ENERJİ_SA vurgunu

2017 ye yine kanlı bir katliamla girmiş olduk.

Bu katliamı yapan elbette insan olamaz.

Yüz hatlarını incelediğimizde hain bakışlar ve kötülüğün kanına işlemiş olduğu soğukkanlı bir cani görüyoruz.

Onlarca suçsuz insanı yaralayan 39 kişinin ölümüne sebep olan katilin öldürülmeden yakalanmasını ve sorguya alınmasını, arkasında hangi güç veya güçlerin olduğunu öğrenmemizi isterim.

Gerek Twetter de gerekse basında halkı bölmeye kalkan, kin ve nefret aşılayan yazıları yazanların, söylemler yapanların da acil cezalandırılmalarını dilerim.

Memleket alev topuna dönmüş, dış ve iç düşmana karşı kardeşliğimize, birlikteliğimize daha çok ihtiyaç olduğu bu dönemde dindar, dinsiz diye ayırmak, mezhep ayrılığı yapmak bu ülkeye verilecek en büyük zarardır.

Emperyalizmin ve kapitalizmin ülkemizi yok etmelerine asla izin vermemeliyiz.

Umutlarımızı yitirmeden güçlü bir Türkiye olmalıyız.

“Denizler durulmaz dalgalanmadan. Umutlar yeşermez, sevgi olmadan” demişler ya, ne kadar doğru söylemişler.

Aramıza nefret tohumları ekmeye kalkanlara inat birbirimizi sevmeli ve el ele vererek önce vatan demeliyiz.

                                                                          ***

Enerji_SA Vurgununa gelince başıma gelen olayı sizlerle paylaşmak istedim.

Bildiğimiz gibi AKP İktidarı her şeyi özelleştirdi.

Olan vatandaşa oldu.

Bizlerin ceplerine beş kuruş girmediği gibi, kaşıkla verdiklerini kepçe ile almaya başladılar.

1999 yılında Kartal Uğurmumcu da bir sitedeki daireye taşındım.

AKTAŞ ELEKTRİK T.A.Ş ile 13.12.1999 da sözleşme yaptım.

Orada yaklaşık bir yıl kadar oturdum.

Oradan Kadıköy Yoğutçupark’ta başka bir eve taşındım.

Tabi yeni eve çıkmadan bir hafta önce Uğurmumcu’da ki evle ilgili su, elektrik gibi borçlarımı toptan ödedim.

Görevli memur saati kaldıracaklarını işimin bittiğini söyleyerek, istememe rağmen, her hangi bir evrak vermedi bana.

Ben de saf, saf ona inandım.

Demek ki bu işler böyle diye düşündüm, çünkü o tarihte bir başka yerde elektrik tesisatın varsa ve borcun olursa onu kapatmadan diğerini açtıramıyordun.

Neyse hiç bir sorun olmadan yeni ev için AKTAŞ T.A.Ş ile 25.10.2001 de yeni sözleşme yaptım.

Yeni evin adresi mukavelede yazıldı

Yoğurtçupark’taki evden depremde çatlaklar oluştuğundan bu sefer aileme daha yakın olan bir ev tuttum. ve oradaki elektriği kapatıp yeni ev için TEDAŞ.Anadolu Yakası olarak değişen şirketle  25.09.2002 tarihinde yeni sözleşme yaptım.

Buraya kadar her şey normal…

Ne var ki 7 yıl sonra bana bir ihbarname geldi ve Uğurmucu’daki evden borç çıkarttılar.

Üstelik benden sonra oraya taşınan ve mahkeme kararıyla evden çıkarılan şahsın iki aylık borcunu da bana yüklemişler.

Uğurmumcu’daki site yöneticisinden mühürlü yazılı orada oturmadığıma dair yazılı belge aldım ve TEDAŞ’a verdim.

Ev satılmış, yeni ev sahibinin adını soyadını ve telefonunu da yazdığım dilekçeye ilave ettim.

İtiraz dilekçesi verdim ama bu işleri bilmediğimden 621 TL yi yine ödedim.

