Hastane muayene ücretlerine zam geldi

Emeklilerin maaşından kesilen, çalışanların ise eczanelerde ödedikleri muayene katılım paylarına zam yapıldı. Hastaların daha önce 5 lira verdikleri devlet hastanelerine ait muayene ücreti yüzde 20 arttırılarak 6 liraya, eğitim araştırma hastaneleri için verdikleri 5 lira, yüzde 40 artış yapılarak 7 liraya, üniversite hastanelerindeki muayene katılım payı ise yüzde 60 artışla 5 liradan 8 liraya yükseltildi.

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Eczacı Nurten Saydan tarafından Tüm Eczacı İşverenler Sendikası internet sitesi üzerinden yapılan yazılı açıklamada şunları söyledi;

YENİ YILDA VATANDAŞA SGK’DAN SÜRPRİZ : MUAYENE KATKI PAYLARI ARTTI

 HASTA MUAYENE ÜCRETLERİ %20 İLA %60 ORANINDA ZAMLANDI

Konuyla ilgili açıklama yapan Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, muayene ücretlerine yüzde 20 ila 60 oranında zam yapılmasının ülkenin ekonomik koşullarına aykırı olduğunu söyleyerek, “Artık muayene ücreti tahsildarlığı yapmaktan bıktık” dedi.

Saydan şöyle devam etti:

“Vatandaşlarımız, devlet ve üniversite hastanelerine başvurduklarında oluşan, Emekli vatandaşların maaşlarından kesilen, çalışan vatandaşlarımızın eczanelerimizde ödedikleri muayene ücretlerine SGK tarafından 31 Aralık tarihli mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak 1 Ocaktan itibaren yürürlüğe giren düzenleme ile zam yapılmış bulunmaktadır.”

Eczanelerden tahsil edilen Muayene ücretlerinin SGK tarafından eczane faturalarından kesildiğini vatandaşa bin bir zorlukla anlattıklarını dile getiren Saydan, “Vatandaşlar haklı olarak, ‘Beni sen mi muayene ettin, neden sen tahsil ediyorsun ‘ diyerek her gün eczanelerimizde bu tahsilât konusunda bize itiraz etmekte, gereksiz tartışma ve gerginlikler yaşanmaktadır” dedi.

Saydan: “1 Ocak 2017 tarihinden itibaren vatandaşlarımız  eskiden 5 lira verdikleri devlet hastanelerindeki muayene ücreti için 6 lira, eğitim araştırma hastaneleri için verdikleri 5 lira yerine 7 lira verecekler. Üniversite hastanelerindeki muayene katılım payı ise 5 liradan 8 liraya yükseldi.  Özel hastanelerdeki muayene ücreti ise 12 liradan 15 liraya çıkarıldı. Vatandaşlarımızın reçetelerinde çıkan muayene katılım paylarında oluşan artışın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapıldığını, sadece tahsilâtı bize istemediğimiz halde yüklenmiş olan muayene ücretlerindeki artışın bizimle hiçbir alakası olmadığını, görev ve sorumluluğumuz olmadığı halde üzerimizde kalan bu yükün artık üzerimizden alınması talebimizle birlikte kamuoyunun bilgisine sunarız.”

TEİS BASIN BÜROSU/02/01/2017

SAĞLIK HİZMET SUNUCUSU ESKİ MUAYENE ÜCRETİ 1 OCAK 2017 MUAYENE ÜCRETİ ARTIŞ %
2.Basamak resmi SHS 5 (beş) lira 6 (altı) lira %20
Üniversiteler ile ortak kullanılanSB eğitim ve araştırma hastaneleri 5 (beş) lira 7(yedi) lira  %40
Üniversite hastanelerine bağlı 3. Basamak SHS 5 (beş) lira 8 (sekiz) lira %60
Özel sağlık hizmet sunucuları 12 (oniki) lira 15 (onbeş) lira %25

Bozdağ’dan sosyal medya uyarısı

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ‘Terörü, terör örgütlerini, teröristleri ve terör eylemlerini övenlerin ve destekleyenlerin’ eylemlerinin suç olduğunu söyledi. Cumhuriyet savcılarının görevinin, suçları soruşturmak ve deliller suçun işlendiğine dair yeterli şüphe doğurduğu takdirde kamu davası açmak olduğunu belirtti.

