Doğu Perinçek: HDP varsa biz yokuz

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek‘e CHP’yle ittifak yapıp yapmayacağı soruldu. Perinçek, ‘HDP’yle yan yana gelen hiçbir partiyle ittifak yapmayız’ dedi

Vatan Partisi Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı adayı Doğu Perinçek, Bursa’da düzenlenen 16. Tüyap Kitap Fuarı’nda okuyucularla buluştu, kitaplarını imzaladı. Daha sonra Plaza 16’da düzenlenen panelde konuşan Perinçek dinleyicilerden gelen soruları yanıtladı.

Panele ADD Bursa Şube Başkan Yardımcısı Yunus Temiz ve yönetim kurulu üyeleri ile Bursa Kırım Tatar Türkleri Başkan Yardımcısı Selahattin Sungur, BALGÖÇ Başkan Yardımcısı Günaydın İzmir, CHP’nin STK’lardan sorumlu Başkan Yardımcısı Gülver Deniz, Karacabey Danişment Köy Muhtarı Necmettin Zarif de katıldı. Konuşmasında olağanüstü bir döneme girdiğimizi belirten Perinçek, “Bunu görmek, saptamak her şeyin başı. Bağımsız, birleşik, üreten, Atatürk Türkiye’sinin kurucuları olacağız. Böyle bir dönemin eşiğindeyiz” dedi.

2014 öncesi ve sonrasını karşılaştıran Perinçek şunları söyledi: “Fetullahçı Terör Örgütü ile Türkiye yi yöneten bir yönetim vardı. Şimdi ise ona karşı savaşan bir yönetim var. FETÖ hükümetteydi, şimdiyse hapiste. 2014 öncesi AKP, PKK ile sevişip koklaşıyor, İmralı’da beraber anayasa yapıp, Oslo da görüşülüyor, PKK’ya oterite alanları açılıyordu.

Şimdi ise TSK, Diyarbakır’da, Afrin’de, PKK’yı PYD’yi Amerika’nın üzerimize sürdüğü bütün stratejik piyonlarını eziyor. Hendeklere tünellere gömüyor. Türkiye; Amerikan-İsrail koridorunu yardı. 2014 öncesi ABD’nin BOP Eşbaşkanı Türkiye’nin başındaydı. 2014-2015 Rusya düşmanlığı vardı. Rus uçağını düşüren bir Türkiye vardı. Şimdi ise Rusya ile silah arkadaşlığı var. İran, Irak ve Rusya’yla dostluk ve bazı alanlarda işbirliği var. 2014’de Barzanistan’a bekçilik yapan bir Türkiye vardı. Şimdi ise Suriye, İran, Irak ile birlikte Barzanistan’ı yıkan, Irak’ın bütünlüğünü sağlayan bir Türkiye var. Atlantik’e bağımlılık devam etmiyor. 2014’te yıkılan Silivri duvarları ile Türkiye’ye önüne kurulan duvarlar yıkıldı.”

CHP’YLE İTTİFAK

Perinçek, CHP ile ittifak konusunda sorulan bir soru üzerine, “CHP ile yapılan görüşmelerde ‘HDP ile ittifak kurmak konusunda bir araya gelmeyin’ dedik. Kendilerine yapılan görüşmede beş madde sunduk. ‘Bu maddeleri kabul eden HDP dışında tüm siyasi partilerle bir araya geliriz’ dedik. HDP ile bölücülük yapan PKK ile ilişki kuran hiçbir parti ile hiçbir şekilde bir araya gelmeyiz” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak: Sevim EROL – AYDINLIK GAZETESİ

Rus uzmandan ABD’ye tepki: Türkler onurlu ve şerefli bir millet!

Rus ulusal NTV televizyonu canlı yayın programında 2 ABD’li siyasi uzmanın, “Türkler dış politikada da pazarlık yapmayı sever” diye ifadeler kullanması üzerine Rus uzman Markov, “ABD’li uzmanlar ne yazık ki Türkiye hakkında hiç bir şey anlamıyorlar. Kesinlikle anlamıyorlar. Türkleri sokakta ticaret yapan insanlar olarak mı görüyorsunuz?! Türkler büyük bir millet! Türkiye zengin ve büyük tarihine sahip bir ülke. Türkler onurlu ve şerefli bir millet!” sert tepki verdi.

