Sihirli değnek!

Başbakan Binali Yıldırım’ın dediğine göre başkanlık olmazsa ülke bölünürmüş.

Yahu 94 yıldır bölünmemiş de şimdi neden bölünecekmiş?

Anlatsa da biz de bilsek…

Başbakan yine “ bu değişiklik sadece sistem değişikliğidir” derken ardından “ sadece bu sistemde iki parti kalacak”.

“Birisi AKP diğeri CHP dir” diyor.

Bu nasıl bir sistemdir ki iki partinin dışındaki halk, partiler yok sayılacaktır.

Ve buna da milli irade denecektir (!)

Zaten şu anda denetlenmeyen, denetlendirilmeyen bir ülke konumundayız.

Ayrıca bir taraftan ekonomik, diğer yandan terör tehdidi altındayız.

15 senedir iktidarın yapmış olduğu yanlış iç ve dış politikalar yüzünden ülkede özgürlük, adalet ve hukuk kalmamış, ayrıca emperyalist güçler kahpece savaş açmışlar resmen onlarla savaşıyoruz.

Onlara terör örgütü diyoruz ama aslında onlar Eski İçişleri Bakanımız Sn. Tantan’ın dediği gibi  ABD’nin yetiştirmiş olduğu özel savaş ordularıdır.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım, “ABD tarafından PKK’ya silah desteği veriliyor”  diyorlar.

Bunu yeni anladıklarına inanmak mümkün değil.

Ortadoğu’yu kana bulamak, Türkiye’yi parçalamak için yıllardır PKK, PYD, IŞİD gibi çeşitli isimlerle kendi yarattığı katilleri üzerimize saldığını nasıl anlamazlar?

Şimdilerde İstihbarat birimleri tarafından Başbakan Yıldırım’a sunulan raporda, geçen yıl PKK’ya verilen silahlarla ‘modern bir ordu’ kurulabileceği bilgisi verilmiş.

Işıklar içinde yatsın Eşref Bitlis paşamız neden bir suikastla öldürülmüştü?

Biraz hafızamızı yoklayalım.

10 Aralık 1992 de Cudi Dağına gidip malzeme yardımı yapan bir Amerikan helikopterinin fotoğrafı çekilerek belgelenmiş paşaya ulaştırılmıştı.

Bitlis Paşa 7Şubat 1993’de İncirlik Üssünden kalkan Amerikan uçakları PKK’ya yardım dağıtıyor dedikten on üç gün sonra Ankara’dan havalanmakta olan helikopterin düşmesi ile

ölüyor.

Yani sabotaj ile öldürülüyor.

Demek istiyorum ki Amerika’nın ne halt ettiği o tarihlerden beri bellidir.

AKP’nin eski yoldaşı FETÖ’ nün başı namı diğer hoca efendiyi neden iade etmiyor?

 Şu örgüt başını yazarken aklıma o zamanlar başbakan olan Erdoğan’ın şu sözleri takılıverdi.

11. Türkçe Olimpiyatlarında yaptığı konuşmada :
Bozkurttaki Fidan gibi

Çölün ortasında vaha gibi,
Kuruyan dudaklarda bir damla su gibi,
Kararmış yüreklerde bir nebze merhamet gibi,
Pörsümüş dimağlarda aydınlık bir ufuk gibi,
Bize güzeli anlattınız, bize güzeli hatırlattınız…
Muhterem Hoca efendiye saygılarımı sunuyorum. Gel artık, bitsin bu hasret!demişti.

Neyse o günler geride kaldı ama 15 Temmuz şaibeli darbe girişimi yüzünden onlarca insan yaralandı, şehitlerimiz oldu.

Yazık!

Şaibeli diyorum çünkü AKP tuhaf bir biçimde gerçeklerin ortaya çıkmasını engelledi.

Meclisteki araştırma komisyonu çalıştırılmadı.

Şimdi konumuz o değil.

Ülkenin bu hale gelmesinde sadece Erdoğan’ı suçlamamalıyız.

Abdullah Gül ve Davutoğlu’nun payları büyüktür.

Ayrıca CHP beklenen muhalefeti ortaya koyamamış, MHP ise daima stepnesi olmuştur.

 9.Ocak.2017 Türk Milleti için büyük günlerden birisi olacaktır.

Erdoğan’ın kendi emir ve komutasında bir devlet istenci ile Mecliste Türk usulü başkanlık oylanacaktır.

Yetkiler Osmanlı İmparatorluğunun 1876 KANUN-İ ESASİ Anayasasına çok benzemektedir.

İki meclisli bir anayasadır. (Meclis-i Ayan ve Meclisi Mebusan)

Heyeti Ayan üyelerini Padişah seçer.
Meclisi feshetme yetkisi Padişaha aittir.
1908 yılında 2.Meşrutiyet’in ilanıyla yeniden anayasa ilan edilmiştir.
1909’da bu anayasa da değişikliğe uğramıştır.
Türkler ilk defa bu anayasa ile seçme ve seçilme hakkını elde ettiler.
Yasama ve Yürütme yetkileri Padişah’ın elinde toplandı. Yasama organı Ayan ve Mebusan Meclisidir. Yürütme organı ise Bakanlar kurulundan oluşmaktadır. Yürütmenin başında Padişah bulunur.
Bakanlar kurulunu atama ve görevine son verme yetkisi Padişah’a verildi.
Sürgün yetkisi padişaha verildi.

Bu yazılanlar ne kadar doğrudur açıkça tam bilemem çünkü her tarihçi kendine göre yazmış ama Erdoğan başkan olacak Türkiye güllük gülistanlık olacak diye bir şey yok.

Çünkü şu anda da tek adam olarak ülkeyi yönetiyor.

Ne istiyorsa yapmıyor mu?

Elinde sihirli bir değnek mi var acaba?

Öyle ise neden bunca şehit veriyoruz diye sorarlar o zaman.

Vicdanı olan, kula kulluk etmeyi istemeyen, çoluğunun, çocuğunun geleceğini düşünen

Vatanını seven dürüst vekillerin olacağını ve bu yasaya hayır oyu vereceklerini umut ederek,

yazıma noktayı koyuyor um.

 Tünay Süer

Yayınlayan

Tünay SÜER

Oyuncu, ses sanatçısı, CHP Kadıköy eski Kadın Kolları Başkanı, ADD üyesi, Siyasetçi,yazar,Yeşilçam kökenli sanatçı