Bozdağ, Twitter hesabında, terör saldırılarının ardından yapılan yorum ve paylaşımlara dikkati çekerek, şunları ifade etti:

​”Terör örgütü kurma/yönetme, terör örgütü üyeliği, terör örgütüne üye olmamakla beraber terör örgütü adına suç işleme, suçu ve suçluyu övme, ​terörün ve terör örgütünün propagandasını yapma, suç işlemeye ve kanunlara uymamaya tahrik, halk arasında korku ve panik yaratarak tehdit, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama, nefret ve ayrımcılık, hukukumuza göre suçtur ve cezai müeyyidesi vardır. ​Terör saldırıları öncesi ve sonrası; yazdıkları, yorumları, söyledikleri ve sosyal medya hesaplarındaki mesajlarıyla… Terörü, terör örgütlerini, teröristleri ve terör eylemlerini övenlerin ve destekleyenlerin eylemleri, hukukumuza göre suçtur. ​Cumhuriyet savcılarının görevi, suçları soruşturmak, deliller suçun işlendiğine dair yeterli şüphe doğurduğu takdirde kamu davası açmaktır.”


Diyarbakır’da emniyete saldırı

Diyarbakır’ın Çınar İlçe Emniyet Müdürlüğü binasına roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Diyarbakır’dan çok sayıda ambulans istenen bölgede çatışmanın sürdüğü öğrenildi.

Olay, saat 21.30 sıralarında, Çınar İlçe Emniyet Müdürlüğünde meydana geldi.

Edinilen ilk bilgilere göre, emniyet binasına roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Saldırıya, polislerin de karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Çatışmanın devam ettiği bölgeye Diyarbakır’dan çok sayıda ambulans istendi.

Dünya basını İstanbul’daki saldırıyı böyle gördü

İstanbul Ortaköy’deki bir gece kulübüne düzenlenen terör saldırısı dış basında geniş yankı buldu. Birçok uluslararası yayın organı saldırıyı manşetlerine taşıdı.

BBC, İstanbul’daki terör saldırısını okuyucularına, “İstanbul’da gece kulübü saldırısı: 39 kişi öldü” başlığıyla manşetten duyurdu.

New York Times’ın manşetindeki haberin başlığı ise “İstanbul’daki gece kulübüne düzenlenen terör saldırısında en az 39 kişi öldü” oldu.

CNN International, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sözlerine atıfta bulunarak, “Bir terör saldırısıyla karşı karşıyayız” başlığını attı.

Kanlı terör eylemi, İngiliz Guardian gazetesinin internet sitesinde, “İstanbul’da gece kulübü saldırısı… Polis yılbaşı arifesinde 39 kişiyi öldüren adamı arıyor” başlığıyla manşetten duyuruldu.

Business Insider, “İstanbul’daki gece kulübü saldırısında onlarca insan öldü” ifadelerini kullandı.

Amerikan televizyon kanalı Fox News, “Zalim ve acımasızca” ifadelerini kullandı.

Daily Mail internet sitesinde, “Katil Noel Baba” başlığını kullandı.

İstanbul’da eğlence merkezine silahlı saldırı: 1’i polis 39 ölü, 65 yaralı

İstanbul’un ünlü eğlence mekanlarından Ortaköy’deki Reina adlı gece kulübü saat 01.30 sıralarında silahlı saldırıya uğradı. Saldırıda 1’i polis 39 kişi yaşamını yitirdi. Saldırıda 4’ü ağır 65 kişi yaralandı. Gece kulübünde o sırada 700-800 kişi bulunuyordu. Bazı görgü tanıkları teröristin Arapça konuştuğunu söyledi.

Uzun namlulu silahla kapı önündekilere ateş açan terörist 1 polis ile 1 vatandaşı şehit ettikten sonra içeriye girdi. İçeride yeni yıl kutlaması için bulananların üzerine kurşun yağdıran terörist 39 kişiyi şehit etti. Saldırıda 65 kişi de yaralandı. Yaralılar ambulanslarla çevre hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan dördünün durumunun ağır olduğu bildirildi.

TERÖRİST KAÇTI

Gece kulübüne sevk edilen sağlık ekipleri yaralıları hastaneye taşırken, polis de bölgede geniş güvenlik önlemleri aldı. Görüntülerinin güvenlik kamerasına yansıdığı belirtilen saldırgan kaçmayı başardı.