TÜRKİYE BİZİM AVRASYALI ORTAĞIMIZ

Markov, Washington’un bölgedeki politikaları nedeniyle Ankara’nın kendi ulusal güvenliği bakımından doğru adımlar attığını da sözlerine ekledi. Markov Rus-Türk ilişkilerinin önemini de vurgulayarak, “Türkiye ile çok ortak yönlerimiz var. Unutmayalım: Türkiye bizim Avrasyalı ortağımız.” dedi.

Gözaltına alınan Sözcü gazetesi çalışanları tutuklandı

Gözaltına alınan Sözcü gazetesi çalışanlarından, İnternet Sitesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mediha Olgun ve İzmir muhabiri Gökmen Ulu tutuklandı.

Sözcü Gazetesi’nin imtiyaz sahibi Burak Akbay, İzmir muhabiri Gökmen Ulu, İnternet Sitesinin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mediha Olgun, Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli hakkında geçen cuma günü FETÖ kapsamında ‘silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ suçlamasıyla gözaltı kararı çıkmıştı

.Emniyetteki işlemlerinin ardından savcılığa sevk edilen Sözcü çalışanları savcılık ifadelerinin ardından tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Mahkeme ifadesini aldığı Mediha Olgun ve Gökmen Ulu hakkında tutuklama kararı verirken, Yonca Yücekaleli serbest bırakıldı.

 

Reina saldırganı İstanbul’da yakalandı

Yılbaşı gecesi Reina’ya saldıran terörist Abdulkadir Masharipov İstanbul Esenyurt’ta düzenlenen bir operasyonda oğlu ile birlikte yakalandı. Reina’ya saldıran terörist yılbaşı gecesi 39 kişiyi öldürmüştü.

Yılbaşı gecesi Reina’da 39 kişiyi katleden ‘Abu Muhammed Horasani’ kod isimli Abdulkadir Masharipov İstanbul’da yakalandı.

Esenyurt’ta düzenlenen operasyon sonucunda yakalanan teröristin yanında oğlunun da bulunduğu öğrenildi. Teröristin sağlık kontrolünden sonra Emniyet’e getirileceği öğrenildi

Umut Oran: Erken Seçim Ülkeye Nefes Aldırır

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP’li Umut Oran, iktidar bloğunun başkanlık rejimi tartışmalarını şiddet ve kaba kuvvetle devam ettirme çabası ve hemen ardından milletvekillerini “erken seçimle” tehdit etmesinin Türkiye’de bir “hükümet krizi” yaşandığının açık bir kanıtı olduğunu belirtti. AKP’nin, devletin tüm gücünü kontrol etmesine ve Meclis çoğunluğuna sahip olmasına rağmen tüm ipleri elinden kaçırdığını kaydeden Umut Oran, “Umuyorum ki milletimiz de siyasi düşünme ve öngörü yetisini kaybetmiş ve artık ülkeyi yönetemediği tescillenmiş iktidar bloğundan kurtulmak için erken seçim talebini yükseltecektir. Bu sayede hem Başkanlık Rejimi adı altındaki bölünme sürecine son verilecek hem de bozulan ekonomisi, güvenliği ve demokrasi kültürü yepyeni ve gerçekten milli bir hükümetin elinde hızla düzelecektir. Erken seçim, milletimize ve ülkemize derin bir nefes aldıracaktır” dedi.

AKP VEKİLLERİNİ TEHDİT HÜKÜMET KRİZİNİN İSPATI

Umut Oran, konuyla ilgili bugün yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:

“İktidar bloğunun başkanlık rejimi tartışmalarını şiddet ve kaba kuvvetle devam ettirme çabası ve hemen ardından milletvekillerini “erken seçimle” tehdit etmesi Türkiye’de bir “hükümet krizi” olduğunun açık bir ispatıdır. AKP, devletin tüm gücünü kontrol etmesine ve Meclis çoğunluğuna sahip olmasına rağmen tüm ipleri elinden kaçırmış durumdadır. 

BÜYÜK SALDIRI VAR DEYİP MİLLETİ İKİYE BÖLÜYORLAR

Dünyanın, bölgenin ve Türkiye’nin içinde bulunduğu süreci yanlış değerlendiren iktidar bloğunun Türkiye’nin çoklu büyük bir saldırı altında olduğunu iddia ettikten hemen sonra milleti ikiye bölen “Başkanlık Rejimi” tartışmalarına yoğunlaşması da tam anlamıyla gerçeklerle bağı koparmak ve kontrolü kaybetmek demektir.

