İstihbarat teşkilatı

Anayasanın 4. Maddesi şöyle diyor:

Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2. maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.”

Birilerinin bu maddeden çok rahatsız oldukları bellidir.

AKP’nin politik hedefi yıllardan beri buydu zaten…

Nitekim AKP Bursa Milletvekili İsmail Aydın, “Ben de 1980 Anayasasının ilk 4 maddesinin mutlaka Anayasamızda olmasının taraftarıyım. Ancak bir hukukçu olarak Anayasanın değiştirilemez maddesini kabul etmek mümkün değildir. Gerekli nisabı, nisapla Anayasanın tüm maddeleri değiştirilebilir hatta Meclis yeni bir Anayasa yapabilir” dedi.

Vay, vay, vay!

İşin buraya geleceği belliydi ama İsmail Aydın denilen AKP’li vekil acele etmiş.

Erdoğan’ın başkanlığı henüz tescillenmedi ki…

                                                            ***

Anayasa değişiklik teklifinde kritik maddelerinden olan “Partili Cumhurbaşkanlığı“nı  mümkün kılan 7. madde de kabul edildi. 

Böylece tarafsız olması gereken cumhurbaşkanlığı makamı, taraflı olarak halkı bölmüş olacak.

Bizler istediğimiz kadar dosta düşmana karşı birlik olalım, güçlü olalım kötü günler geçiriyoruz, söz konusu vatanımızdır diyelim.

Netice değişmiyor.

Tam da emperyalist güçlerin istedikleri yola doğru sürükleniyoruz.

Neden?

                                                          ***

Erdoğan bu ülkenin kendisine oy vermeyen % 50 sini gözden mi çıkarttı acaba?

Anlaşılan öyle…

Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen muhtarlarla Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bir araya geliyor.

Düzenlenen toplantılarda “Bu süreçte muhtarlara çok iş düşüyor. Muhtar kendi mahallesinde, köyünde, hangi evde kim oturuyor, bunu bilmeyecek mi, bilecek. Bu terörist midir, değil midir? Bunu oradaki en yakın güvenlik gücüne, karakoluna her yerine bildirecek” diyor.

Böylece muhtarlar muhtarlıktan çıkıp istihbarat teşkilatına döndürüldü.

Başlangıçta insana hoş geliyor, terörist guruplardan devletin haberdar olasının ne sakıncası olabilir?

Doğru olarak düşünebiliriz.

Ne var ki bu emri kendi çıkarına da kullanacak muhtarlarda çıkacaktır diye düşünmeliyiz.

Düşüncemizde yanılmadığımızı anlamak uzun zaman almadı.

Mersin’in Mezitli ilçesine bağlı Cemilli Köyü Muhtarı Halil Bağcı, 18 köylüsü hakkında, “FETÖ, PKK, DHKP-C üyesi oldukları, Cumhurbaşkanı’na hakaret ettikleri” iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuş.

Köye gelen terörle mücadele şubesi polislerini karşılarında görünce büyük şok yaşayan köylüler, Bağcı’nın, muhtarlık seçimlerinden kalma husumetler nedeniyle kendilerine iftira attığını söylemişler.

Meğer18 kişinin tek suçu önceki muhtar Fevzi Efe’nin ailesinden olmaları ya da seçimlerde ona oy vermiş olmalarıymış.

Böyle iftiralar Allah korusun milletin bölünmezliğini tehlikeye sokar ve şiddet hareketlerinin yaygınlaşmasına yol açar, iç savaşa kadar gider.

Bu da, ne Erdoğan’ın ne de ülkenin yararına olur.

Şimdi iftira atan muhtara ceza verilecek mi acaba?

Bence verilmeli ki diğerlerine örnek olsun…

Tünay Süer

Yayınlayan

Tünay SÜER

Oyuncu, ses sanatçısı, CHP Kadıköy eski Kadın Kolları Başkanı, ADD üyesi, Siyasetçi,yazar,Yeşilçam kökenli sanatçı