İhbar üzerine olay yerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi geldi. Polis saldırganı yakalamak için çalışma başlattı.

Ortaköy’deki gece kulübüne terör saldırısının ardından Hakkari’den İstanbul’a gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Atatürk Havalimanı’nda açıklamalarda bulundu.

“39 İNSANIMIZ HAYATINI KAYBETTİ”

Soylu, “Aldığımız bilgilere göre 39 insanımız hayatını kaybetti, 21’inin kimliği belli, 18’inin kimliğiyle ilgili tespit çalışmaları devam ediyor. Ölenlerin 15’i yabancı uyruklu 5’i Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Kimliği belirlenemeyenlerle ilgili çalışmalar devam ediyor” dedi.

“4’Ü AĞIR 69 KİŞİNİN TEDAVİSİ DEVAM EDİYOR”

Terör saldırısının saat 01.15 sıralarında gerçekleştiğini belirten Soylu, “69 kişi hastanelerde tedavi görüyor. 4’ü ağır olarak bildirildi. Elbete ki bir terör saldırısıyla karşı karşıyayız. Milletin umutlarını tazelediği bir yılbaşı gününde, insanların korumasız olduğu bir yerde böyle insanların bir şeyden habersiz olduğu anda insanlık dışı ve aşağılık bir saldırı” dedi.

İÇİŞLERİ BAKANI: SALDIRIYI 1 KİŞİ GERÇEKLEŞTİRDİ

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ terör saldırının gerçekleştiği gece kulübünde incelemelerde bulunduktan sonra Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma hastanesine geldi. Burada yaralıları ziyaret eden bakanlar çıkışta açıklamalarda bulundu. Bakan Akdağ hastanelerde 65 yaralının bulunduğunu ve 4 yaralının durumunun oldukça ciddi olduğunu söyledi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da Ortaköy’deki terör saldırısını 1 kişinin gerçekleştirdiğini söyledi.

İSTANBUL VALİSİ ŞAHİN : UZUN NAMLULU SİLAHLA…

Saldırıyla ilgili ilk açıklamayı yapan Vali Şahin, “Bir teröristin uzun namlulu silahla önce kapı önünde bekleyen polis memurunu şehit ederek daha sonra bir vatandaşımızı şehit ederek daha sonra içeriye girerek masum insanların üzerine kurşun yağdırarak bu olayı gerçekleştirmiştir” diye konuştu.

GECE KULÜBÜ ÖNÜNDEKİ TAKSİ İNCELENMEK ÜZERE GÖTÜRÜLDÜ

Ortaköy’deki bir gece kulübünde gerçekleştirilen terör saldırı sonucunda hayatını kaybedenlerin cansız bedenleri ambulanslarla İstanbul Adli Tıp Kurumu Morgu’na götürülmeye devam ediyor.

Olay yeri inceleme ekiplerinin ise gece kulübündeki delil çalışmaları sürüyor. Öte yandan saldırının gerçekleştiği gece kulübü önünde bulunan bir ticari taksi ise çekici aracına yüklenerek incelenmek üzere polis merkezine götürüldü. Polis ekipleri saldırıyı gerçekleştiren kişi yada kişilerin bu taksi ile eğlence mekana gelmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

YARALANANLAR HASTANELERE SEVK EDİLDİ

Ortaköy’de gece kulübünde yaşanan terör saldırısında yaralananlar çevre hastanelere sevk edilidi.. Şişli Hamidiye Şişli Etfal Eğitim Ve Araştırma Hastanesi’ne getirilen bir yaralı, “Herkesi taradılar. 3-4 kişi taramalarla taradı. Sağ olan herkesin kafasına sıktılar içeride” diye konuştu.

