusalcıdır

CHP bir kişinin partisi değildir. CHP halkın partisidir. Eğer kişi olarak tanımlayacaksakCHP Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. Herkes bunu böyle bilmeli” dedi.

Sonra, CHP nin 91 yıllık köklü bir parti olduğundan söz ederek ağaç budandıkça güçlenir!Dedi.

Bu sözleri bence çok anlamlıdır.!

Evet belki ağaç budandıkça güçlenir ama bazı ağaçlar vardır ki yanlış yapılan uygulamalarda bu damalar ağacı zayıflatır ağaç git gide yok olur.. Mesela çam ağacı tepesinden budanırsa yaşamaz… Üstelik Çınar ağaçları budanmaz, tam tersine ne kadar görkemli olursa o kadar kıymetli olur.”

Sn Kılıçdaroğlu sanırım bir ironi yapmak istedi.”

                                                               ***

Konuşmalarından kısa notlar aldım.

Eğitimde 4+4+4 sistemi. Türkiye’yi uygar toplumdan koparacak olan sistemdir. Mücadeleyi biz verdik, anayasa mahkemesine biz götürdük derken öte yandan başörtüsünü biz getirdik diyor. Sözlerinde büyük çelişkiler oluyor böylece.

Birileri kendisini Atatürkçü sanıyor. Kimse kusura bakmasın Atatürkçülük kimsenin tekelinde değildir diyor doğrudur ama kendisinin ne kadar Atatürkçü olduğu tartışılır haldedir. Çünkü ağzından bir kez bunu işitmedik. Doğuda başka, batıda başka konuşuyor.

Bir tarafta genel af isteyen, Diyarbakır’a Amed, Tunceli’ye Dersim diyen bir genel başkan CHP de ilk kez görülmektedir.

Partiye alıp önemli konumlara getirdiği kişileri saymaya gerek yok. Atatürk’e kefere diyenden tutun, Kürtçülük yapanlar, mezhepçiler, Atatürk’e karşı Seyit Rıza denilen gerici tarikat lideri teröristi savunanlar bugün CHP yi Atatürk’ün partisi konumundan çıkartmışlardır.

CHP nin temel taşları bir bir sökülmeye başlamış bir başka parti konumuna gelmiştir.

CHP içinde disipline verilecek onca vekil, görevli varken neden ille de ulusalcılar budanıyor ve yeni bir aşı ile çınar ağacı meyve vermeyen bir ağaca döndürülüyor veya genleri değiştirilmek isteniyor acaba?

                                                                   ***

“CHP’li Kadro Hareketi” parti içindeki tasfiyelere karşı bir bildiri yayımladı. Açıklamada şöyle denildi:

“Emine Ülker Tarhan’ın istifası ile tasfiye sürecine zemin yaratılmış, ilk hedef olarak Atatürkçü Süheyl Batum seçilmiştir. Disiplin sürecinde samimi iseniz; ABD büyükelçisi ile gizli görüşme yapanları, HDP’ye oy çağrısı yapanları, Ermenilere soykırım yaptık diyen vekilleri, PKK sempatizanı gençleri disipline vermenizi bekliyoruz. Genel Merkez’e mescit açarak, PKK savunuculuğu yaparak, Cemaatle kol kola girerek, Atatürkçüleri tasfiye ederek partimiz, AKP’ye değnekçilik yapmaktan öteye gidememiştir.”

CHP’yi, olumsuz politikalarını yakından izleyenler ve kamuoyu da aynen böyle konuşuyor.

Sn Kılıçdaroğlu bunları duymalı ve CHP ‘ni tekrar kendi ideolojisine döndürmelidir aksi takdirde perşembenin gelişi çarşambadan bellidir derler.

***

Yarın 10 Kasım. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 76. Yılı. Her geçen gün ona artan sevgimizi, özlemimizi dile getirerek saygı ile anacağız. Işıklar içinde yatsın.