Ana Sayfa Yazarlar Demirtaş’a Bir De Emperyalizmi Ve Ağalığı Sorsalar ya…

Demirtaş’a Bir De Emperyalizmi Ve Ağalığı Sorsalar ya…

312
0

Yandaş basın HDP’yi ve Başkanını parlatmaya devam ediyor…

Varsa yoksa HDP, varsa yoksa Selahattin Demirtaş…

Sevimli, esprili, barış ve özgürlük yanlısı bir başkan olarak tanıtılıyor…

Artık kimse 40 bin şehitten, köylerde kurşunlanan bebelerden, kınalı kuzulardan, öldürülen öğretmenlerden, mühendislerden, çalışması engellenen şantiyelerden, parçalanan, indirilen Türk bayraklarından, içerisindeki insanlarla canlı canlı yakılan belediye otobüslerinden, bölünmeden, parçalanmadan, Kürdistan’dan söz etmiyor…

Artık kimse, bu eylemlerin Türkiye’ye nelere mal olduğunu, terör için harcanan bu paralarla nice hastanelerin, nice okulların, nice yolların yapılacağını hesap etmiyor…

Artık kimse, HDP’nin PKK marşından alarak uyarladığı seçim şarkısından söz etmiyor:

Oysa HDP’nin 7 Haziran 2015 genel seçimleri için hazırladığı seçim şarkısı PKK marşı çıktı. Selahattin Demirtaş’ın vokal yaptığı şarkının orijinali ‘Biz Apo’ya söz verdik’ ismini taşıyor. Okuyalım:

Dersim Ağrı, Zilan hani / Katlettiler cani cani / Birer birer hesabını sorarak savaşırız

Biz bu yola baş koymuşuz / Leş bir yana baş bir yana / Biz mazluma söz vermişiz / Bu yolda dönüş yok bize

Biz bu yola baş koymuşuz / Leş bir yana baş bir yana/ Biz Apo’ya söz vermişiz/ Bu yolda dönüş yok bize

Ne diyor marşta?

Biz bu yola baş koymuşuz / Leş bir yana baş bir yana/ Biz Apo’ya söz vermişiz/ Bu yolda dönüş yok bize…”

HDP KİM? PKK KİM? NE FARKI VAR BİRBİRİNDEN?

Peki, Leş kim?

Elbette Türk insanı… Türk halkı… Adam “Leş” ten söz ediyor… Türk insanına “LEŞ” diyor…

Bu dizeler karşısında sen hangi barıştan, özgürlükten söz ediyorsun? Ne “barışı”, ne “özgürlüğü” be!!!…

Adam, “APO’ya söz vermiş, Kürdistan yoluna BAŞ KOYMUŞ…”

Hele bir barajı geçsin, hele bir meclise girsin… Bak o zaman neler olacak?

Ne Türk kalır, ne Cumhuriyet…

Ne Atatürk Milliyetçiliği kalır, ne Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü…

Ne İstiklal Marşı kalır, ne “Şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayrak…”

ABD yandaşları el ele verip, bak o zaman nasıl değiştirirler Anayasayı … Anayasanın ilk üç maddesiyle, DEĞİŞTİRELEMEZ, “değiştirilmesi teklif dahi edilemez” denilen 4. Maddesini nasıl kaldırırlar…

Yaşayıp göreceğiz…

Bir zamanlar “Yetmez, ama evet”çilere de bu türden uyarılar yapmıştık…

Kâr etmedi.

Atı alan Üsküdar’ı geçip, Türkiye’mizi yangın yerine çevirdikten sonra, “EVET” dedikleri için şimdi pişmanlık duyuyorlarmış…

Bu durumda bize de sadece “GÜNAYDIN” demek kalıyor onlara…

Öyle bir çağda, öyle yoz bir ortamda yaşıyoruz ki döneklik, yandaşlık, liboşluk, hainlik, baş tacı edildi. Yurtseverlik, vatanseverlik, tam bağımsızlıktan yana olma, ırkçı milliyetçiliksayıldı… Çöpe atıldı…

Ne demişti son zamanlarda Murat Belge: “Antiemperyalizm, milliyetçiliğin kibarcasıdır…”

Antiemperyalizm, Atatürkçülük HDP’ye, PKK’ya göre de milliyetçilik sayılıyor ki, söz ABD ve AB emperyalizmine gelince, ağızlarından bu konuda tek söz çıkmıyor…

Yandaş gazeteciler, röportajlarda HDP Başkanının ayakkabı numarasına varıncaya dek soruyorlar da iş emperyalizme, ağalara, beylere, aşiret reislerine gelince dut yemiş bülbüllere dönüyorlar…

Çünkü PKK ve HDP yöneticileri Güneydoğu’nun önde gelen eşrafındandırlar… Ya da onların desteğinde yol almaktadırlar… Şeyh Said, Said’i Nursi ve Seyit Rıza gibi aşiret, tarikat ve cemaat liderlerinin mirasına sahip çıkmaktadırlar…

Zaten ABD ve AB emperyalizmi ile HDP’nin ve PKK’nın sıcak siyasal ve politik ilişkilerini 10 yaşındaki çocuklar bile biliyor artık ve onların asıl görevleri de dört ülkeyi etnik ve dinsel temelde bölerek, emperyalizme ve Siyonizm’e sömürü alanı yaratmaktır…

Yolu emperyalizm ve feodalizmden geçen partilerin, örgütlerin, derneklerin ne devrimciliğinden, ne solculuğundan ne de halkçılığından söz edilebilir…

HDP, PKK ve onun liderleri ABD BOP planının aktif uygulayıcılarıdırlar. O nedenle kendilerine askeri, siyasal destek verilmekte, para yardımı yapılmaktadır…

Gezi Parkı direnişinde HDP ve terörist Başının AKP’yi koruyup kollamasını ve ondan yana tavır almasını henüz unutmadık…

Öcalan, Gezi eylemlerinde temel gövdeyi oluşturan ulusalcılara, Atatürkçülere darbeci diyerek saldırmış ve AKP’nin yıkılmaması için elinden gelen tüm çabayı ortaya koymuştu. Gezi direnişçileri tarafından PKK’lılar işte bu nedenle direniş dışına atılmış, hareketten soyutlanmıştı…

“Yetmez ama evet”çilerin ve yandaş medyanın HDP ve PKK parlatma çalışmaları ve çabaları karşısında bu küçük açıklamayı yayınlama gereğini duydum…

(alieralp37@gmail.com)