Reina’nın sahibi: ABD istihbaratı bunun bilgisini vermişti

Hürriyet muhabiri Toygun Atilla, “Kendisine ulaştığımda ağlamaktan güçlükle konuşabiliyordu” şeklinde ifade ederek Reina’nın sahibi Mehmet Koçarslan’ın söylediklerini aktardı: “İçeri giren şerefsizler Kalaşnikoflarla taramışlar. Amerikan istihbaratı bunun bilgisini vermişti. 1 hafta 10 gün süreyle buralarda deniz dahil güvenlik önlemleri alındı. Sonra ne oldu? Göz göre göre bu saldırı meydana geldi.” dedi.(cumhuriyet)

14 YILDIR AKLINIZ NEREDEYDİ? PARLAMENTER SİSTEMDE NE İSTEDİNİZ DE YAPAMADINIZ…


15 TEMMUZ FETÖ Darbesi Araştırma Komisyonu Üyesi CHP İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray Meclis Anayasa Komisyonunda yaptığı  konuşmada AKP iktidarına tarihi uyarılarda bulundu. Çıray bir saati aşan konuşmasında Türkiye’nin mevcut koşullarda neden bir Anayasa yapımına gidemeyeceğini sert  sağlam ve sorumlu bir muhalefet üslubuna dayandırdığı sert eleştirilerle ortaya koydu.

Konuşmasına TSK’nın verdiği son şehitlere kastederek ‘Şehitler için yüreğimiz hepimiz gibi eşit olarak yanıyor.’ vurgusuyla başlayan Çıray, ‘söylediklerimizi kötü niyetle algılamayın. Millet bize muhalefet görevini verdi, görevimiz sizi uyarmak; aksi halde görevimizi yapmayız.’ diye devam etti.

SURİYE’DE DÜŞTÜĞÜNÜZ DURUMA SEVİNEBİLMEM MÜMKÜN DEĞİL

Bu çerçevede ilkin, ırksal değil değerlere ilişkin unsurlarla  tanımlamadığı Türk Milletinin bir mensubu olarak  sözü Fırat Kalkanı operasyonuna getiren Aytun Çıray, Kasım 2011’de Meclis Genel Kurul’unda yaptığı konuşmada ‘Bakın gelin Suriye meselesine bulaşmayın. Suriye bizim milli meselemiz değildir’ dediğini gerekçeleriyle birlikte hatırlattı. ’Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ ilkesinin korkak insanların pasifist siyaseti olarak algılanmasının yanlışlığını  da vurguladığını belirten Çıray, o gün bu ilkenin altı yüz yıllık Osmanlı tecrübesinden damıtıldığını da dikkat çektiğini söyledi. Bu uyarılara rağmen bugün neredeyiz sorusunu soran Çıray “Rakka’ya başkası girdi,-bakın esas yerleri söylüyorum- Menbiç’e başkası girdi . Devletimi temsil ediyorsunuz, bu duruma düştüğünüz zaman benim  sevinebilmem mümkün mü?’ diye devam etti.

BU ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ HEM ANAYASAYI BANA UYDURUN, HEM DE BİR DÖNEMİ TEMİZE ÇEKİN DEMEKTİR    

Aytun Çıray resmettiği acıklı dış politika manzarasından sözü komisyonun gündemine, Anayasa değişikliğine getirdi. Sayın Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli’nin sürekli de facto durumdan bahsettiklerini belirten Çıray, de facto denilen bu durumun ‘Anayasa’nın dışına çıktım, o Anayasayı değiştirin, bana uydurun, aynı zamanda bir dönemi beyazlayın, aklayın.’ politikasından ibaret olduğunu vurgulayan Çıray, bu değişikliklerle esasen bir dönemi temize çekilmek istendiğine dikkat çekti. Bu çerçevede Türkiye’nin ağır problemlerinin aslında Anayasa’dan kaynaklanmadığını ve  bu ağır problemleri Anayasa değişikliğine indirgemenin yanlışlığını gerekçeleriyle ortaya koyan Çıray, ‘demokrasinin bir  gelenekler rejimidir, bir ahlaktır, bir inançtır, bir medeniyet meselesi’ olduğunun altını çizdi.