Mesele kapandı.

Yok, hayır kapanmamış meğer.

Aradan 7 yıl geçti yine aynı şey tekrarlandı.

Şirket yine değişmiş bu sefer EERJİ_SA olmuştu.

Üstelik haberim olmadan 2012 de icraya vermişler.

Şirket avukatından gelen mesajla şaşırdım kaldım.

Bu sefer borç faizleri ile 2 bin TL gözükmüş.

15 yıldır aynı evde ikâmet etmekteyim ne bir uyarı ne de bir belge gelmemişti bana, zaten gelmemesi gerekirdi.

Çünkü iki kez ödeme yapmıştım.

Elektrik idaresine gittiğimde benden ödeme makbuzu talep edildi.

Ben de beş sene saklamam gerektiğini düşünerek aradan 7 yıl geçti diyerek yırtıp attığımı ve sözleşmeleri nasılsa sakladığımı , dosyalara bakmalarını söyledim.

Efendim, onlar yeni şirketlermiş, ben Pendik’e gidip uğraşacakmışım VS.

Sinir tepeme çıktı.

Kredi kartlarım ile dava hakkım saklı olmak üzere icrayı durdurmak için ödemeyi yaptım.

Daha sonra avukatımla görüştüm yanlış yaptığımı bana ait olmayan borcu ödemekle yanlış yaptığımı söyledi.

Şimdi ENERJİ_SA ya dava açıyorum.

Çünkü 7 sene bazen kaçak kullanılmış ve bana ait olmayan borcu bana yükleye hakları yok.

İcra hemen gelmezmiş VS.

İnanın elektrik idaresine gittiğimde benim gibi onlarca mağduru gördüğümde şaşırdım kaldım.

Herkesten ödeme makbuzları isteniyordu.

Hanımın birisi 15yıl geçti kızım nereden bulayım diye feryat ediyordu.

Bir başka beye faizleri ile birlikte 20 bin lira çıkartmışlardı.

Adam avaz avaz bağırıyordu.

Demek ki özelde şirket adı değişince, başka bir yönetim gelince böyle soygunlar oluyor.

Evet, bunun adı soygundur, vatandaşı soymaktır.

Birkaç gün önce Enerji Bakanı Albayrak elektrik kuruluşlarını ziyaret etmiş.

AKP Başkan Vekili Bülent Turan, Albayrak’ın, ziyaret ettiği kuruluşlardaki tavrını eleştirerek,

“Adamın mütevazı bir makamı var, sensin büyük, anladık. Ne olur ziyaretinde makamı sahibine bırakıp karşısına otursan da adamı da onore etsen!” demiş.

Keşke bir de ona bu özel şirketlerin vatandaşa yaptığı muameleyi tebdili kıyafetle gidip izlemeyi önerseymiş.

Ben bu durumu başbakanlığa da bildireceğim ve peşini bırakmayacağım.

Velhasıl bu iktidar Türkiye’yi yönetemiyor, olan bizlere oluyor…

                                                                     ***

 Bu arada sevgili dostlar koşuşturmaktan canım çıktı.

Minibüste cüzdanım çalındı.

Kimliğim, banka kartlarım, ehliyetim, önemli belgelerim ve hatırı sayılır paramda gitti.

Bilmem kaç tane hırlıyı, hırsızı hapishaneleri boşaltmak için salıverdiler.

Ortalık bu adamlarla doldu.

Karakol, marakol koşturdum durdum

Kartları iptal ettirdim.

Yarın muhtardı, Nüfus dairesiydi koşturacağım yeni kafa kâğıdı almak için.

 Aman siz, siz olun bu iktidar gidene kadar ödeme makbuzlarınızı saklayın ve çantalarınızı sıkı tutun.

Tünay Süer

04.01.2017

Yayınlayan

Tünay SÜER

Oyuncu, ses sanatçısı, CHP Kadıköy eski Kadın Kolları Başkanı, ADD üyesi, Siyasetçi,yazar,Yeşilçam kökenli sanatçı