MEMLEKETİN HER YERİNDE ANALARA AĞLIYOR

Türkiye’nin Suriye ve Irak sınırları PKK’nın denetimine geçerken seyreden iktidar bugün de plansız ve programsız olarak Mehmetçikleri Suriye bataklığına sürmüştür. Memleketin dört bir yanında evladının bedenini toprağa veren analar ağlamaktadır.

HER AÇIKLAMALARI EKONOMİK KRİZİ BÜYÜTÜYOR

Artık çöküşün eşiğine gelen ekonomiyle ilgili hükümetin açıklamaları hiçbir bilimsel temele dayanmadığı gibi her yeni uygulama da yanlışları büyütmektedir. Rus turistlerin Türkiye’ye gelmemesinin sebebi hükümettir; Avrupalıların topraklarımıza adım atmamasının sebebi hükümettir; tüm dünyada Türkiye’nin geri kalmış bir Ortadoğu ülkesi olduğuna inanılmasının sebebi de hükümettir. Gençlerin işsiz ve geleceksiz bırakılmalarının sebebi de yine hükümettir

HÜKÜMET KENARA ÇEKİLİP SANDIĞIN ÖNÜNÜ AÇMALI

Ve tüm işaretler aynı şeyi söylemektedir: Türkiye’nin kurtuluşu, refahı ve huzuru için bu hükümetin artık kenara çekilerek sandığın önünü açması şarttır. Bu anlamda “erken seçimi” bir sopa gibi kullanmaya çalışan ve milletvekillerini aşağılayan AKP’ye karşı Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin, TBMM’de milletin iradesini korumak için tek vücut olarak verdikleri cesur mücadelelerini ve de iktidarın erken seçim tehditine karşı “Hodri Meydan!” demesini tarihe geçen onurlu bir davranış olarak görüyorum. Kişisel çıkarlarını ellerinin tersiyle iterek “milletin ve ülkenin geleceği” için tavır alan her bir milletvekilini yürekten kutluyorum.

ERKEN SEÇİM DERİN BİR NEFES ALDIRACAKTIR

Umuyorum ki milletimiz de siyasi düşünme ve öngörü yetisini kaybetmiş ve artık ülkeyi yönetemediği tescillenmiş iktidar bloğundan kurtulmak için erken seçim talebini yükseltecektir. Bu sayede hem Başkanlık Rejimi adı altındaki bölünme sürecine son verilecek hem de bozulan ekonomisi, güvenliği ve demokrasi kültürü yepyeni ve gerçekten milli bir hükümetin elinde hızla düzelecektir. Erken seçim, milletimize ve ülkemize derin bir nefes aldıracaktır.”

‘Yere batsın saraylarınız yere batsın başkanlığınız yere batsın hırsınız!’

AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Başbakan Binali Yıldırım ve kendisini açık oy verirken görüntüleyen CHP’li Fatma Hürriyet Kaplan’a fiziki müdahalede bulundu. Olayın ardından kürsüye çıkan Kaplan, “Yere batsın başkanlığınız, hırsınız” dedi.
AKP ile MHP’nin anlaşıp TBMM’ye getirdiği ‘başkanlık anayasası’nın Genel Kurul’da görüşülmesine devam ediyor. Dün akşamki görüşmelerde büyük olaylar yaşandı. AKP’lilerin Anayasa’yı hiçe sayıp açık oy vermesini görüntüleyen CHP’li Fatma Hürriyet Kaplan, AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş tarafından darp edildiğini söyledi.

Kaplan olayın ardından söz alıp Meclis kürsüsüne çıktı.

“Bir grup başkanvekiline bir kadına fiziki müdahalede bulunmak hiç yakışmıyor. Buradan bir kere daha sizi kınıyorum sayın Elitaş.  İdari amiri sizi de kınıyorum. Resmen telefonu elimden gasp ettiniz. Fiziki müdahalede bulundunuz. Boynumun halini görüyor musunuz?” ifadelerini kullanan CHP’li vekil, Yalancı da sizsiniz, insanlarını kandırıyorsunuz. Bir kadına saldırabilecek kadar gözü dönmüş olmanıza, bir kadına bu kadar müdahale edebilecek kadar başkanlık hırsına bürünmüş olmanızı kınıyorum. Bir kere daha söylüyorum. Yere batsın saraylarınız, yere batsın başkanlığınız, yere batsın anayasanız, yere batsın hırsınız” diye konuştu.