İKİ KİŞİNİN ANLAŞMASINDAN NE TOPLUMSAL MUKAVELE ÇIKABİLİR, NE DE ONLARIN İMZALARI BU MUKAVELEYİ MEŞRULAŞTIRABİLİR  

15 Temmuz FETÖ darbesi sonrasındaki konjonktürün bu tür bir teşebbüs için hiç uygun olmadığını belirten Çıray, ‘FETÖ’yle mücadele bitmeden neden biz bu işlere girişiyoruz. FETÖ bitti mi ki?’ diye sordu. ‘Belki bu salonda bile FETÖ’yle ilişkili olan insanlar var’ diye devam eden Çıray, iki adamın A 4 kağıtlarıyla yapacağı anlaşmadan ne toplumsal mukavele , ne de imzalarının bu mukaveleyi meşrulaştıramayacağını  vurguladı. Bu konuda Venedik Komisyonu Kriterlerinin belirleyici olduğuna dikkat çeken Çıray, mevcut koşullarda ‘başta katılım ve eşit propaganda hakkı’ olmak üzere bu kriterlerin hiçbirinin karşılanamayacağını n altını çizdi.  Çıray hem millet iradesinden söz edip, hem de millete haber vermeden değişikliğe gitmenin kabul edilemeyeceğini ifade ederek ‘Bu ne ya , bu nasıl demokrasi’ diye tepkisini ortaya koydu.

Konuşmasının takip eden bölümlerinde Rusya Büyükelçisinin uğradığı suikastın vahim boyutlarına, Suriye’de El Nusra ile kurulan ilişkilerin tehlikelerine ve suikastçıyla FETÖ arasında kurulan bağlantılara dikkat çeken Çıray, bu koşulların Anayasa değişikliği teşebbüsü için uygunsuzluğunun altını özellikle çizdi. ‘On dört yıldır iktidardasınız, size soruyorum: Bu parlamenter rejimde ne istedinzi de yapamadınız?’ diye  sordu. Şimdi istikrar diye ortaya çıkıldığını belirten Çıray, iktidara seslenerek ‘demokrasinin bir öğrenme rejimidir. İstikrar için tek parti  iktidarı ya da koalisyon olup olmaması mühim değil. İstikrarı anlamak, demokrasinin bir gelenekler rejimi olduğunu anlamaktan, birbirimize saygılı olmaktan, hukukun üstünlüğünü kesin kabul etmekten, kuvvetler ayrılığını, mutlak kuvvetler ayrılığını kesin kabul etmekten, buralardan  geçiyor.’ dedi.

Çıray konuşmasını bu değişikliklerin Meclisten geçeceğine inanmadığını, ancak bu değişikliklerin Meclisten geçip, referandumda kabul edilse bile,  tam bir toplumsal mutabakat çabası gösterilmediği için 12 Eylül Anayasası kadar bile meşru olamayacağını belirterek noktaladı.

Üç bulgu FETÖ’yü işaret ediyor…

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Karlov’u arkadan kalleşçe öldüren çevik kuvvet polisi Mevlüt Mert Altıntaş’ın Söke’de FETÖ’nün Körfez Dershaneleri’ne gittiği ve eğitim masraflarının Sökeli firari iş adamı Şahin İlgi tarafından karşılandığı öğrenildi.


Şahin İlgi’nin darbe başarılı olsaydı Sıkıyönetim Valisi ya da Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı olacağı öğrenildi. Öte yandan İlgi’nin babası Mehmet İlgi’nin dört gün önce FETÖ’den tutuklandığı ortaya çıktı. İlgi Ziraat Aletleri adlı ailenin firmasına kayyum atandı.

NASIL BÖYLE BİRŞEY YAPTI ANLAMADIM, ÇOK ŞAŞKINIM

Saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş’ın Söke’nin Çeltikçi Mahallesi Mehmetçik Caddesi’nde bulunan evlerinde arama yapan polis, annesi Hamidiye Altıntaş, babası Esrafil Altıntaş, kardeşi Seher Özeroğlu ile biri kadın 2 akrabasını gözaltına aldı. Söke İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde sorgulanan aileden baba Esrafil Altıntaş’ın ifadesinde, “Nasıl böyle bir şey yaptı anlamadım, çok şaşırdım” dediği öğrenildi. Aile üyeleri, ilk sorgularının tamamlanmasının ardından Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.

Öğretmen dayısı FETÖ’den açıkta… İçine kapanık, utangaç, kimseyle konuşmayan ve asosyal bir insandı…

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Karlov’u arkadan kalleşçe öldüren çevik kuvvet polisi Mevlüt Mert Altıntaş’ın Kuşadası’nda öğretmen olan dayısının FETÖ soruşturmaları kapsamında açığa alındığı ortaya çıktı. Saldırganın memleketi Aydın’ın Söke ilçesinde büyük şok yaşanırken, Altıntaş’ın içine kapanık, utangaç, kimseyle konuşmayan ve asosyal bir yapıda olduğu öğrenildi.

