Ana Sayfa Yazarlar Hastır lan ordan…

Hastır lan ordan…

293
0

Bizim Sultan I. Tayyip tebdi-li kıyafet yapmadan Esenlerde bir açılıştan sonra korumaları ve yanındaki heyetle belediye binasına yürüyormuş.

Bir bakıyor ki önünden geçtikleri kafeteryanın balkonunda bazı gençler var ama kendisini gördükleri halde ne el sallıyorlar, ne de tezahürat yapıyorlar. Üstelik te sigara içiyorlar.

Bizim Sultanın kafasının tası atıveriyor. Feci şekilde sinirleniyor ve gençlere bağırıyor.

“Orada sigara içilmez, ceza müeyyidesi var”.   Sonra yanındakilere hemen zabıtaların gelmesini emrediyor ve gençlere bağırmaya devam ediyor.

“Kapalı yerde sigara içiyor göstere göstere terbiyesizler!

Cumhurbaşkanı’nı görüyor, hala içmeye devam ediyor, terbiyesiz herif

Hey Allah’ım hey! Şu işe bakın yahu, memlekette bunca olumsuzluklar, ölümler olurken sigaraya takmış kafayı.

Sanki sağlığımızı düşünüyor, çok ta umurunda ya…

Mecidiyeköy’deki inşaatta on işçimiz, Soma’da 301 işçimiz,5 gün önce yeni bir facia yaşandı 18 işçimiz halen yerin 350 metre derininde cesetlerine bile ulaşılamıyor…

Hangi birini sayalım?

Adeta işçi kıyımı yaşanır hale gelmiş ülkede sayelerinde. Bu iş yerlerinin sahipleri nedense hep AKP ye yakın kimseler olarak çıkıyorlar karşımıza. Onlarca, yüzlerce canlar ihmal ve yetersiz koşullarda esir gibi çalıştırılırlar patron daha çok kazansın diye.

Bu durumlara işin “Fıtratında” var diye geçiştireceksin, patronlara ceza meza yok bir şekilde olayların üzeri örtülecek, sonra da sigara içiyorlar diye ahkâm kesecek, bağırıp çağıracaksın…

Sen bu gençler ne veriyorsun ki ne bekliyorsun ey Tayyip Sultan?

Kimse unutmasın ki sigara içmeyenler kadar içenlerinde özgürlükleri vardır. OLMALIDIR.

Bu kadar sigara düşmanısın o zaman toptan kaldır, satışı yasakla gücün yetiyorsa derler adama.

Eskiden bir vapur zevkimiz vardı ona da engel oldular. Güverte bölümünde kahve veya çayla bir sigara tüttürür üç kuruşluk zevk yapardık onu da engelledin.

Bu ne ya? Yeter artık..

Sen bana esir muamelesi yaparsan ben seni neden seveceğim ki?

Kapalı yere eyvallah ta açık yere ne karışıyorsunuz?

Her emrettiği olacak beyefendinin.

***

1.Tayyipliği bıraktı şimdide 4. Murat’cılık oynamaya başladı. 1623-1640)

Aklımda kaldığı kadar sizlerle bir fıkra paylaşayım.

4.Murat, alkol, sigara ve bazı uyuşturucuları yasaklamış. Bir müddet sonra Tebdil-i Kıyafet ile yanına birkaç adamını alarak halkın arasına karışmış.

Dolaşırken bakmış ki 3 kişi bir yerde oturmuşlar içki içiyorlar. Hemen yanlarına gider birinci adama sorar;

Sen ne yapıyorsun?

Adam -Vallah içki içiyoz.

4. Murat “bunun kellesini vurun” diye buyurur yanındaki muhafızlara.

İkinci adama  sorar; sen ne yapıyorsun?.

2. Adam-“Vallah ben içki içmiyom bunların mezesinden yiyom”  der.

4.Murat hazretleri; bunun da kellesini vurun diye emir buyurmuş.

3. Adama sormuş sen ne yapıyorsun?

“Vallah ben ne içki içiyom, ne de mezesinden yiyom, ben bunlara sakilik yapıyorum. Ben dolduruyorum bunlar içiyorlar” demiş.

4. Murat onun da kellesini vurdurmuş.

(Bu arada 1.Tayyip sadece kafeteryaya ceza kestirmiş. Ya alın bunların kellelerini deseydi….)

                                                                   ***

Tebdil-i Kıyafet ile dolaşmaya devam etmiş. Derken deniz kıyısında bir kayıkçıya rasgelmiş.

Beni karşıya geçirsene demiş. Parada da anlaşmışlar ve padişah hazretleri adamlarını kıyıda bırakarak tek başına kayığa binmiş.

Biraz gittikten sonra kayıkçı bakmış bu salağın tekine benziyor, çıkarmış bir sarma sigarası içine otları doldurmuş çekmeye başlamış.