ADALARIMIZ YUNAN İŞGALİNDE Mİ?

CHP İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray, 18 Türk adası ve 1 Türk kayalığının AKP hükümetinin bilgisi dahilinde Yunan askerlerine teslim edildiğini; ve bu durumun 13 yıldır devam etmekte olduğuna dair basında yer alan iddialara dikkat çekti. Hükümet yetkililerinin iddialarının aksine, bu durumun Lozan Antlaşmasıyla ilgili olmadığını ortaya koyan Çıray, Başbakan Yıldırım’a, Meclis’in denetleme işlevinin önemini bir kez daha vurguladı 11 soruluk bir soru önergesi verdi.

ADALARIMIZ YUNAN İŞGALİNDE Mİ?

Bu adalarda ikili devlet modeline geçildiği, otoritenin Yunan vali ve belediye başkanlarıyla paylaşıldığı, Yunanlıların adalardan vergi topladığı iddiaları Çıray tarafından Başbakan Yıldırım’a soruldu.

Türk karasularında tekneyle seyahat eden vatandaşlarımızın Yunanistan tarafından tutuklandığını, öldürüldüğünü; fakat Türkiye’nin buna rağmen Yunanistan’a nota vermeyerek duruma göz yumduğunu dile getiren Çıray, olayların bir an evvel açıklığa kavuşturulmasını ve kamuoyuna bilgi verilmesini istedi.

BAŞBAKAN KOYUN ADASI’NA PASAPORTLA MI GİRDİ?

Yunan kuvvet komutanlıklarının işgal edilen Türk topraklarında tatbikat yaptıklarını, Türk karasularını ve hava sahasını ihlal ettiklerini, Yunan vatandaşlarının Türk topraklarına pasaportsuz giriş yaptıklarını; buna karşılık Türkiye Başbakanının Koyun Adası’na pasaportla giriş yaptığı iddialarını hatırlatan Çıray, tüm bunlar karşısında devletimizin haklarımız konusunda herhangi bir adım atıp atmadığını Başbakan Yıldırım’a sordu.

KIBRIS’TA NE OLUYOR?

Aynı bağlamda Kıbrıs’la ilgili endişelerini belirten Çıray Kıbrıs süreciyle ilgili gelişmelerin Türkiye’nin Kıbrıs’taki garantörlüğünü tehlikeye atacak bir seyir izlediğini,  Ege adalarındaki durumla birlikte ele alındığında, Türkiye’nin adeta bir kara devletine dönüşme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.

Aytun Çıray’ın Meclis Başkanlığı vasıtasıyla Başbakan’dan yazılı cevaplarını istediği sorular şunlar:

 

*Lozan Anlaşmasında verilmeyen 18 Türk Adası ve bir Türk kayalığının Yunan

askerine teslim edildiği doğru mudur?

 

* Bu adalarda devletin birliği ve tekliğinin ortadan kaldırılarak, otoritenin

Yunanistanʼla paylaşıldığı Türkiyeʼnin batısında ikili devlet düzenine geçildiği ve

İzmir, Aydın ve Muğla illerimizin bütün bu olup bittiği ile birisi Türk diğeri Yunan

olmak üzere 2ʼşer vali ve 2ʼşer belediye başkanı ile yönetildiği doğru mudur?

 

* Yunanistanʼın bu adalarımızda vergi topladığı ve esasen Türk toprakları

olan bu adalarda birisi Türk diğeri Yunan olmak üzere 2 başkomutan bulunduğu

doğru mudur?

 

* Yunanistanʼın Ege Denizi Türk kara sularında tekne ile dolaşan

vatandaşlarımızı öldürdüğü, tutukladığı, yargıladığı; ancak bunlara rağmen

Yunanistanʼa nota verilmediği doğru mudur?

 

*Yunan Kara Kuvvetlerinin bu topraklarda tatbikat yaptıkları; Yunan Kara

Kuvvetlerinin Türk topraklarında; Yunan Deniz Kuvvetlerinin de Türk

karasularında tatbikat yaptıkları haberleri gerçeği yansıtmakta mıdır?