Baba: Nasıl böyle bir şey yaptı anlamadım, çok şaşırdım…

Saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş’ın Söke’nin Çeltikçi Mahallesi Mehmetçik Caddesi’nde bulunan evlerinde arama yapan polis, annesi Hamidiye Altıntaş, babası Esrafil Altıntaş, kardeşi Seher Özeroğlu ile biri kadın iki akrabasını gözaltına aldı. Söke İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde sorgulanan aileden baba Esrafil Altıntaş’ın ifadesinde, “Nasıl böyle bir şey yaptı anlamadım, çok şaşırdım” dediği öğrenildi. Aile üyeleri, ilk sorgularının tamamlanmasının ardından Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü.

Üç bulgu FETÖ’yü işaret ediyor…

Emniyet kaynakları, Mevlüt Mert Altıntaş’ın dayısının FETÖ soruşturması geçirmesini, Körfez Dershaneleri’ne giderek Ankara’da FETÖ yurtlarında kalmasını ve FETÖ’den arananan bir iş adamından burs almasını, zanlının FETÖ ile bağlantılarını gösterdiğini söyledi.

16-18 Temmuz tarihlerinde de izin almış…

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Diyarbakır Çevik Kuvvet’te geçici görevlendirmeyle görevli Mevlüt Mert Altıntaş’ın izin alarak Ankara’ya geldiği ortaya çıktı. 16.07.2016-18.07.2017 tarihleri arasında yıllık izin alan Altıntaş’ın bulunacağı adres bölümünde Demetevler Mahallesi 357 Sokak, Yeni Mahalle Ankara adresini gösterdiği belirtildi.

Sökeli FETÖ’cü iş adamı tarafından okutulmuş…

Zanlı Altıntaş’ın Söke’de Körfez Dershaneleri’ne gittiği ve eğitim masraflarının Sökeli firari iş adamı Şahin İlgi tarafından karşılandığı öğrenildi. Şahin İlgi’nin darbe başarılı olsaydı Sıkıyönetim Valisi ya da Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı olacağı iddia edildi. İlgi’nin babası Mehmet İlgi’nin dört gün önce FETÖ’den tutuklandığı ortaya çıktı. İlgi Ziraat Aletleri adlı ailenin firmasına kayyum atandı.

KAYNAK: Sabah

Umut Oran sesini yükseltti, Enternasyonal PKK’yı kınadı

Sosyalist Enternasyonal (SE) Akdeniz Komitesi’nin 16-17 Aralık 2016 tarihlerinde İspanya’nın Malaga kentinde yaptığı toplantıda CHP’li Umut Oran tarafından Kayseri saldırısının da gündeme getirildiği öğrenildi. Umut Oran’ın AB ve ABD’nin PKK bağlantılı gruplara kontrolsüz verdiği silahların Türkiye’de masum insanları öldürmesinden duyduğu rahatsızlığı anlattığı toplantıda, o sabah yaşanan Kayseri saldırısını da gündeme getirdiği kaydedildi. SE Başkan Yardımcısı Umut Oran’ın ”PKK’nın kınanması ve örgüt mensuplarının yakalanıp yargılanması konusunda Türkiye ile aktif iş birliği yapılması” çağrısı üzerine Suriyeli temsilcinin, “Türkiye’nin tutarsız politikaları uluslararası arenada bu konudaki samimiyeti etkiliyor. Uluslararası politika Erdoğan’a göre şekillendirilmez” itirazına sert çıkan Umut Oran, “Söz konusu olan vatandaşımın canıysa söz konusu olan vatanımsa gerisi teferruat. Bu konuda gereğini derhal, amasız fakatsız yapın. Bugün bu ortamda ülkemde yas varken, bu konuyu Erdoğan ya da AKP politikalarıyla bir araya getiremezsiniz, buna izin veremem” dedi. Bunun üzerine Sosyalist Enternasyonal, PKK’yı kınayan bir bildiri yayınladı.

AB ve ABD silahları Türk vatandaşlarını öldürüyor!

Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı CHP’li Umut Oran’ın, Malaga’daki toplantıda cuma günü yaptığı konuşmada, “Özellikle AB üyeleri ve ABD’nin Suriye ve Irak’ta IŞİD’le mücadele edilmesi için muhaliflere ve Kürt gruplara, PKK’ya bağlı PYD ve YPG gibi örgütlere kontrolsüz biçimde verdikleri silah ve mühimmat Türkiye’de benim vatandaşlarımı vurmakta güvenlik güçlerimiz şehit edilmektedir. Bundan çok büyük rahatsızlık duyuyoruz” dediği öğrenildi.

