Ana Sayfa Yazarlar Anayasa da benim, baba yasa da benim!

Anayasa da benim, baba yasa da benim!

357
0

Evet, işte böyle!
Seçilmiş cumhurbaşkanı mı diyeceğim?
Başbakan mı?
Yoksa Recep Bey mi?
Recep Tayyip Erdoğan seçimden önce ben yanlı cumhurbaşkanı olacağım dediği için benim cumhurbaşkanım olmayacağını ilan etmişti.  Zaten o kafayla olamaz da!
Şu günlerde kendisine nasıl hitap edeceğimi şaşırdım ben de.
Kusura bakmasın…
6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Yasası’nın 20. maddesinde, “Cumhurbaşkanı seçiminin kesin sonuçları, Yüksek Seçim Kurulu tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Makamına bildirilir, kamuoyuna ilân edilir ve Resmî Gazetede yayımlanır” denilmiş.
Yüksek Seçim Kurulu’nun 15 Ağustos’ta 12’nci Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin kesin sonuçları açıklamasından ve kesin sonuçları TBMM Başkanlığı’na ve Çankaya’ya bildirdiği anda Tayyip Erdoğan ne başbakan ne de AKP üye bile sayılmazmış.
Cumhurbaşkanı Gül’ün derhal bir vekil başbakan tayin etmesi Erdoğan’ın da genel başkanlıktan istifa etmesi gerekirmiş.
Resmi Gazete ’de yayımlandıktan sonra yasa buyruğu böyleymiş.
CHP’ li, MHP’li vekiller, ağzı olan herkes konuşuyor ama dinleyen yok.
İmam bildiğini okuyor.
Yasa, masa adama vız gelip tırıs gidiyor.
Devletin tüm erklerini teker teker eline geçirmiş, kendinden emin “Ulan başlarım sizin yasanıza” diyor ve hiç kimseyi takmıyor.
Allah bilir küfür bile ediyordur.
Onun % 52 oyu aldığına halen inananlara şaşarım.
Hele, hele Abdullah Gül’den Erdoğan’ın haberi ve isteği olmadan bir şey yapmasını bekleyen zavallılara da kahkahalarla gülerim.
MHP lideri Devlet Bahçeli, “Sayın Gül, artık biraz dik durmalı; giderayak Türkiye’ye sahip çıkmalı, elini taşın altına koymalıdır” diye komik bir şekilde ondan medet umuyor
MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk YSK’nın siyasi iktidarın menfaatleri doğrultusunda çalıştığından yakınıyor.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından, Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlık ve milletvekilliğinin düştüğü iddiasıyla Yargıtay Başsavcılığı’na başvuruyor, tabi talebi ret ediliyor.
Bir tek adam bunca insanı nasıl parmağında oynatıyor vallahi helal olsun demek gerekir.
Zamanında her dediğine çanak tutanların bu gün şikâyetlerine inanasım gelmiyor.
AKP Genel Başkanı, Başbakan ve seçilmiş cumhurbaşkanı da hepsi benim ulan, var mı bana yan bakan diyor.
Şimdi şikâyet edenlerin zamanında akılları neredeydi acaba?
Yeni anayasa çalışmalarında bunları yapacağı belli değil miydi?
Paralel devlet dedi, kumpas dedi, darbe yapacaklardı dedi hem malı götürdü hem de cumhuriyeti.
Bunun adı resmen diktatörlük değil de nedir?
Şimdi tescillemek için uğraşıyor. Ne diyor?
330 milletvekilini bulduk mu başka partiye gerek yok, devrim yapacağım o eski anayasayı kökünden kazıyacağım…
Adam İmralı canavarı ile anlaştı, tüm muhalefet birleşip bir tek adamın üstesinden gelemedi.
Erdoğan hem akıllı hem de şanslı.
Neden mi?
Çünkü onu bugünlere taşıyan, ayaklarının altına kırmızı halılar seren beceriksiz, pısırık, işbirliği içinde olan bir muhalefet vardı karşısında da ondan.
Yine de kurtulmak için bir şans var, nedir o?
Genel seçimler tabi.
Muhalefet liderleri ve Türkiye için son şans olacaktır.
Ya adam gibi muhalefet yapıp sen ben, parti marti demeden birleşecek, halka, Atatürk Türkiye’sine dönecekler, ya da…