 

*Yunan kara, deniz ve hava kuvvetlerinin uçak ve helikopterlerinin hep

birlikte Türk hava sahasında uçtukları ve ihlaller yaptıkları haberleri doğru

mudur?

 

*Yunan Cumhurbaşkanını, Savunma Bakanıʼnın, Genel Kurmay

Başkanlarıʼnın ve Kuvvet Komutanları ile Yunan askerleri ve Yunan askerleri ve

Yunan vatandaşlarının Egede işgal edilen Türk Adalarına ellerini kollarını

sallayarak pasaportsuz giriş ve çıkış yaptıkları haberleri doğru mudur?

 

*Buna karşılık Türk vatandaşlarının Egede işgal edilen Türk Adalarına

pasaportla giriş yaptıkları haberleri ve bu çerçevede Türkiye Cumhuriyeti

Başbakanı Binali YILDIRIMʼın İzmir Koyun Adasına Yunan polisi ve gümrük

kontrolünden geçtikten sonra pasaportla giriş yaptığı eski Başbakan Ahmet

DAVUTOĞLU ise Aydın ilimizin Marathi Adasına ancak pasaportla girdiği

haberleri doğru mudur?

 

*Bütün bu haberler doğru ise Türkiye Cumhuriyeti egemenlik hakkının bu

açık ihlalleri karşısında hangi girişimlerde bulunduğunuz Türkiye Yunanistan

Cumhuriyeti nezdinde ve onun bu ihlalleri yapan kurumları nezdinde gerekli

nota vermek başta olmak üzere gerekli uyarı girişimlerinde bulundunuz mu?

 

*Şahsınızın Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak Türk egemenliğindeki

topraklara Yunan bayrağı ve pasaportuyla girmenizi nasıl açıklıyorsunuz?

 

* Kıbrısʼta Birleşmiş Milletler gözetimindeki müzakerelerin Türkiyeʼnin

garantörlüğünü ortadan kaldıracak bir seyir izlemesini ve izole edilmesini nasıl

engellemeyi düşünüyorsunuz?

“KIBRIS İÇ SİYASET MALZEMESİ HALİNE GETİRİLMEMELİDİR”  

UMUT ORAN: KIBRIS GÖRÜŞMELERİNDE ASLA TESLİMİYETÇİ OLUNMAMALIDIR

 Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı, CHP’li Umut Oran, KKTC ile Kıbrıs Rum Kesimi arasında Cenevre’de çok kritik bir aşamaya geçtiği anlaşılan görüşmelerle ilgili olarak Türk hükümetinin kamuoyunu bilgilendirmemesinin şüphe uyandırdığını bildirdi. Umut Oran, “Rum Kesimi ve garantör sıfatıyla Yunanistan, kendi tezlerini aralıksız olarak savunup AB üyeleri arasında ve tüm dünyada lobi faaliyetleri yürütürken AKP hükümetinin sessizliği şüphe uyandırmaktadır. Kıbrıs ile ilgili asla teslimiyetçi bir anlayış yürütülmemelidir ve yine Kıbrıs asla iç siyaset malzemesi haline getirilmemelidir” dedi.

ŞÜPHE UYANDIRIYOR

CHP’li Umut Oran konuyla ilgili olarak yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Rum Kesimi arasındaki çözüm görüşmeleri aylardır devam etmesine ve bu hafta Cenevre’de çok kritik bir aşamaya gelmesine rağmen hem Kıbrıs Türklerinin hem de Türkiye kamuoyunun gelişmelere dair yeteri kadar bilgilendirilmemesi düşündürücü, bir o kadarda şüphe uyandırıcı hal almaktadır.

OLDU-BİTTİ Mİ YAPILACAK?

 Geçmişte Annan Planı’nın kabul edilmesi için “kampanya” yürüten AKP’nin aylardır devam eden görüşmeleri hiçbir şekilde kamuoyuyla paylaşmaması; Ege Denizinde Yunanistan’ın Türk ada ve kayalıklarını işgal etmesine dair iddialar karşısında sessiz kalmasıyla ve Türkiye’yi geren, kutuplaştıran ve bölen “başkanlık görüşmeleriyle” beraber düşünüldüğünde, yeni bir “oldu-bitti” ile karşı karşıya kalınabileceğini düşündürmektedir.

