Ana Sayfa Yazarlar O, koskoca başbakan!

O, koskoca başbakan!

316
0

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim kampanyasına 24 milyon 337 bin 697 lira bağış yapıldığı açıklandı.

Çok üzüldüm doğrusu, çoook!

Ya koskocaman başbakana, cumhurbaşkanı adayına böylesine komik bağış olur mu?

Onun seçim propagandasını yürütmek için çok ama çok paraya ihtiyacı var bu para devede kulak kalır değil mi?

Mesela, Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal’in TÜR_GEV’ ine (Türkiye Gençlik ve Eğitime(!) Hizmet Vakfı)Suudi Arabistan Krallığının 100 milyon dolar bağış yaptığını ve hemen ardından kral hazretlerinin İst. Çamlıca’daki Sevda Tepesi’ne imar aldığını bizzat vakfın başkanı olan Arzu Akalın açıklamıştı.

Başbakana acil öyle bağışlar lazım.

Yandaş basın ve iş adamlarının keselerini açmaları gerekmez mi?

 

Mahalle çalışmalarımızda açlıktan, işsizlikten geberdiklerini haykıran, bir araba kömüre, oduna, bir koli makarna çay vs. ye muhtaç olup ta aralarında para toplayıp veya teker teker bir miktar parayı banka önlerinde uzun kuyruklar oluşturarak hesaba yatıran halkımıza helal olsun be!

Vay canına! Cümle âlem görmeli ki Türk Halkı çok merhametlidir ve mağdur, muhtaç olana bir kişiye kendine yetmeyen nafakasından keser ve hemen yardıma koşar.

Aklıma Aziz Nesin‘in “Bu milletin yüzde 60’ı aptaldır!” sözü geldi.

(Aziz Bey hem dobra hem de esprili konuşan bir insandı.

 

Onunla ilk tanışmam Avni Dilligil’in Aksaray Halk Tiyatrosunda TOROS CANAVARI oyununda olmuştu. Provalara birkaç kez gelmişti.

Daha sonraki yıllarda görüşmelerim, İŞÇİ Partisi yöneticilerinden sevgili dostum, ağabeyim Em. Cumhuriyet Savcısı ve yazar İsmet Kemal Karadayı ile birlikte Gazeteciler lokalinde olmuştu.

Büyük usta sevgili hocam Avni Dilligil’e ve onlara Allahtan rahmetler dilerim. Işıklar içerisinde yatsınlar.

Nereden nerelere gittim şimdi. Hayret!)

Aziz Beye bunu sorduğumuzda şöyle demişti.

Bir panelde birisi kalkıp bana ‘Nasrettin Hoca’nın torunları olarak zeki insanlarız değil mi?” diye sormuştu.

‘Yüzde 60’ı aptaldır’ demiştim aslında yüzde 92 si diyecektim ama dilim varmamıştı. Deyince nedenini sorduğumuzda kahkahalar atarak sözlerine şöyle devam etmişti.

Referandumda Kenan Evren’e %92 oy verilmişti hatırlasanıza.

Bizler de gülmeye başlamıştık. Ne can adamdı o, ne esprili ne güzel insandı.

Kendi halkını böylesine seven pek az yazar vardır. Onu yüzeysel olarak değerlendirmek ona yapılacak en büyük haksızlıktır. Çünkü o hayatını halkı bilinçlendirmek üzerine harcamış bir insandır.

Halkın Sermaye tarafından da din tarafından da sömürülmeden insan gibi yaşamasını istiyordu. Yüzlerce kitabında bunu anlatmaya çalışmıştı.

 

Şimdi günümüze ve konumuza gelelim.

Kenan Evren’e %92 oy veren halkımız o yıllardan bu yıllara ne kadar değişti ve ya değişti mi?

Görüyoruz ki ne yazık bir arpa boyu ilerleyememişiz.

12 yıldır ne Evren yasaları halen devam ediyor gittikçe katılaşıyor, halkın büyük bir bölümü halen ayakta uyuyor.

Başbakanın servetinden haberleri yok.

Başbakanın devletin tüm nimetlerini (uçaklarını, paralarını, televizyon ve yandaş basını Vb.)nasıl kullandığını göremeyecek, anlayamayacak kadar kör, sağır, dilsiz olmuşlar.

Dünya lideri dedikleri liderlerinin Ortadoğu’yu kana bulayan İsrail ve ABD ile işbirliği içinde olduğunu, sırf kendi çıkarı için bunca Müslümanın ölümlerine birkaç nutuk atmadan başka bir şey yapmadığını göremiyorlar.

Türkiye’nin parçalanmak istendiğini, halkından seçim yardımı isteyen adamın çocuklarının kaç tanker sahibi olduklarını, evde saklandığı iddia edilen paraların nereye gittiğini, villaları, pırlanta dükkânlarını bilmiyorlar veya bilmek istemiyorlar.

Bir seçimde pazarları geziyor esnafla konuşuyorduk. Patates soğan satan esnafa bir şeyler anlatmaya, başbakanın sahip olduklarını anlatmaya çalışıyordum.

Adam ne dese beğenirsiniz?

O koskoca başbakan tabi olacak.

Zihniyet bu işte!

Başbakan bu halkı tanıyor ve ona göre davranıyor. Yalan da söylese, martaval da atsa zaten uyuyan kesim uyumaya devam ediyor.

Yaşa, Varol diye alkış tutan bu insanlar bizim insanlarımız. Ben onlara suç bulmuyorum, demek ki kabahat uyanık geçinen bizlerde.

Halkla bütünleşemeyen, AKP yi taklide kalkan muhalefet partilerinde.

Atatürk’ü ve devrimlerini anlatamamışız. Onları yeterince aydınlatamamışız. Yazıklar olsun hepimize.

Tabi kabahat hep bizlerde değil.

Başbakana biat eden kültür de uyanmak istememiş. İnsanlar bu kadar duyarsız olamazlar.

Müslüman ülkeler kana bulanmış, her gün onlarca insan IŞİD denen haydut ve yobaz takımı tarafından ciğerleri, kalpleri deşilerek, bazen kurşuna dizilerek katlediliyorlar. Bizim dünya liderinden tık yok. Üstelik El-Nusra-IŞID gibi kan içici bu teröristler İstanbul dâhil ülkemizde cirit atıyorlar.

Musul Konsolosluğumuzu basıp bayrağımızı indiren, konsolos ve diğer görevlileri esir alan ve 10 Hazirandan beri nerede oldukları bilinmeyen vatandaşlarımızı kurtarmayan bu başbakan.

İsrail’in Filistin’e yaptığı soykırıma varan vahşet karşısında halen aldığı ödülleri iade etmeyen bu başbakan.

Böyle bir başbakanın seçildiği takdirde parlamenter sistemi kaldırdığı zaman neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyorum.

Not:

Dindar geçinen bazı insanlar bunları nasıl görmezler, bilmezler hayret!

Ayrıca dış ülkelerde oy kullanan vatandaşlarımızın oyları bir şekilde AKP nezdinde Türkiye’ye getiriliyor.

Bu seçim buram buram hile kokmaya ve sonucu şimdiden belli olmaya başlamıştır. Bu kadar yolsuzluğun üzeri kapanmıştır neredeyse.

Bence cumhurbaşkanlığı seçimi iptal edilmelidir. Bunun bir çaresi yok mudur bilemiyorum.

Allah sonumuzu hayır getirsin diyelim.