Umut Oran, Halep’te yaşanan insanlık dramı karşısında uluslararası kurumların daha fazla sessiz kalmamaları gerektiğini belirterek, katliamın bitirilmesi için bir an evvel harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye adına sizden büyük bir ses bekliyorum

Cumartesi günü ise Kayseri’de askerlere yönelik saldırı haberini alması üzerine Umut Oran’ın bir kez daha söz alarak SE üyelerine şu çağrıda bulundu:

“Bu sabah Türkiye’de Kayseri’de bombalı saldırı yapıldı masum insanlarımız can verdi. Terör insanlık suçudur, iyi terörist ya da kötü terörist olmaz. Teröre doğrudan veya dolaylı olarak hizmet eden teröristtir ve mutlaka cezalandırılması gerekir. Bakın bugün ülkemde olmam ve yurttaşlarımın acısını paylaşmam, beraber yas tutmam ve terörle mücadeleye destek olmam gerekirken burada Enternasyonal toplantısındayım. Sizler de terörle mücadele konusunda samimi iseniz açıkça bu terör örgütlerini deşifre edin, en sert şekilde kınayın. Bu nedenle sizlerden Türkiye adına büyük bir ses bekliyorum. Bu teröristlerin yakalanıp yargılanmaları, Türkiye’ye iade edilmeleri için aktif bir iş birliği, büyük bir kınama ve dayanışma bekliyorum.”

Suriyeli’den Erdoğan itirazı geldi

Ancak SE’ye üye olmamasına rağmen Suriyeli Ezidileri temsilen Londra’dan gelen bir katılımcı, “Saldırılar nedeniyle çok üzgünüm, masum insanların ölmesini ben de kınıyorum. Ama Türkiye de kendi iç politikalarını gözden geçirmeli. 4 yıl boyunca başbakanınız PKK ile ortak çalışma yaptı ve müzakere ederek barış sürecini sürdürdü sonra da birden fikir değiştirerek PKK’yı düşman ilan etti. Bu tutarsız politikalar uluslararası arenada Türkiye’nin bu konudaki samimiyetini etkiliyor. Uluslararası politika Erdoğan’a göre şekillendirilmez” diyerek itiraz etti.

Umut Oran sesini yükseltti: Toplantıyı terk ederim!

Bunun üzerine yeniden söz alan Umut Oran’ın ise yüksek sesle şu konuşmayı yaparak başlamadan tartışmayı bitirdiği öğrenildi:

“Gündemimiz Erdoğan’ın siyaset anlayışı değil. Ortada terör örgütü PKK’nın yaptığı bir terör olayı, bombalı saldırı bir katliam var, masum insanlarımız ölüyor. Ya PKK’yı en sert şekilde kınayıp deşifre edersiniz ve bizimle aktif işbirliğinde bulunursunuz ya da ben bu toplantıyı terk ederim. Söz konusu olan vatandaşımın canıysa söz konusu olan vatanımsa gerisi teferruat. Bu konuda gereğini derhal, amasız fakatsız yapın. Bugün bu ortamda ülkemde yas varken, bu konuyu Erdoğan ya da AKP politikalarıyla bir araya getiremezsiniz, buna izin veremem.”

Enternasyonal PKK’yı kınadı

Umut Oran’ın bu konuşmasının ardından Malaga Bildirisine PKK’nın kınanmasıyla ilgili şu ifadeler oybirliğiyle eklendi:

“İstanbul’dan Paris’e, Brüksel’den Tunus’a kadar tüm Akdeniz boyunca gerçekleştirilen terör saldırıları hepimizi dehşete düşürmüştür. Geçtiğimiz haftalarda PKK tarafından gerçekleştirilen ve onlarca masum insanın hayatını kaybetmesine sebep olan terör saldırılarını şiddetle kınıyoruz.  Hükümetlerimiz, bu tarz tehditleri küresel düzeyde ele almalı ve yalnızca sahada mücadele etmek yerine radikalizmin sebepleriyle de mücadele etmelidir.”