 ASLA TESLİMİYETÇİ OLUNMAMALI

 Rum Kesimi ve garantör sıfatıyla Yunanistan, kendi tezlerini aralıksız olarak savunup AB üyeleri arasında ve tüm dünyada lobi faaliyetleri yürütürken AKP hükümetinin sessizliği şüphe uyandırmaktadır. Kıbrıs ile ilgili asla teslimiyetçi bir anlayış yürütülmemelidir ve yine Kıbrıs asla iç siyaset malzemesi haline getirilmemelidir

 KATLİAMLAR KIBRIS TÜRKÜNÜ HALA TEDİRGİN EDİYOR

 Her iki olasılık da ülke çıkarlarıyla ve devlet gelenekleriyle bağdaşamaz Zira Kıbrıs Türklerinin garantör sıfatıyla Türkiye’den ama daha önemlisi “Anavatanları olan Türkiye’den” büyük beklentileri vardır. Ecevit önderliğinde gerçekleştirilen ve tamamen meşru olan Kıbrıs Barış Harekâtından önce adada yaşanan katliamlar, Kıbrıs Türkünü hala tedirgin etmektedir. Bu anlamda Türk Askeri’nin adadaki varlığının asla pazarlık konusu edilmemesi hayatidir. Aynı şekilde Türkiye’nin garantörlüğü de hiçbir şekilde tartışma konusu edilmemelidir. Zira Türk milletinin Kıbrıs’ta ikinci bir “katliamlar zincirine” tahammülü yoktur. 

TÜRK MİLLETİNİN YAŞANANLARI BİLMEYE HAKKI VAR

Gelinen noktada AKP hükümetini devlet geleneğine uygun şekilde kamuoyunu bilgilendirmeye ve de Cenevre görüşmelerini asla iç siyaset malzemesi haline getirmemeye davet ediyorum. Türk milletinin yaşanan her şeyi bilmeye, Kıbrıs Türkünün de kendi vatanlarında huzur ve barış içinde yaşamaya hakları olduğuna dair inancımı tekrarlıyorum.

BAŞKANLIK “TÜRK TÖRESİNİ” PASPAS ETMEKTİR!

CHP’li Umut Oran, Cumhurbaşkanlığı görünümlü başkanlık sistemi görüşmelerinin TBMM’de başlamasından önce MHP milletvekillerine son kez çağrıda bulunarak, “Okullarda ‘Türküm’ diye başladığı için Andımızı kaldıranlara, Türk Milleti ifadesinin ‘ırkçılık’ olduğunu öne sürenlere, tabelalardan T.C. ibaresini kaldıranlara karşı MHP milletvekilleri tarihi bir cevap vermelidir. Başkanlığa ‘evet’ oyu verenler ‘Türk Töresi’ni de paspas edenler olarak tarihe geçecektir. İnancım odur ki ‘Türk Milleti’; kendilerine Genel Başkan diyenlerle değil ‘doğrudan ve haktan yana’ saf tutanlarla beraber olacak, Atatürk’ün ‘7.000 yıllık Türk beşiği’ dediği Anadolu’nun paramparça edilmesine ve kardeş kavgaları içinde yok olmasına fırsat vermeyecektir” dedi.

ÖCALAN’LA DA GÖRÜŞTÜLER

TBMM’deki görüşmelerin öncesinde bu sabah yazılı açıklama yapan CHP 24. Dönem İstanbul Milletvekili Umut Oran, şunları kaydetti:

Başkanlık tartışmaları, AKP’nin her dönemde yaptığı gibi, hedef şaşırtılarak devam etmektedir. Kurulduğu günden beri, liberallerden Öcalan’a kadar, hemen her grupla “yol arkadaşlığı” yapan AKP, bugünlerde de MHP üzerinden Başkanlık hedefine ulaşmak istemektedir.