4.Murat “o çektiğin ne ola ki ver birde ben çekeyim ”demiş.

Kayıkçı– Boş ver sen anlamazsın demiş.

Murat-Yahu ver, bir de ben çekeyim, demiş. Kayıkçı ısrara dayanamamış vermiş sigarayı.

4.Murat bir çekmiş- Bu esrar değil mi diye sormuş.

Kayıkçı evet demiş.

4.Murat –Sen benim kim olduğumu biliyon mu demiş.

Kayıkçı- yooook demiş.

4.Murat ben cihan padişahı 4.Murat’ım demiş, demesine de, kayıkçı tipine bakmış

Hastır lan ordan, ben 30 senedir çekiyom bir sadrazam olamadım sen bir çekişte mi 4.Murat olacaksın demiş.

                                                                  ***

Tayyip ile 4. Murat farkı:

Tahta geçtiğinde hazine bomboştu. Vefatında ise, on beş milyon altın olup, gümüş paranın haddi hesabı belli değilmiş.

Bizde kimin eli kimin cebinde belli değil.

Avrupa, baştanbaşa istihbarat ağı ile örülmüştü. Avrupalıların en gizli sırları, Osmanlı Sarayına gününde ulaşıyor ve ona göre vaziyet alınıyordu.

Bizde sınırlarımız kalbura dönmüş, gizli sır diye bir şey kalmamış KOZMİK ODA dan askeri sırlar uçmuş, yatak odalarımıza kadar girilip dinlenmişiz. Talimat ve istihbarat ABD den gelir olmuş.

Tahta çıktığında, neye yaradığı belli olmayan yüz bin yeniçeri varken, vefatında itaat altına alınmış otuz beş bin yeniçeri bulunuyordu.

Eh, bizde de TSK yı kuşa çevirdiler, şimdi Jandarma da gidiyor elden.

4.Murat ,Timar sistemini yeniden düzene koydu. İsrafın önüne geçmek için kanunlar çıkarttı.

Bizde ise, saraylar, uçan saray gibi uçaklar, oğulcuklara tanker filoları alındı, hanlar hamamlar yapıldı.

Vefatında içte ve dışta huzurlu ve itibarlı bir devlet bıraktı.

Allah geçinden versin diyelim, bizimki yarın hakkın rahmetine kavuşsa gırtlağa kadar borç, her gün yakılıp yıkılan şehirler, dış ve iç düşmanlar bataklığa yol alan bir Türkiye kalır.

***

Sultan Murad Hanın cesareti, her türlü zorluğa tahammülü, keskin zekâsı, hünerleri, askeri dehası, atıcılık, binicilik, silahşörlükteki başarısı, askerleri ve tebaası tarafından çok takdir ediliyordu. İki yüz okkalık gürzleri kolayca kaldırır, hızla giden iki atın birinden diğerine atlar, attığı ok, tüfek mermisinden uzağa düşerdi.

Bizimkinin en ufak eleştiriye bile tahammülü yoktur, askeri yok etmek için elinden geleni yapan, halkının yüzde 80 ni tarafından asla sevilmez.

Hızla giden iki atın birinden diğerine atlamayı bırakın, tek atın üzerinde bile duramaz.

4.Murat devrinin bütün silahlarını en iyi şekilde kullanırdı.

Bizimki ise dilini çok iyi kullanır…

En küçük suçları bile memleketin selameti için cezalandırmaktan çekinmeyen Sultan Dördüncü Murad Hanın merhameti de çoktu denir. Savaş esnasında otağının yanına kurdurduğu seyyar hastanelerdeki yaralı ve hastaları ziyaret eder, onlarla yakından ilgilenirmiş.

Bizimkinde acıma hissi yok olmuş durumda, işin fıtratına bağlar her işi.

Memleketin her tarafındaki imarethanelerin vakıf şartlarına uygun şekilde çalışması, fakir ve yetimlerin aç ve açıkta kalmaması için gayret gösterirmiş.

Bizimki oy alabilmek için seçimden seçime bir kamyon kömür, bir torba yiyecek gönderir.

Yetim hakkını yer. Yandaşlarını zengin ederken fakir daha yoksullaşsın da bana muhtaç olsun diye düşünür.

Sultan Dördüncü Murad Han devrinde kazanılan zaferlerin yanında pek çok alim, şair, tarihçi ve sanatkar yetişerek kıymetli eserler meydana getirmişlerdi.

Bizimki de inadına sanatın içine tükürür.

***

Bizim Sultan I. Tayyip neden sevilmediğini anlamak istemiyor bir türlü.

Ona benden bir öğüt olsun.

Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ölümünden 76 yıl geçmesine rağmen neden bu kadar çok seviliyor ve saygı görüyor diye biraz olsun düşünmelidir …