Atatürk’e, İnönü’ye Savaş Açmakla Bir Yere Varamazsınız…

Öğrendiğimize göre MEB, müfredattan İnönü’yü ve “Hayatın Başlangıcı, Evrim” ünitesini çıkarmış…  Atatürk’ün yaşamı ile ilgili konularda da kısıtlamaya gitmiş…

Dünyanın neresinde görülmüştür kendi tarihi ile kavgalı bir devlet?

Dünyanın neresinde görülmüştür kendi kurucu ve kurtarıcılarını kitaplardan, ders programlarından çıkaran bir devlet?

Hemen uyarıyoruz: Bunlar boşuna çabalardır… “Dünya dönüyor” dediği için kendisini mahkûm etmek isteyen engizisyon mahkemesi üyelerine Galileo’nun söylediği gibi, “Ama dünya yine de dönüyor…”

Ama yine de Atatürkler yüreklerde yaşamaya devam edecektir…

Bu girişimlerle Türkiye’nin sorunlarını çözemezsiniz… Onları daha çok çoğaltırsınız ve Ülkemizi bölersiniz…

Çünkü Türkiye’de sadece yobazlar, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanları yaşamıyor…

15 yıldan bu yana ve daha önceden harcanan tüm karşı devrimci çabalara karşın, bugün ülkemizde, yüzde ellinin üzerinde, büyük bir çoğunluk 1923 devrimine bağlıdır, Kurtuluş Savaşını ve onu yöneten Mustafa Kemalleri, İnönüleri, Kazım Karabekirleri sevip, saymaktadır…

Bu sayı her geçen gün daha da çoğalmaktadır… Bunu Anıtkabir ziyaretçi tutanağındaki sayılardan öğreniyoruz…

Çünkü Burası ne Arabistan’dır, ne Zimbabve’dir, ne de Katar’dır…

Burası 1923 devrimini yaşamış ve yeryüzünde ilk kez, “Tek dişi kalmış canavar”a, yani emperyalizme karşı “Tam bağımsızlık savaşı” vermiş ve kazanmış şanlı bir ülkedir…

TV’lerinizle, basınızla, AK trollerinizle, sadakalarınızla ve yandaş muhalefetinizle uyuttuğunuz halk, sonsuza dek uyku halinde, afyonlanmış olarak kalmayacaktır…

Büyük ozan Nazım Hikmet’in deyişi ile Bir şafak vakti karanlığın kenarından onlar ağır ellerini toprağa basıp doğruldukları zaman” vatanımızın kurtuluş günleri de başlayacaktır…

Sonra, ders kitaplarından “Hayatın Başlangıcı, Evrim” ünitesini kaldırıp, bilime, tekniğe savaş açmakla da bir yere varamazsınız…

Çünkü insanlık bilim, teknoloji, uygarlık temelinde yükselmektedir… Böyle bir girişimle son Osmanlı sultanlarının yaptığı hataya düşersiniz, emperyalist devletlerin ayakları altında ezilirsiniz…

“Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir”, teknolojidir… Çağ dışı düşünceler, hurafeler değildir…

Bilim çağdaşlık, yenilik demektir. Değişim, gelecek demektir. Şeriatçıların en büyük düşmanı ise değişimdir, yenileşmedir.

Değişimin, yenileşmenin olduğu yerde ne hurafe vardır, ne üfürükçülük ne muska…

Bilimin temel dayanağı akıldır, dincilerin ise inançtır. Bu nedenle bilimin, tekniğin tüm toplumda yaygınlaşması, gericilerin ve gericiliğin sonunu getirmek, Ortaçağ karanlığından kurtulmak demektir.

İşte siyasal İslamcılar Atatürk’ü bu yüzden sevmezler. Yani “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir” dediği için sevmezler.

Çünkü bilim doğmacılığa, değişmeyen inanç kurallarına karşıdır. Hayatta tek gerçek yol gösterici bilim, fen olduğu zaman inanç, vicdanlara yerleşmek zorundadır. Din Allah’la kul arasında kaldığı sürece sömürü kaynağı, afyonlama aracı olmaktan çıkar ve siyasal İslamcılara yaşam hakkı tanımaz.

Onlar Atatürk’ü, ”Din daima siyaset aracı, menfaat aracı, istibdat aracı yapıldı. Bu hal Osmanlı tarihinde böyle idi, Abbasiler, Emeviler zamanında böyle idi” dediği için sevmezler.

Ama korkunun ecele faydası yoktur…

Siz istediğiniz kadar kitaplardan, müfredattan Atatürk’ü çıkarmaya çalışın, ama o yine yüreklerde yaşamaya devam edecektir…

Günü geldiğinde de karşınıza sıra dağlar gibi dikilecektir…

(alieralp37@gmail.com)

Yayınlayan

Ali ERALP

Köşe yazarı. Gazeteci. 1999'dan 2009'a kadar da Cumhuriyet gazetesinde yazdı...