Ana Sayfa Yazarlar Kemalistler ayağa kalktı.

Kemalistler ayağa kalktı.

396
0

CHP 18. Olağan Kurultayı alışmadığımız bir şekilde coşkusuz, tartışmasız, kurultaydan ziyade bir toplantı havasında geçti.

Muharrem İnce adaylığını açıklar açıklamaz adeta tabanın sesi olarak konuşmaya başlamıştı zaten.

Kurultaydaki konuşması da  nefis ve etkiliydi.

Kılıçdaroğlu’nun gözünün içine baka baka Cumhurbaşkanlığı seçimindeki adayın Ekmeleddin İhsanoğlu olarak belirlenmesinin “90 yıllık parti kendi içinden bir aday bulamıyorsa yazıklar olsun” diye eleştirmesi benim gibi birçok yürekleri rahatlattı sanıyorum.

“Ben Kılıçdaroğlu’nu kişisel olarak çok severim. Kılıçdaroğlu’nun namuslu bir adam olduğundan hiç şüphem yok. Ama uyguladığı yanlış politikalarla Cumhurbaşkanlığını Tayyip Erdoğan’a hediye etmiştir. Bunu hazmedemiyorum, hazmedenler utansın” demesi bu konuda çıkarları için sessiz kalan milletvekillerine de bir atıftı.

“2015 seçimleri köprüden önceki son çıkıştır. Seçimden sonra Erdoğan anayasa değişikliğiyle başkan olacak ve CHP’ye kimin genel başkan olduğunun bir anlamı olmayacak” demesi bana sanki orada ben konuşuyormuşum gibi geldi.

Bunu defalarca yazmıştım çünkü. Eski başbakan bir toplantıda açık açık 330 milletvekilini bulursak eski anayasayı rafa kaldıracağını ve devrim yapacağını anlatmıştı.

İnce’nin konuşması sırasında kendisini susturabilmek amacı ile  Kılıçdaroğlu başbakan sloganlarına karşın;

“Halkın umudu Kılıçdaroğlu ise buna bende sevinirim ama sokak böyle demiyor, ben bunu görüyorum; bunu gördüğüm için sizi uyarmak istiyorum” demesi ve diğer sözleri delegenin üzerinde büyük etki yarattı.

Birilerinin bunları Kılıçdaroğlu’na yüreklice söylemesi gerekti.

 

Cumhuriyet Halk partisi kurultaylarında hiçbir adaydan duymadığım, çok hoşuma giden bir sözü daha vardı İncenin.

Ben başbakan olmak istiyorum.

Ben Cumhuriyet Halk partisini iktidar yapmak istiyorum.

Aman Allah’ım ne güzel sözlerdi!

Sanıyorum gerek oradaki delegeler ve televizyonları başında onu dinleyen herkesin özlemle duymak istediği sözlerdi bunlar.

Yüreklerimize su serpildi.

Evet, yukarıda da yazdığım gibi nefis bir konuşmaydı. Bazı önemli konulara kamu önünde bilerek değinmemesi büyük bir incelikti.

Oysa çok dolu olduğu belliydi.

Cumhuriyet halk partisinin gençlik tabanından yetişmiş, il başkanlığı yapmış gerçek bir emekçi ve partili böyle olurdu işte.

Konuşması bana mutluluğun yanı sıra, hem umut hem de gurur verdi

Sn.Kılıçdaroğlu’nun konuşmasına gelince sakin güç biraz sinirliydi.

Sözleri bildiğimiz türden konuşmaların dışına çıkmadı.

Hakkâri’de yerel yönetim özerklik şartını getireceğim dedim. Yerel yönetim özerklik şartını mutlaka getireceğim” dedi.

“Sadece ve sadece CHP’li olduğu için kentsel dönüşüm projesini iki yıl bekledi. Yerel yönetici yani belediye başkanı maliye bakanının kapısında beklememelidir. Onun bu özerkliğe kavuşması da CHP’nin görevidir “dedi.

Söyledikleri çok doğrudur ama:

Minareye kılıf uydurma gibi bir şeydir bu.

Çünkü PKK ‘nın ve İmralı’dakinin istedikleri böyle masum görünen bir özerklik değil, bölünmedir. Oslo anlaşmalarının hayata geçirilmesi, ABD ve AB’nin bir “Büyük Kürdistan” hayaline çanak tutmak, (üniter) yapıdan federatif yapıya geçmektir. Yani LOZAN’ın delinmesidir.

Sn.Kılıçdaroğlu böyle bir açılımdan vaz geçmelidir.

Rakı muhabbeti de hiç hoş değildi.

Eski Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk ve İsmet İnönü’ye “iki ayyaş” demesi “Bunlar rakı masalarında memleketi kurtarırlar biz icraat yaparız.” Sözlerini hatırlattı.

Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi bunlardan temizleyeceğim demesi de vahimdi.

Çok üzüldüm.

Bizler bu sözleri hak etmiyoruz.

CHP örgütü ve gönüldaşı asla biat kültürüne gelemez. Bunu öğrenmesi gerek.

Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce’nin coşkulu ve gerçeklere cesaretle değinen konuşması karşısında sönük kaldı. 970 delegenin imzasıyla aday gösterilmesine rağmen kendisine 740 oy çıktı.

Her türlü zorluklara karşı bu kurultaydan zaferle çıkan Muharrem İnce oldu.

Bu arada sonuçların açıklanmasından sonra Kılıçdaroğlu’nun İnce’yi yanına çağırıp söz hakkı tanıması güzel bir jestti.

Heyecansız, coşkusuz, salonun yetersizliği ile sıkıntılı bir kurultay olmakla beraber birlik, beraberlik görüntüsü güzeldi.

Şimdi bakalım Parti Meclisi Listesi nasıl olacak. Sanırım biraz dantele dönecek bazılarının umutları gerçekleşmeyecek.

Hayırlısı neyse o olsun diyelim.