15 Temmuz eleştirisi de var

Bu arada bildiride 15 Temmuz askeri darbe girişimi kınanırken sonrasında yaşanan hukuksuzluklara da şu şekilde dikkat çekildi.

“Bizler, Türkiye’deki 15 Temmuz askeri darbe girişimini kınadığımız gibi o tarihten beri hükümetin baskıcı ve antidemokratik yönelimini de derin bir üzüntüyle karşılamaktayız. Türk halkını, sivil toplum örgütlerini, gazetecileri ve insan hakları savunucularını ayrıca demokratik değerleri ve fikirleri savundukları için baskı altına alınan CHP ve HDP’yi de güçlü şekilde desteklediğimizi ve hepsiyle dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz. “

Ankara’da Doğalgaza Gizli Zam

Ankara’da “Başkentgaz’ın gizli zam yaptığı ve aynı ücretlerin verilmesine rağmen doğalgazda metreküp kaybıyla eksik gaz verdiği” iddiaları Meclis gündemine taşındı.

CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, Başkent’te doğalgaza “gizli zam” yapıldığına yönelik iddiaları TBMM gündemine taşıdı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 1 Ekim’de doğalgaza yüzde 10 oranında indirim yapılacağını açıkladığını, Ankara’da bu indirimin uygulanıp uygulanmadığını soran Yılmaz, “Başkentgaz’ın Ankaralılar’a gizli zam yaptığı ve aynı ücretlerin verilmesine rağmen doğalgazda metreküp kaybıyla eksik gaz verdiği iddiaları doğru mudur?” sorusunu yöneltti.

Soru önergesinde şu soruların yanıtı istendi:

1 –1 Ekim 2016’dan sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı doğalgaz indirimi yapılmış mıdır? Yapıldıysa hangi oranlarda yapılmıştır? Bu indirim Ankara’da uygulanmış mıdır?

2 – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın indirimle ilgili açıklaması sonrasında Ankara’da doğalgaza herhangi bir zam yapılmış mıdır?

3 – Başkentgaz’ın, Ankaralılar’a “gizli zam” yaptığı ve aynı ücretlerin verilmesine rağmen doğalgazda metreküp kaybıyla eksik gaz verdiği iddiaları doğru mudur? Doğru ise sorumlular hakkında herhangi bir işlem yapılacak mıdır? Vatandaşlara verilen eksik gaz iade edilecek midir?

4 – Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’nin kaç abonesi bulunmaktadır? Bahsi geçen Ankaralı abonelerden 2002 ila önergenin yanıtlandığı tarih itibariyle; gaz bedeli, abonelik ücreti, açma-kapama, yatırım, hizmet ve diğer kalemler ayrı ayrı belirtilmek üzere ne kadar ücret tahsil edilmiştir?

5 – Başkentgaz’ın doğalgaz abonesi olmak isteyen vatandaşlardan aldığı 501,50 TL. abonelik ücretinin alınmaması için herhangi bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

6 – İller bazında sırasıyla vatandaşa satılan gazın metreküp fiyatı nedir?

7 – 2002 ila önergenin yanıtlandığı tarih itibariyle doğalgaza ülke genelinde kaç defa ve ne kadarlık zam yapılmıştır?

8 – Türkiye, doğalgazın metreküpünü kaç liradan almakta ve vatandaşa kaç liradan satmaktadır?

Kayseri’de üniversite önünde patlama

Kayseri’de Erciyes Üniversitesi kampüsü önünde bugün saat 08.45’de bir patlama meydana geldi. Görgü tanıkları patlamanın otobüste değil, yanındaki araçta meydana geldiğini belirtiyor.

AKP Kayseri milletvekili İsmail Temel katıldığı canlı yayında, 9 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu. NTV’ye konuşan CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Emniyet Müdürü’den aldığı bilgiye göre saldırının bombalı araçla yapıldığını ifade etti. Çetin Arık, emniyet müdürünün olayda hayatını kaybedenlerin olduğunu bildirdiğini de ifade etti.

Görgü tanıkların iddiasına göre halk otobüsünün yanına yaklaşan bir araçta patlama meydana geldi.

TSK: 13 ŞEHİT 48 YARALI VAR.

Genelkurmay Başkanlığı Kayseri’deki patlamada, 13 askerin şehit olduğunu, 48 personel’in de yaralandığını açıkladı.