MİLLİYETÇİ PARTİNİN TESLİM OLMASI TÜRK TÖRESİNE İHANETTİR

Dün “her türlü milliyetçiliği ayaklar altına almakla” övünen bir anlayışın bugün isminin içinde “milliyetçi” ibaresi olan bir partinin Genel Başkanı vasıtasıyla milleti bölmeye çalışması ilginç, ama şaşkınlık verici değildir. Zira AKP, budur! AKP; yeterince kullandıktan sonra bir kenara atmak üzere, herkesle ve her koşulda “pazarlık” edebilen bir partidir. Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanı olmak da, Barzani Devleti’nin hamiliğine soyunmak da, komşu devletlerin kan gölüne dönmesine seyirci kalmak da, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne operasyon üstüne operasyon yapılmasına göz yummak da AKP için normaldir. Ancak AKP’nin ne olduğunu yaşayarak gören bir siyasinin, hem de adında “milliyetçi” ibaresi olan bir partinin Genel Başkanı’nın AKP’ye teslim olması; bağlı olduğunu iddia ettiği “Türk töresine” de, “akla” da, “Türk milletine” de ihanet etmek demektir ve her durumda şaşırtıcıdır.

MHP SEÇİM YAPACAK: MİLLETİN BİRLİĞİ Mİ AKP’NİN DİRLİĞİ Mİ?

AKP; ulus devleti yok etmeye çalışmaktadır ve Bahçeli bakmaktadır.

AKP; devletin itibarını zayıflatmaktadır ve Bahçeli sessizdir.

AKP; Başkanlık rejimiyle beraber devletin ruhunu yok etmeye uğraşmaktadır ve Bahçeli itaatkârdır.

Gelinen noktada “milletin birliğini” AKP’nin “dirliği” için feda eden Devlet Bahçeli bir yanda; vatanın ve milletin bekası için Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkan MHP tabanı ve milletvekilleri diğer yandadır. 

“EVET” OYU TÜRK TÖRESİNİ PASPAS EDECEK

Okullarda “Türküm” diye başladığı için “Andımız”ı kaldıranlara, Türk Milleti ifadesinin “ırkçılık” olduğunu öne sürenlere, tabelalardan T.C. ibaresini kaldıranlara karşı MHP milletvekilleri tarihi bir cevap vermelidir. Başkanlığa “evet” oyu verenler “Türk Töresini de paspas edenler olarak tarihe geçecektir.

TÜRK MİLLETİ, KARDEŞ KAVGASINA GÖZ YUMMAYACAK

İnancım odur ki “Türk Milleti”; kendilerine Genel Başkan diyenlerle değil “doğrudan ve haktan yana” saf tutanlarla beraber olacak, Atatürk’ün “7.000 yıllık Türk beşiği” dediği Anadolu’nun paramparça edilmesine ve kardeş kavgaları içinde yok olmasına fırsat vermeyecektir.

İzmir’de patlama

İzmir Adliyesi C Kapısı yakınlarındaki hâkim ve savcı otoparkında bomba yüklü bir araç infılak ettirildi. Güvenlik önlemleri nedeniyle adliye binasının tahliyesine izin verilmiyor. Terör saldırısının ardından İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın, olay yerine gelerek incelemelerde bulundu.

Kahraman şehit polis memuru Fethi Sekin katliamı önledi

Şehit olan polis memuru Fethi Sekin teröristleri fark edip büyük bir katliamı önledi. Görgü tanıklarının  ifadesine göre, İçinde 3 teröristin olduğu bombalı aracı tesbit eden polis memeuru Fethi Sekin arkadaşlarını uyarıp teröristlere ateş açtı. Bu sırada bombalı aracı patlatan teröristler adliye önündeki polislerle çatışmaya girdi. Çatışmada faciayı önleyen polis memuru Sekin ve bir adliye çalışanı şehit olurken iki terörist ölü olarak ele geçirildi. Teröristlerin yanında ele geçirilen 2 kalaşnikof tüfek, 8 el bombası, RPG 7 roket atar ve bu silaha ait 8 fişek içeri girmeleri durumunda katliamın ne derece büyük olacağının işareti.

Alçakların sonu böyle görüntülendi!

İzmir Adliyesi yakınlarında patlama meydana geldi, olayın ardından çıkan çatışmada iki terörist öldürüldü. Teröristlerin üzerinden 5 roket 4 el bombası 2 anti tank roketi çıktı.

İzmir Adliyesi’nin önünde bugün yaşanan patlamanın ardından çatışma çıktı, çatışmada 2 terörist öldürüldü, 1 terörist ise aranıyor. Teröristlerin üzerinden 5 roket 4 el bombası 2 anti tank roketi çıktı.