Vatanın Geleceği İçin Yılgınlığı, Korkuyu Yenmek Zorundayız…

Türk milletiyiz biz…

Halkız biz…

Ne zorluklardan, ne ateşli sınavlardan geçtik…

Ne badireler atlattık…

Umutsuzluk, karamsarlık yazmaz kitabımızda…

Aydınlarda, milliyetçilerde, kısaca yurtseverlerde bir yılgınlık görüyorum şu günlerde…

“AKP yine kazanacak… Yine bildiğini okuyacak… Bu halktan ne köy, ne kasaba olur… 15 yıldan bu yana ne yaptı ki bundan sonra ne yapacak?” diyor bazıları…

Yok, gerçekler öyle değil, gerçek bu değil…

Bu tavırlar Mustafa Kemallerin, Namık Kemallerin milletine yakışmaz…

Onlar karanlığın en yoğun olduğu dönemlerde korku, karamsarlık nedir bilmeden, bir şafak aydınlığı ile çıktılar karşımıza…

İdam fermanlarını, tehditleri ayaklarının altına aldılar…

Önce “Korku, yılgınlık belası”ndan biz kurtulacağız, sonra milletimizi kurtaracağız ve gerçekleri anlatıp, karanlığa, yobazlığa, yolsuzluklara “HAYIR” demelerini sağlayacağız…

Namık Kemaller, Mustafa Kemaller nasıl “Hürriyet – Vatan” kavgası verdilerse biz de vereceğiz ve onlara layık olmaya çalışacağız.

Öncelikle, bu referandumda niçin “HAYIR” oyu kullanacağımızı boş, anlamsız, soyut laflarla değil, onların anlayacağı dilden, somut olaylar ve olgularla anlatacağız…

Hayatlarında gerçekleşecek kötü gelişmeleri kanlı – canlı, anlaşılır örneklerle sergileyeceğiz…

Huzur ve sükûn bekleyen halka, başkanlık sistemi ile parlamenter rejimin, adaletin, söz hakkının, özgürlüğün yok olacağını, karışıklık ve zorbalık ortamının topluma hâkim olacağını anlatacağız…

Herkes bir vatandaşı aydınlatma, bilinçlendirme işini kendine görev edinecek ve asla parti, dernek, grup propagandası yapmayacak… Parti bayrağı, flaması taşımayacak. Her tarafta, ellerde sadece ay yıldızlı Türk Bayrağı olacak…

Ve VATAN ön plana çıkacak…

Vatanın ve vatandaşın geleceği ön plana çıkacak…

Kimlerin “EVET” istediği, kimlerin “HAYIR” istediği somut örneklerle sergilenecek…

Örneğin asla egemen ve çıkarcı çevrelerin kullandığı “Cumhurbaşkanlığı seçimi” deyişi kullanılmayacak. Çünkü bu bir “Gerçekleri gizleme, halkın gözünden saklama, aldatmaca oyunudur…”

Bununla halk “Yaklaşan tehlikeyi” sezinleyemez…

Bunun yerine tek adam diktasından, rejim değişikliğinden, kimsenin söz hakkı ve özgürlüğünün kalmayacağından, adaletin belirli çevrelerin oyuncağı haline geleceğinden söz edeceğiz.

En önemlisi de “Yeni bir İstiklal Savaşı başlattık” diyenlerin, “Türk milliyetçiliğini ayaklar altına alarak”, yeni bir İstiklal Savaşı başlatamayacağını anlatacağız…

Bütün bu çalışmaları özellikle, beyinleri yandaş medyayla yıkanan, uyuşturulan AKP’li vatandaşlar arasında yapıp onları kazanmaya çalışacağız… Sakin, hoşgörülü bir duruşla…

Onları “Korku İmparatorluğu”nun esaretinden kurtarmaya, özgür iradeleri ile karar vermeye yönlendireceğiz.

Ve bu girişim Türk tarihinde, halkımızın “Makus (uğursuz, kötü) talihini” yendiği bir dönüm noktasına dönüşecek…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İnönü Zaferinden sonra İsmet Paşaya ne demişti: “Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz.” 

Ulusumuz böylece, bu oylamada “HAYIR” diyerek, referandumdan zaferle çıkmanın yanında, “Türk milletinin 15 yıllık makûs talihini de yenecek…”

Sloganımız ise:

“TÜRKİYE, TEK ADAMDAN BÜYÜKTÜR, O HALDE BU SEFER HAYIR…”

(alieralp37@gmail.com)

 

Yayınlayan

Ali ERALP

Köşe yazarı. Gazeteci. 1999'dan 2009'a kadar da Cumhuriyet gazetesinde yazdı...